• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Türkler Tutucu Değil!

22.12.2013 12:45
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

İslami yükseliş nedeniyle, Türklerin tutuculaştığı yolunda söylemler giderek yaygınlaşıyor. 

Hatta bunun kanıtı olarak AKP’nin art arda iki kez tek başına iktidar olması bile gösteriliyor. 

Oysa bu durum bile tek başına Türklerin tutucu olmadığının kanıtını verir bize.

Tarih bilgisi olmayanlar, bunu anlamayacaklardır.

Konuya tarihten girişi erteleyerek, çok daha basit ve anlaşılır bir örnek, üstelik de günümüzden bir örnek vereceğim.

Geçenlerde Gümüşsuyu’ndan Taksim’e girerken ortadaki megaboarddaki bir ilan gözüme çarptı.  “Bu ‘Megaboard da nedir? diyenler’ Türklerin tutucu olduğunu sananlardır.”

Gelelim o megaboarda… Benim neden ilgimi çekti?

Megaboard da; “New Horizons in Haemophilia” yazıyordu. Tam tamına böyle miydi, iyi hatırlamıyorum.

Ama kesin olarak hatırladığım bir şey var, o da reklamın İngilizce olduğuydu.

Bu reklamı yapan da Danimarkalı bir ilaç firması.

Reklamı yaptığı yer, Türkiye.

Türkçe karşılığı da, “Hemofilide yeni ufuklar.” 

Danimarkalı şirketin merkezindeki görevlilerinin, İngiltere veya sömürgelerine gidecek reklamı yanlışlıkla Türkiye’ye gönderecek kadar salak olmadığından eminim.

Türkçe konuşan insanlara neden İngilizce reklam yapsınlar öyleyse?

Çok safça da olsa bir kaç tahminde bulunalım…

Birden fazla dilde reklam hazırlamak pahalı olacağı için, bunlar tek dilde reklam hazırlatarak, ilaç pazarladıkları tüm ülkelere göndermiş olabilirler (!) 

Daha da safça ikinci tahmin ise; Türkiye’deki hemofili hastalarının hepsinin İngilizce bildiği gerçeği (!)

Bu iki tahmin de doğru olamayacak kadar salakçadır.

Öyleyse yabancı bir firma Türkiye’de neden İngilizce reklam yapsın? 

Yabancılar Türkiye’de İngilizce reklam yapıyor da, Türkler kendi ülkelerinde ne yapıyor dersiniz?

Yakın arkadaşımla yine “Türkler tutucu mu, değil mi?” konusunda sohbetteyiz. Sonuçların bir kaçını paylaşıyorum.  

Ben futbol haberleri izlemem. Kanal kanal gezerken TRT’nin verdiği ilginç bir haber dikkatimi çekti ve zaplamayı durdurup izlemeye başladım. TRT diyerek kabahati tek başına ona yüklemek doğru olmasa da, haberi veren kanal TRT idi. Ben ondan görüp, duydum.

Beş altı ay kadar önceydi. Kanal, “Ampute Futbol Takımları” ile ilgili bir haber veriyordu. TRT buna uygun başka bir karşılık bulamamış olmalı ki, “ampute” kelimesini aynen verdi.

“Körler ve Sakatlar Federasyonu” kurarken utanmayan devlet, sıra kolu-bacağı kesilerek sonradan sakatlanmış insanlardan oluşan bir futbol takımına geldiğinde, sakatlardan utanmış olmalı ki, “ampute” kelimesini uygun görmüş diye düşündüm. 

Ankara’dan gelen arkadaşım da hemen şu örneği verdi; “Geçen geldiğimde, Eminönü’den tramvaya bindim, Kabataş’ta indim. Aslında Taksim’e çıkacaktım, ama orada bitiyormuş tramvay hattı. İndiğim yerde baktım, Taksim’e funiküler sistemle gidebilirmişim. Belediye’nin astığı tabelalarda öyle yazıyor.

Düşündüm taşındım, funiküler kelimesinin ne olduğu konusunda bir açıklama yapamadım kendime.

“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” özdeyişini hatırladım. İşin doğrusu, korktum ben bu funiküler sisteme binmekten.

Funiküler hangi dilde ve ne demektir? Ben bilmiyorum. Fakat bu sistemi kuran devletin bir kurumudur ve o sistemi kuran kişilerin aklı ermese de, Türk Dil Kurumu’na sorup, “Biz buna ne diyelim Hacı?” diye sorabilirlerdi.” Dediğinde, hemen benim de aklıma şu hala ne olduğunu keşfedemediğim ya da algılama problemi yaşadığım “Paralimpik” geldi.  

Geçenlerde Taksim’de, sevgilimle geziniyoruz.

Meydanın oraya gelirken baktık ki bir sahne kurmuşlar ve önünde birileri şarkı söylüyor. Bankolar kurulmuş giderek de kalabalıklaşıyor bankonun önü.

Anladık ki şenlik var.

Tam oraya yaklaşırken sahnenin arkasındaki yazı dikkatimi çekti:

“Paralimpik olimpiyat takımı…” falan filan.

Hemen sevgilimin kolundan tutup, tersine çevirdim.

Lafa tuttum, o yazıyı görmesini istemedim.

O, benim İngilizce bildiğimi sanıyor.

Bana sorsa, ne cevap verecektim? Bu kelime nece ki??

Ben de ilk kez okuyorum “Paralimpik” diye bir kelimeyi.

Eyvah… Acilen eve gidince sözlükler açılmalı, tüm …limpiklere bakılmalı... Yoksa ne derim bu.. limpik için?  

Üstelik de bu eğlenceyi  düzenleyen devletin bir kurumu.

Aynı devlet, öbür yandan “Diline sahip çık” kampanyaları ve hatta“Uluslararası Türkçe Dil Olimpiyatları” gibi etkinlikler de düzenliyor. 

Sesli düşünüyorum ve diyorum ki;

Türkler tutucu olsalardı, kimse onlara başka dilde reklam yapamazdı.

Funiküler, paralimpik, daha bilmem ne ampute, filan.. limpik , ne..küler gibi kelimeler yerine, bunlar her ne iseler, onu kendi dillerindeki kelimelerle adlandırırlardı.

Yine diyorum ki; bir yanda, “Uluslararası Türkçe Dil Olimpiyatları” düzenleyeceksin, diğer yandan da hangi dilden olduğu belli olmayan …limpikler üreteceksin (!) 

Türklerin tutucu olmadıklarının, (kendimce yeni) kanıtlarını da sizlerle paylaşayım istedim.

Tutucu olsalardı, yukarıda saydığım ampute, funikuler, paralimpik ve benzeri  kelimeleri göremezdik tabelalarda. Hatta devasa ilan panolarındaki İngilizce reklamları…

Bunları görünce de “Keşke Türkler biraz tutucu olsalar” diyesi geliyor insanın.

Keşke ve keşke tuttukları şeyi de hemen bırakıvermeseler…

Bu yazı toplam 485 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim