• BIST 102.270
  • Altın 149,495
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 20 °C

Tek kişilik çete

19.01.2014 00:06
Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Dinç Bilgin hapiste. Hapse girmesinin üzerinden bir haftayı aşkın süre geçti. Şu ana kadar avukatları tutuklamaya itiraz dilekçesi vermediler. Bunu herhalde mahcup olmamak için yapmıyor değiller, bekledikleri bir şey olsa gerek. 

Bilgin’in avukatlarının beklediği, Etibank’a olan borçların ödenmesi için hazırlanan planın onaylanması. Bu plan imzalandığı takdirde Dinç Bilgin’in hapse girmesine neden olan durumun ortadan kalkacağına inanılıyor. 

Ancak hukukçular bunun mümkün olmadığını, suç kavramının ortada durduğunu, borcun ödenmesinin sadece cezada hafiflemeye neden olacağını söylüyorlar. Bu hukuksal bir konu, elbette önümüzdeki günlerde çözüme ulaşacak ve açıklığa kavuşacaktır. 

Etibank olayında asıl merak konusu Dinç Bilgin’in nasıl olup da “tek kişilik çete ile” bunca suçu işlediği. Medya, iş ve siyaset çevrelerinde en çok konuşulan konu bu. Dinç Bilgin nitelikli dolandırıcılık yapmak amacıyla çete kurmakla suçlanıyor. Ama kendisinden başka tutuklanan yok, hatta gözaltına alınan ifadesine bile başvurulan yok. 

DGM şu ana kadar zaten yurtdışında kaçak olarak yaşayan Cavit Çağlar ile, yine yurtdışında kaçak yaşayan ama İtalya’da yakalanan Şükrü Karahasanoğlu’nun isimlerini telaffuz etti. 

Bu iki kişi yurtdışında olduğuna göre Etibank çetesinin üç kişi olduğunu düşünmemiz gerekiyor herhalde. 

Tabii bu işin güldürü tarafı, DGM çevrelerinden sızan bilgilere göre, savcılar harıl harıl çalışıyor. Şu ana kadar Dinç Bilgin’le ilgili suçlamalar bankanın alınışı sırasında yaşananlarla ilgili. Zaten Cavit Çağlar’ın adı da bu yüzden geçiyor. 

Cavit Çağlar Etibank’ın alınışında rol oynayan bir işadamı. Ama Etibank’taki asıl yolsuzluk ve bankanın boşaltılması daha sonradan oldu. Aldığımız bilgilere göre şimdi sıra oraya geliyor. Bu dosyaların da yürürlüğe girmesiyle başka isimlerin ifadeleri alınmaya başlayacak. 

Bazı kişiler “Etibank olayı neyi çözecek?” diye soruyorlar. Ben de konuyu oraya getirmek istiyorum zaten. Etibank ve Dinç Bilgin olayı Türkiye’de dönüm noktasıdır. Medya siyaset ilişkilerinin içinden çıkılmaz bir hale geldiği sırada, Dinç Bilgin gibi bir medya imparatoruna dokunulabilmesi, yolsuzluk ekonomisinin sona erebileceğinin işaretlerini veriyor. 

Çünkü yolsuzluklar, özellikle medya desteği sayesinde bugüne kadar örtbas edilebildi ve bir avuç siyasetçi ile onlarla işbirliği yapan çıkarcılar Türkiye ekonomisinin dibe vurmasına giden yolları aydınlattılar. 

Türkiye şimdi bu yoldan dönmek zorunda. Ama yolsuzluk ekonomisine bel bağlayan ve geleceğini bunda gören siyasetçiler bu yoldan çıkmamak için büyük direniş gösteriyor. İşte Türkiye’de değişen bu. Artık bütün direnişe rağmen, Türkiye’nin namuslu insanları kararlı. 

Bu nedenle en dokunulamaz sanılan kişiye bile dokunulabiliyor. Bunun arkası gelecektir. Yolsuzlukları ortadan kaldırmadıkça, bunun siyasetle olan bağları kesilmedikçe Türkiye’nin önü açılmayacaktır. 

Türkiye’nin önünün açılmasını isteyen herkesin buna destek vermesi gerek. Dinç Bilgin ve henüz dışarıda olan bazı yandaşları bundan sonra Türkiye için birer figüran olmaktan öteye gidemezler. Dinç Bilgin bir gazeteci kimliği ile ilk kez halkı dolandırmak, elinde tuttuğu bankanın içini boşaltmak ve çete kurmaktan hapse atıldı. 

Bundan sonrası gazetecilik deyimliyle hikayedir. Dinç Bilgin’in bir hafta içinde ya da beş yıl sonra hapisten çıkması bir şeyi değiştirmez. Artık oraya girmiştir ve bu süreci geri döndürecek hiçbir güç yoktur. 

ÖZEL BİR NOT: Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, yakın bir gazeteci arkadaşımla haber göndermiş. Özkan diyor ki “Can Ataklı, işten atılması için benim baskı yaptığımı söylüyormuş, böyle bir şey doğru değil, ben kimsenin ekmeği ile oynamadım bugüne kadar.” Hüsamettin Özkan endişe etmesin. Hiçbir yerde “Beni Hüsamettin Özkan işten attırdı” demedim, bunu demem de. Ancak sanıyorum 1999 depreminden sonra televizyonda konuşurken Hüsamettin Özkan’ın Zafer Mutlu’yu arayıp müdahale ettiğini yazdığım yazıyı yanlış değerlendirmiş. O yazıda Özkan’ın Zafer Mutlu’yu “banka konusunda” tehdit ettiğini yazmıştım. Konu benim işimle ilgili değildi. 

Durumu Hüsamettin Özkan ve siz değerli okurlarıma bildirmek istedim.

Bu yazı toplam 440 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim