türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 14 °C

Tuna Kiremitçi kimdir? Çok özel röportajı

23.04.2014 18:16
Tuna Kiremitçi kimdir? Çok özel röportajı
Tuna Kiremitçi, şu sıralar yeni kitabını bitirme aşamasında. Eserlerinde ''yerli'' olmaya çalıştığını söyleyen Kiremitçi'nin senaryosunu yazdığı dizi ''Yağmur Zamanı"nı ise çok yakında izleyebileceğiz.

Yazı yazma amacının kendini keşfetmek olduğunu söylüyor Tuna Kiremitçi. Kitaplarının başarısını da satış rakamlarıyla değil, yaşadığı doğum sancıları nedeniyle kendini ne denli terbiye edebildiğiyle ölçüyor. Geçtiğimiz ay Tüyap'ta düzenlenen kitap fuarına, güzel havanın çekiciliğine rağmen rekor bir katılım olduğunu düşünüyor ve Türkiye'de kitap okunmuyor diyenlere inanmıyor. Şu sıralar, 2005 yılında raflarda göreceğimiz ''Yolda Üç Kişi'' adlı romanı üzerinde çalışıyor. Ayrıca önümüzdeki günlerde yayınlanacak ''Yağmur Zamanı'' adlı dizinin senaryosunu da o kaleme almış. Edebiyatla 13 yıldır iç içe olduğunu belirten yazar, ilk tutkusu olan şiiri de ihmal etmiyor. Romanlarında yalın olmaya özen gösteren Tuna Kiremitçi şimdilerde ise bambaşka bir heyecan yaşıyor... Yasemin Kiremitçi'yle 2.5 yıldır mutlu bir evlilik sürdüren yazar, şimdiden ''Can'' adını verdikleri oğullarını kucaklamaya hazırlanıyor...

 

Yazın hayatınıza ilk olarak şiirle başladınız. Romana geçişiniz nasıl oldu?

 

Benim romancı olmak gibi bir ihtirasım şiir yazdığım yıllarda da vardı zaten, fakat kendimi hazır hissetmiyordum. Hatta 1994'te ilk şiir ödülünü aldığım zaman Cumhuriyet gazetesi benimle bir röportaj yapmıştı. "30 yaşıma geldiğimde roman yazmaya başlamak istiyorum" demişim. Genelde bu kadar uzun vadeli planları gerçekleştirebilen birisi değilimdir ama biraz da hayatın zorlamasıyla romana yöneldim, çünkü 1998-99 yılları hayatımda pek çok şeyin ters gittiği yıllardı. Ve ben de o güne kadar yapmadığım yeni bir şey yapmak istedim. Belki biraz da nefes alma ihtiyacıyla, roman yazma ihtirasım tekrar aklıma geldi ve oturup, sonradan "Git Kendini Çok Sevdirmeden"e dönüşecek olan romanın ilk sayfalarını yazmaya başladım. Şiirle uzun yıllar uğraşmış olmaktan gelen bir dil disiplinimin olduğunu düşünüyordum. Bir de sinema okumuştum üniversitede. Dolayısıyla dramatik yapı nasıl kurulur, karakter nasıl yaratılır gibi konularda da bir düşüncem vardı. Bu ikisini birleştirip romana soyundum diyebilirim. Yani sinemacılar ve şairler beni iki elimden tutup romanın eşiğine getirdiler aslında. Ama benim yazdığım son şiirlerde de zaten düz yazıya doğru bir gidişin izleri görülür. Yani şiirlerin biçimi ve üslubu, imge ağırlıklı bir şiirden, öykü ağırlıklı bir şiire doğru evriliyordu son zamanlarda. Şimdi dönüp baktığım zaman hakikatten düz yazıya doğru bir gidiş olduğunu görebiliyorum.

 

Bir röportajınızda, ''Şiir yazmak ve sonucunu beklemek, uçurumdan aşağı bir çiçek atmak ve yankısını beklemek gibi'' demişsiniz. Peki, roman yazmak nasıl bir şey, yazdığınız romanlardan sonra hayatınızda neler değişti?

Romandan sonra hayat tarzımda pek bir şey değişmedi. Yine aynı evde oturuyorum, yine aynı insanlarla görüşmeye devam ediyorum ve üç aşağı beş yukarı yine aynı hayatı sürüyorum. Sadece edebiyata ayırabildiğim zaman arttı. Daha çok serbest zamanım oldu, çünkü düzenli olarak bir yerde çalışma zorunluluğum ortadan kalktı. Kitaplar bana bunu kazandırdı ve serbest yazar olarak çalışabilme fırsatı verdi. Şiirin, gönderildiği adresle ne zaman buluşacağını kestiremezsiniz. Şiirin içe kapanıklığına karşın, roman daha dışa dönüktür. Sonuçta roman okuyucuyla daha çabuk buluşuyor.

tuna-kiremitci1.jpg

Yazma sürecinizden bahsedebilir misiniz? Her an yazabiliyor musunuz?

Ya gece çok geç saatlerde ya da sabah çok erken saatlerde yazabiliyorum. Bu iki zaman diliminde daha verimli oluyorum. Aradaki zamanları daha çok okumakla, bir yerlere görüşmeye gitmekle ya da fatura ödemekle geçiriyorum. 
 

Bu haber toplam 1146 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim