• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 10 °C

Yanlış alarm

20.12.2013 21:08
Yanlış alarm
“Nefes almakta zorluk çekiyorum, boğulacakmış gibi oluyorum. Kalbim o kadar hızlı atıyor ki, sanki sesini duyuyorum. Kalp krizi geçirip, ölecekmiş gibi oluyorum. Bütün vücudum titriyor, başım dönüyor.

Geçtikten sonra bir daha gelecek diye çok korkuyorum, yalnız kalamıyorum ” Bu şikâyetlerle hastanelerin acil kliniklerine başvuran hastaların çoğu, kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Yapılan bütün tetkikler sonucunda fiziksel bir bulguya rastlanmaz. Sürekli bir cevap arayışı içinde olan hasta zaman ve maddi kayba uğrar. Doktor doktor gezen hasta, bu arada tekrarlayan ataklar yüzünden daha da sıkıntıya düşer ve iyileşme umudunu yitirmeye başlar.

 

Panik atak, psikiyatrinin özellikle günümüzde sık karşılaştığı bir rahatsızlıktır. Ataklar şeklinde görülür ve her bir atak sırasında kişi öleceğini zanneder. Ataklar sonrasında kişi beklenti kaygısı yaşamaya başlar. Tekrar gelecek kaygısıyla yalnız kalamaz, gece uyuyamaz ve yanında güvendiği biri olmadan dışarı çıkmak istemez. Aile ilişkileri, çocuklarıyla iletişimi bozulur. Kişi bundan sonra normale dönemeyeceği, eskisi gibi olamayacağını düşünmeye başlar.

 

Panik atakların en temel özelliği nerede ve ne zaman ortaya çıkacağının belli olmamasıdır. Panik atak gündüz herhangi bir dönemde ortaya çıkabileceği gibi gece uyku sırasında da gelişebilir. İlk on dakikada doruk noktaya ulaşır. Çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi, bulantı, kontrolünü kaybedeceği korkusu ve ölüm korkusu en sık rastlanan belirtiler arasındadır.

 

Panik bozukluk, genellikle genç yetişkinlik yılları denilen 25- 30’lu yaşlarda görülür. Daha erken görülen vakalarda vardır. Kadınlarda daha sık görülür.  Genetik faktörlerin yani kalıtımın hastalığı geçirme riskini artırdığı bilinmektedir. Birinci derece akrabalarda görülüyor olması daha sonraki kuşakların yakalanma riskini artırır. Panik atak hastası olan bireylerin çoğunlukla belli kişilik özelliklerine sahip oldukları görülmüştür. Bu kişiler, endişelenmeye karşı aşırı meyillidirler. Başta sağlık durumları olmak üzere, yaşamlarının birçok yönü konusunda aşırı endişelidirler. Ayrıca hassas, duyarlı, çekingen ve aşırı duygusal bir yapıları vardır. Duygularını çok kolay dışa vuramazlar, insanlara hayır demekte ve kendilerini ifade etmekte zorluk çekeler.

 

Panik atak tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. İlaç tedavisi ve psikoterapi birlikte uygulandığında daha iyi sonuç alınmaktadır. Ataklar sırasında yaşanan ölüm korkusu aslında bir yanlış alarmdır. Panik atak sırasında hayatını kaybeden bir kişi olmamıştır. Vücut yanlış alarm sürecine girdiği için, fizyolojik belirtiler de kişiye bu hissi vermektedir. İnsan vücudunda psikolojik süreçler, fizyolojik döngüyü oldukça yoğun etkilemektedir. Ruhsal sağlık, fiziksel sağlığın ön koşulu haline gelmiştir.

Bu haber toplam 642 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Güneş sonrası cilt bakımı ve cildimi nasıl nemli tutmalıyım16 Temmuz 2014 Çarşamba 22:28
  • Güneşten cilt kızarması ve tarişi için önemler16 Temmuz 2014 Çarşamba 22:14
  • Songül Sevim ile keyifli sohbet20 Mayıs 2014 Salı 11:07
  • Kalbiniz Haziran'da farklı atacak03 Mayıs 2014 Cumartesi 20:21
  • Türkiye'nin ilk yaşam koçuyum01 Mayıs 2014 Perşembe 16:31
  • Tamamlayıcı Tıp ve Kanser Tedavisi23 Nisan 2014 Çarşamba 22:42
  • Prof. Dr. Aslan Oğuz Kimdir? Hayatı ve Özgeçmişi23 Nisan 2014 Çarşamba 12:24
  • Op. Dr. Nejdet Şişman Kimdir?22 Nisan 2014 Salı 00:00
  • Hastane el ilanı hazırlattı17 Nisan 2014 Perşembe 20:04
  • 10 günde kışa hazırlanın15 Nisan 2014 Salı 22:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim