• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul : 27 °C
  • Ankara : 30 °C
  • İzmir : 31 °C

Tefrika roman: Zavallı düşlerin Hırçın Bekçisi - 2. Bölüm

11.08.2013 12:13
Tefrika roman: Zavallı düşlerin Hırçın Bekçisi - 2. Bölüm
Ferit 2 hafta boyunca kimseyle konuşmadan içti. Her gece dibine kadar içip döndü eve. Hakan’ın bir iki kere yakasına yapıştı, bıraktı sonra.

 Ferit 2 hafta boyunca kimseyle konuşmadan içti. Her gece dibine kadar içip döndü eve. Hakan’ın bir iki kere yakasına yapıştı, bıraktı sonra. Adamın ne dediğini bir kere olsun dinlemedi. Zeynep’in gittiğini öğrendiğinde daha çok kahroldu. Bir sabah her nasıl olduysa her şeyi kabullenmiş kalktı yatağından. Kahvaltı yapan annesinin, babasının yanına oturdu. Ses tonu netti; “Ben gidiyorum” dedi. Artık bu mahallede, bu şehirde daha fazla yaşamak istemediğini söyledi.

       Anneler, durup dinlemeden engel olmaya çalışırken babalar genel de çakılırlar oturdukları yere.  Seçkin’lerde de manzara farklı değildi. Asuman, odasına giden Ferit’in peşine takılmış, peş peşe soruyordu tüm sorularını fakat sorulan soruların cevapları Ferit’te yoktu. Ferit, bilinmez bir maceraya gidiyordu. Yolun nereye çıkacağını, nerede nasıl yaşayacağını düşünmüyordu. Gideceği kentte önce bir pansiyon bulacak, sonra işe girecek sonra da her şeyi unutacaktı. Yatağının altına soktuğu bavulunu çıkardı meydana. Asuman, bavulu görür görmez elini ağzına götürüp “Hiyyy” dedi. “Çoktan hazırlanmış bu oğlan!”. Artık geri döndüremeyeceğini biliyordu.

        Ferit, sarıldı annesine. Babası yerinden kalkmadı. “Biz, elalemin ağzına lafı tıkıyoruz, oğlumuz olacak eşşoleşek gidiyor. Biz de aslan gibi oğlumuz var diyoruz. Kararını veren adama dur denilmez hanım.” Diyerek kızım sana söylüyorum gelinim sen anla modülüyle uğurladı evladını.

       Ferit çantasını yükleyip sırtına, yavaşça yürüdü yollarda. Önce Zeynep’lerin evinin önünden geçti. Az mı beklemişti bu kapıda. Peki, Zeynep’in babası tam şurada indirmemiş miydi sopayı kafasına. Gülümsedi. Bazı insanlar ne kadar büyük kazık atarlarsa atsınlar hep iyi anılarıyla hatırlanırlar. Zeynep’in burada geçmiş çok güzel anılarını canlandırdı tek tek. Yoldan geçenler sinirli bakışlarına, uzamış sakalına dikkatle bakarken o aldırmadan sinirli mizacını bir anda söküp atıp pis bir gülüşle anıları canlandırmaya devam etti.

      Gökhan’ın evinin önünden geçerken, “ah ulan çocuk” dedi. Onun hakkında demek istediği sadece buydu. Tam o sırada eve girmekte olan Gökhan’la yüz yüze geldiler. Bakıştılar biraz uzunca. Gökhan haftalardır söylemek istediklerini söyleyememişti. “Gidiyor musun?” diye sordu. Cevaplamadan yoluna devam etmek istedi Ferit. Koluna yapıştı; “Ulan dedi, neyimiz ayrı gitti seninle? Benden böyle bir şeyi nasıl beklersin? Şerefsiz Halis’in tezgahı işte.” Dedi. Ferit durdu, muhabbetin uzamasını istemeyen bir bakışla ve ılık bir ses tonuyla; “Bana gelip de, evet yaptım demeni beklemiyorum. Çekil yolumdan giderayak bir terslik çıkmasın elimden.” Dedi. Gökhan dönüp evine gitti.

      Ferit otogara vardığında, sanki insanlara sebil bir sessizlik dağıtılıyordu ya da yolcuları uğurlamaya kimse gelmemişti. Sadece otobüslerin –tıss tısss- ritmindeki fren sesleri ve kalkan otobüs anonsları duyuluyordu. Yazıhaneye gidip sefer yapılacak ilk şehre biletini aldı. Açık havada oturup bir sigara yaktı.

      Sağ yanağında küçük bir ben vardı. Kısacık saçlarını hiç sevmiyordu. Askere gitmeden önce kestirdiği omuzundaki saçlarını mumla arıyor, bir an önce eski haline dönmesini istiyordu. Kaşları biraz kalın olmasına rağmen göz yapısıyla oldukça uyumluydu. Sade bir yüzü vardı. Sigara içmek o yüzde hiç yakışmazdı.

     Üstünde her şeyi kabullenebilmenin hafifliğini taşıyordu sanki. Bir yandan da gidişinin böyle erken olmasına şaşırıyordu.  Askere gitmeden önce biriktirdiği parasına güvenip böyle bir maceraya düşmüştü ama umuyordu ki muhtaç olmazdı.

     Otobüsü gelince yarım sigarasını söndürüp bindi. Koltuğunu ararken, garip bir hisle kafasını koltuk numaralarından kaldırdı. Evet, emindi bu gördüğü Zeynep’ten başkası değildi!

2. Bölümün sonu

Ender Yılmaz

Bu haber toplam 393 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim