türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 90.749
  • Altın 231,724
  • Dolar 6,0896
  • Euro 6,8838
  • İstanbul : 29 °C
  • Ankara : 31 °C
  • İzmir : 31 °C

Üzeyir Garih'in son yazısı!

19.01.2014 12:34
Emre Güngör / Spor Yazarı

Emre Güngör / Spor Yazarı

Ülkemiz 2000 yılının kasım ayından beri ardaşık bir şekilde gelişen bir bunalımlar zincirine kapılmış gidiyor. 

Sözü edilen bunalım, bir ekonomik kriz şeklinde kendini gösteriyor. 

Bu ekonomik kriz halk arasında bir siyasi yönetim kargaşasının bir sonucu şeklinde algılanıyor. 

Burada bu konuda bir hakikat payının bulunduğunu söylemeden geçemeyeceğiz. 

Bu bunalım, aslında yıllardan beri devam eden bir bütçe açığının tabii bir sonucu olarak, beklenen ve 2000 yılının kasım ayında tetiklenen bir olgudur.

Tetiklemenin olumsuz bir manzara ortaya koymasının ana nedeni kanımızca silahın dolu olması idi. 

Tetikleme şu veya bu şekilde o günlerde beklenmeli idi. 

Bütçe açığının yıllardanberi kısa vadeli iç ve dış borçla kapanma yolunun bir gün tıkanacağı belli idi. 

Arz va talep kanununa göre paranın değeri yani faizi devletin para talebinin yüksekliği sebebiyle doğal olarak gittikçe yükselmiş ve adeta bir kartopu etkisi yaratmıştır. 

Bu saadet zincirinin devam edemeyeceği malumdu. 

Paranın faizinin yükselmesi ardaşık bir reaksyonla enflasyonu beraberinde yükselterek sürüklemiştir. 

Bu gidişe dur demenin mutlaka bir yolu olmalıydı. Bu yol da aşikârdı. 

1-İlk olarak bütçe açıklarına son vermek için bu açıkları doğuran nedenleri ortadan kaldırmak 

2-Mevcut kısa vadeli borçları uzun vadeli düşük faizli bir borçla ikame etmek

3-Sistemi bu şartlar altında yürütecek mekanizmaları harekete geçirmek 


1-Bütçe açıklarının ana nedenleri; 

•Faizler 
•Ana para ödemeleri 
•KİT zararları 
•Yatırımlar 
•Cari masraflar ve 
•Vergi gelirlerinin düşüklüğü 

olarak sıralanabilir. 

•Ana para ve faizler mutlaka ödenmeliydi. 

•KİT zararlarını özelleştirme yolu ile halletmek gerekliydi. 

•Yatırımları durdurmanın getireceği işsizliği yok etmek yap-işlet-devret (YİD) sistemine işlerlik kazandırmak ve yabancı sermayeye yol vermekle mümkündü. 

Ayrıca işsizliği yok etmek üzere reel sektörü harekete geçirmek üzere para dolaşımının kalbi veya pompası olan banka sisteminin rehabilitasyonu şarttı.

•Cari masrafların mümkün olan ölçüde israfı yok etmek suretiyle önüne geçilebilirdi. 

•Vergi gelirlerini yükseltmek kanımca kayda girmeyen ekonomiyi yok etmenin en etkin enstrümanı olan vergi ve sosyal sigorta oranlarını düşürmek olsa gerek. 

Ayrıca enflasyon muhasebesini uygulamakla zahiri kârları ortadan kaldırmak ve yabancı sermaye gelişini canlandırmak şarttı. 

2-Mevcut kısa vadeli borçları uzun vadeye yaymak için içte ve dışta devlet yönetimine güveni teessüs ettirmek gerekli idi. 

3-Sistemi yürütmek ise batı dünyasında mevcut devlet yönetim mekanizmalarını düzenleyen yasa, yönetmelik ve kuralları kendimize uyarlayıp ve vazedip bunlara işlerlik kazandırmaktı. 

İktidar partilerinin arasındaki uyumun teessüs etmiş olması iç ve dış finans piyasalarında güven ışığını yakmıştı. 

Bunun üzerine hükümetimiz müdebbir davranarak kredibilitemizi artırmak ve enflasyonu düşürmek ekonomik durumumuzu düzeltmek üzere İMF ile müzakereye girişmiş ve sonuçta uygulanacak koşulları belirten bir niyet mektubunu imzalamıştır. 

İşler artık yoluna girmiş görünümde idi ve tüm taraflar memnun görünüyordu.

Ancak niyet mektubunda taahhüt edilmiş bulunan hususların uygulanmasında ortaya çıkan anlaşmazlık aniden bir güvensizlik ortamı yaratmış ve bu ortam ani bir faiz yükselişini takiben aşırı yüksek bir devalüasyona sebebiyet vermiştir. 

Milletimiz maalesef kolaylıkla etkilenme ve psikolojik paniğe maruz kalma karakterine sahihptir. 

Aynı şekilde yetkili bir ağızdan uygun bir beyan halinde psikolojik olarak hızla toparlanma mizacına da sahiptir. 

Hükümet içinde uyumsuzluk görüntüleri, siyasi istikrarsızlık izlenimi yaratmış ve halkımızda hükümete ve siyasilere karşı zamansız ve yersiz bir güvensizliğe sebebiyet vermiştir. 

Güvenin tekrar teessüs ettirilmesi şarttır. 

Kanımca koalisyon parti liderleri ile ekonomiden sorumlu Bakanımızın bütün televizyon kanallarında yayımlanacak bir programda, halihazır durumu, alınmış ve alınacak önlemleri, herkesin anlayacağı ve tasvip edeceği bir lisanla, şeffaf, açık seçik bir şekilde uyum içinde gür ve inandırıcı bir sesle anlatarak halkın moralini yükseltmeleri psikolojik de olsa çok olumlu bir etki yaratacaktır. 

Bu anlatımda yukarıda (1), (2) ve (3) No’lu maddelerde belirtilen öneriler istikametinde bir anlatım, krizin hızla atlatılmasında yararlı olacaktır kanısındayız. 

Aradabir bu sütunlarda buluşabilmek ümidiyle, 

Bu yazı toplam 451 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim