• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Sosyal ile doğalın barışı

03.02.2014 17:27
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Ülkemiz trafik kurallarının ihlali ile yolları kan gölüne, şehirciliğin önemsenmemesi ile de kentleri gecekondu enkazına dönüşen bir ülke görünümüne bürünmüş durumda. Yıllardır süren hortumculuk ve yolsuzluk operasyonlarına hırsızlıkların önlenmesine katkı sağlayacak yerde yolsuzlukları inanılmaz derecede artırmış. Batan ya da batırılan bankalar “Kastelli” vakasından bu yana her iki yılda bir artarak sosyal yönden dramatik sonuçlar doğurmaya devam etmektedir. Bütün bunlara iş adamlarının iane ve yardımlarıyla “erdem” mesleği olan siyaset yapmak hastalığı da eklenince yoz ilişkiler sistemi iyice kendini tamamlamış oldu.


Olup bitenleri ortaya çıkaran faktörleri sistemli istismar, yasal suiistimaller, nüfuz kullanma, nepotizm, haraççılık ve denetimsiz iktidar kullanımı olarak ifade etmek mümkündür. Ancak bütün bu olup bitenlerin köklerinin çok daha derinde olsa gerek! Üzerinde yaşadığımız topraklar bin bir çeşit “entrika”nın, siyasî manevranın ve yüz yıllara dayanan ihtilafların merkeziydi. Bu doğru ancak eski çağın devletlerarası hukuku açısından ilk temelleri de bu topraklar üzerinde atılmış olduğu da bir başka doğrudur. Diğer yandan Anadolu coğrafyası insana saygının, uygarlığın, demokratik kültürün, siyasetin, tiyatronun, etik değerlerin belki de dünyada ilk kez ortaya çıktığı eşsiz bir yurttur. 

Biz Türkler bu topraklar üzerinde döneminin en ahlakî, insanî ve medenî vasfı yüksek uygarlığını da kurabilmişiz. Bu topraklar üzerinde yaklaşık bin yıldır inşa etmediğimiz, değiştirmediğimiz, üretmediğimiz, kabul ve reddetmediğimiz ya da yıkmadığımız hiçbir şey kalmamıştır. Bizans’ı yıkmışız Osmanlı’yı kurmuşuz. Ayasofya’yı kapatmışız Süleymaniye’yi açmışız. Vakıflar vasıtasıyla yardımlaşmayı, örgütlenme biçimi ile devlet yönetmeyi, tımar sistemi ile dönemine göre oldukça akılcı bir savunmayı yıllarca başarabilmişiz. O hâlde bugün hiç hesapta olmayan sorunlarla karşılaşmamızın sebebi nedir?


Sosyal gelişme, ilerleme, yükselme ve topyekûn kalkınma için her türden imkânın mevcut olmasına karşın bugün ülke; vergisini toplayamaz, hainini cezalandıramaz, kapkaççısını yakalayamaz, trafiğini düzenleyemez, trenini raylar üzerinde yürütemez, kentlerini imar edemez hâle nasıl gelmiştir? Haldun coğrafyanın; insanın karakterini, Aristo felsefesini, Play ise aile yapısını etkilediğini söylüyor. Eğer bunlar doğruysa mevcut coğrafyanın üzerinde yaşayan insanları diğer coğrafyalardan daha olumlu olarak etkilemesi gerekmektedir. 


Binalar temelleriyle, otomobiller yollarla, mevzuat uygulamalarla, kentler coğrafyayla uyumlu değil! Yani ülkede sosyal ile doğanın ve doğalın uyuşmazlığı var. Türkler için başka bir Türkiye’den bahsetmenin ya da Türk toplumunu başka doğaya taşımanın da mümkün olmadığına göre temel çözüm olan sosyal ile üzerinde yaşanılan doğanın uyumlu hâle getirilmesi şarttır. 



Türkiye suyu, toprağı, ağacı, bitkisi ve hayvanı ile dünyanın en şanslı coğrafyası olmasına karşın, nitelikli siyaset ve devlet adamı yetiştirme yönünden dünyanın en fakir ülkesidir. Yine ülkede fakirin fakirliğiyle, varoşlarda yaşayanların gariplikleriyle, içenlerinin sarhoşluklarıyla övünmesi de bu topluma özgü bir başka trajedidir. Sefilliklerinden memnun olan insanlar sefaletle mücadele edemezler. Çünkü onların öyle bir sorunu yoktur. Yokluk, yoksulluk ve sefaletlerini kendi dışındaki gelişme ve komplolara bağlayanların bağımsızlık yüzü görmeleri söz konusu olmaz. 


AB’ye girerek bütün dertlerden kurtulmak ya da yasa çıkararak bütün sorunları çözmek biçimindeki bir yaklaşım çıkar yol değildir. Herhangi bir sorunun çözümü, sorun sahiplerinin soruna sahip çıkma iradesi ile yakından ilgilidir. Önce insanın bizzat kendisi geriliğinin, sefilliğinin ve yoksulluğunun amansız düşmanı hâline getirilmesi gerekir ki, yapılan yapısal ve yasal düzenlemeler istenilen sonucu verebilsin.

ÖZCAN YENİÇERİ yazısıdır.

Bu yazı toplam 408 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim