• BIST 93.165
  • Altın 209,336
  • Dolar 5,3486
  • Euro 6,0651
  • İstanbul : 9 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İzmir : 14 °C

Yaşamak için anlatmak

22.07.2014 21:23
Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Anlatmak için yaşamış hep Marquez. Bazı adamlarsa yaşamak için anlatıyorlar. Sanki anlatmazlarsa birisi gelip yaşam destek ünitesinin fişini çekecek ve sona erecek hayatları.

 

Marquez’in “Anlatmak İçin Yaşamak” adlı kitabını okurken, eski bir söz geliyor insanın aklına: “Önemli olan ne yaşadığın değil, onu nasıl anlattığındır”.

 

Öyle ya, kendi halinde bir ailenin çocuğu olan Marquez’in hayatı, pek çok kişinin yaşadıklarının yanında gayet mütevazi kalıyor. Mesela her gün televizyonda gördüğümüz, kadınlarla yaşadıklarını anlatmaya meraklı beyefendilerin hayatı çok daha renkli onun yanında. Oysa hiçbiri yaşadıklarını küçük Gabriel kadar güzel dile getiremiyor.

 

Adamlar anlatmak için yaşamıyor çünkü. Yaşamak için anlatıyorlar.

 

Onların hayattaki varlığı, birlikte oldukları kadınlara ve o kadınların sayısına bağlı. Daha doğrusu, o kadınlarla ilgili sağda solda söyleyeceklerine.

 

Ama hiç kimse bir başkasının geçmişine dair bir başarının ya da başarısızlığın izini taşımak istemiyor kendi geleceğinde.

 

Niye istesin? Geçmişindeki kadınlarla yaşadıklarıyla övünen bir arkadaşın “parlak” kariyerini dinlemenin ne alemi var? Bunun için zaman ayırmaya, akıl yürütmeye, durduk yerde beynimizde gri hücre katliamı yapmaya değer mi?

 

Hadi o yaşamak için anlatmaya mecbur diyelim. Peki biz mecbur muyuz anlatılanları dinlemeye?

 

Ama dinliyoruz işte. Anlatmaya başladığında kulak veriyor ve onun nefes almayı sürdürmesine yardımcı oluyoruz. Belki de biz erkekler böyleyiz; her şeyin karşılıklı olduğu düşünüyoruz. Yarın öbür gün biz de anlatmak istersek elimizde bir iki hazır dinleyici olsun istiyoruz.

 

Hem tribünlere oynuyoruz hem de tezahürat yapıyoruz yani.

 

Sahadaki delikanlı arkadaşlarımız da bire bin katarak sürdürüyor yatak hikayelerini ballandırmayı, bunun sevgilisini cep telefonuyla çekip internette yayınlayan adamın yaptığından pek farklı olmadığını bilmeden.

 

Anlatmak için yaşamış hep Marquez. Bazı adamlarsa yaşamak için anlatıyorlar. Sanki anlatmazlarsa birisi gelip yaşam destek ünitesinin fişini çekecek ve sona erecek hayatları.

 

Zaten bitkisel hayatta olduklarını bile bilmiyorlar. Şu dünyada ot gibi ömür tüketmek yerine yaşadıklarına sahip çıkmanın ne demek olduğunu kimse söylememiş kendilerine.

 

Bunu hiçbir kadından öğrenememişler.

 

Onlar da konuşuyor işte; barlar, berber dükkânları ve kahvehaneler rastgele saçılmış mahrem hikayelerle dolu. Duygusal eğitimi olmayan, kadınları anlamamış erkeklerin hikayeleriyle.

 

Harcanmış sevdalar, çok yanılmış kadınlar ve amansız bir yalnızlık savrulup gidiyor yaklaşan kışın habercisi, kaba saba bir rüzgârla.

 

Anlatmak için yaşayanlar yazarlar oluyor genellikle. Ama onlar seçilmiş bir yalnızlığın gönüllüsü olarak çıkıyor yola. Yalnızlık nedir, bir kitabın diline nasıl tercüme edilir gayet iyi biliyorlar.

 

Yaşamak için anlatanlarsa istemeseler bile yalnız kalıyor. Önce kadınlar uzaklaşıyor çünkü yanlarından, zamanla kulak verecek kimse bulamamaya başlıyorlar.

 

Etrafları yavaş yavaş tenhalaşıyor. Birlikte oldukları insanı anlamaya zahmet etmediklerinden, güzel anlatamıyorlar çünkü.

 

Onların geçmiş başarılarına hiçbir gelecekte yer bulunamıyor.

Bu yazı toplam 864 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim