• BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İzmir : 27 °C

Yargının Güvenilirliği

14.12.2013 12:19
Yargının Güvenilirliği
Kuvvetler ayrımının üç ayağının en hassasıdır yargı. Yasamanın ortaya koyduğu kurallar bütününe yönetimin uyumunun mizanıdır.

Kuyumcu terazisi hassasiyetinde tartması gerekir tarttıklarını. Hukuktur nirengi noktası. Adalettir hedefi. Mülk, devletin varlığı ve bekası onunla kaimdir. Karşısındakinin gücü, kuvveti, zenginliği, topu, tüfeği, enginliği yahut sefilliği umurunda değildir. Bildiğini okuyandır yargı.

Yargının güvenilirliği, buna paralel olarak saygınlığı, toplumun vazgeçilmezlerindendir. Güvenilmeyen, saygınlığı olmayan yargı, tuzun kokması gibidir. Yargının dejenere olduğu toplumlarda kargaşa hakim olur, illegalite revaç bulur, anarşi çıkar. Yargının güvenilirliği yargı mensuplarının elindedir. Hukuk, hak, adalet diyen; başka hiçbir şeyi önemsemeyen yargıçlar, güvenilir yargının teminatıdır.

Yargı, hukuk çizgisinden ayrıldığında siyasallaşır, kokuşur, pörsür, saygınlığını yitirir. Hangi amaçla olursa olsun yargı taraf olmamalıdır. Taraflar kimi, neyi temsil ediyor olursa olsun; terazinin tam ortasında , sıfır noktasında durmasını bilmelidir yargı.

Son günlerdeki yargı kararlarına yönelik eleştiriler ve tartışmalar, yargı kararlarındaki hukukilik boyutunun dejenerasyonundan kaynaklanmaktadır. Tarafları, konusu ne olursa olsun gerekçesinde hukuktan başka öğeler bulunduran yargı kararlarında; siyasal, dinsel, sosyolojik fenomenler ön plana çıkar. Türk Milleti adına karar veren yargı, milletin vicdanına uygun karar vermelidir. Vicdan demişken bir de vicdan-cüzdan meselesi var ama, o ayrı bir konu.

Malum güncel konulardan dolayı vatandaş yargıya ağzına geleni söylüyor. Milletin ağzı torba değil ki büzesin. Gerçi büzmemek de gerekir. Usulü dairesinde! herkes her şeyi konuşabilmeli. Ama yargıya neden gidilmiş, bunu sorgulayan yok. Tartışılan konular idare mahkemesi, Danıştay kararları olduğuna göre, davanın tarafı idaredir. Peki vatandaş idareyi niçin dava ediyor? İdari yargı mercilerinde her geçen gün dava sayısı neden artmaktadır? Çünkü idare iyi çalışmamakta, haksızlığa uğrayanların ya da uğradığını düşünenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Yoksa yargı sürecinin ne zorluklar içerdiğini bilenler için en son çaredir dava açmak.

Tartışılan malum kararların hukukilik yönünü irdelemeden önce idarenin bu kararlardaki rolünü iyi incelemek gerek. Sorun, atanan yöneticilerin yönetim beceriksizliğinden kaynaklanmaktadır. Hak ihlaline neden olmadan çözülebilecek bir konu, idarenin kötü işlemesinden dolayı yargıya intikal etmiştir. İdarenin çıkan sonuçtan dolayı davacı lehinde serzenişte bulunması anlamsızdır. Çünkü bu sonucun çıkmasına idare kendisi neden olmuştur. Bu aşamadan sonra kararı beğenmeyenlerin yapabileceği tek şey; varsa temyiz veya itiraz yoluna baş vurmaktır.

İdarenin kötü işlemesinin güncel bir örneği de harcırah konusudur. Kendi isteğiyle tayin olan memurlara, bazı kamu kurumları, yasanın açık hükmüne rağmen görev yolluğu ödememiştir. Açılan bir dava, davayı açan lehine Danıştay’da sonuçlanmıştır. Yasa hükmü açık ve kesin olduğuna göre; görev yeri değiştirilen her memura görev yolluğu ödenmesi gerekir. Bu aşamadan sonra idarenin kötü işleyişi katmerlenmektedir. Bu karar bir memur için verilmiştir ama, kaziyeyi muhkem niteliğindedir. Yani aynı durumda olan bütün memurlar için başvuruları halinde aynı kararın verileceği  kesindir. İyi işleyen bir idarenin yapması gereken; bir genelge yayınlayarak yargı kararı doğrultusunda aynı durumda olan bütün memurlara, başvuruları halinde ikinci bir işleme gerek kalmadan görev yolluklarının, günümüz rayici üzerinden ödenmesini sağlamaktır. Ancak, bu durumda olan bütün memurların dava açıp kazanması beklenmektedir. Bunca masraf, zaman ve emek kaybını bir kenara koyun; bu anlayıştaki bir idarenin, yargının kararlarını eleştirme hakkı yoktur.

Hangi makam, mevki, görev, unvan, rütbede olursa olsun; icrai veya ihmali sorumluluk söz konusu olmadığı sürece beceriksizliklerin, keyfiliklerin ve yolsuzlukların sürüp gideceği açıktır.

Mülkün temeli olan adalet, güvenilir bir yargıyla mümkündür. Mülk de donanımlı, bilgili, görgülü, nazik, becerikli, sorumluluk bilincinde olan idarecilerle kaim.

Bu haber toplam 552 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim