türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 21 °C

Songül Sevim ile keyifli sohbet

20.05.2014 11:07
Songül Sevim ile keyifli sohbet
Genç, güzel, başarılı ve sosyal bir isim o. Fizyoterapist Songül Sevim, dikkatimizi bu kez; “gençlik ve sağlığa” farklı bir pencereden bakarak çekiyor.

Mesleğine aşık, hoş, alımlı, insana, yaşama, doğaya değer veren, hayatın getirdiği ağrılarla birlikte vücudumuzun ağrılarına çözümler üreten, vücudumuzun anatomik duruşunun evrene gönderdiğimiz sinyallerle ahenk içinde olması gerektiğini bilen, genç ve çok başarılı bir fizyoterapist Songül Sevim.

1992 yılında İstanbul Levent’te NATAL Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni açarak, her yaştan kişiye umut ve ümit veren, bireylerin yaşamlarını kaliteli bir biçimde geçirmelerine destek sağlayan, sosyal yardım projelerini hiç aksatmadan yerine getiren ve ülkemiz için elinden geleni yapan, kendini ve insanları çok seven çıtı pıtı bir kadın aynı zamanda Songül Sevim.

 

Sahibesi olduğu NATAL kliniklerinde, ülkemize yeni getirdiği ‘Origene’ denen bir aletle 15 dakikada, toplam 12 seansta bel ağrılarını tedavi eden bir fizyoterapist aynı zamanda. Herhangi bir yerinizde bir ağrınız, hayatla ilgili bir şikayetiniz, psikolojik sorunlarınız, vücut duruşunuzda bir dengesizlik varsa, kısacası “Daha iyi bir yaşam benim en doğal hakkım” diyorsanız, Songül Sevim’in size evrenden gönderdiği sözcükleri bir ışık olacaktır.

 

Meslek seçiminizde size etkileyen ne oldu?

Songül Sevim. Fizyoterapist olmayı pozitif bir bilim olmasından dolayı seçtim. Dünyadaki her bir nesneye çok büyük bir sevgim olması, her yaştan insana hizmet vermek, sağlıklı olsun olmasın herkese yapabileceğimiz çok şey var diye düşündüğüm için tıp alanında kariyer yapmak istedim. Son yılarda ülkelerdeki endüstriyel gelişmelerle yaşam uzadı, insanlar 50’li yaşlarda da genç olabiliyorlar. Bu aşamada kas-iskelet sistemi üzerine vereceğiniz doğru yönlendirmeler, verilen egzersizler, doğru beslenme metotları, soluduğunuz havadan, kullandığınız kozmetik ürünlerine kadar doğadaki her bir parça, yaşam-vücut-evren üçgeninde bir denge sağlayarak, yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.

 

Gençliğin sırrını öğrenmek için fizyoterapistlere gelinmeli midir?

S.S. Evet, genç kalmak için bize gelmelisiniz. Her şeyden önce iskelet yapınız ve duruşunuz, kişinin kendisini ifade etme biçimidir. Ne kadar güzel olursa olsun bir kadın, ne kadar yakışıklı olursa olsun bir erkek, duruşunda kendine güvensiz, yetersiz, içe kapanık bir ifade hissettiriyorsa, o güzellik ve yakışıklılık dışa yansımaz. Omurganızın yapısı, dikliği, kendi içinizdeki güven duygusu ile birleşince dünyanın en güzel insanı siz olabilirsiniz. Vücudunuzun aldığı duruşla, güzel olmasanız da, çevrenizde inanılmaz etki yaratabilirisiniz.

 

Siz güzelliğinizi neye borçlusunuz?

S.S. Teşekkür ederim. Güzelliğimi ciddi anlamda, kalbimin büyüklüğüne borçluyum. Herkesin anatomik olarak kalbi, avuç içi kadardır. Ben minyon bir kadınım ama, kalbimi bütün vücudumda hissederim; insanları çok severim, işimi çok severim. Herhangi bir hastama tedavi programı verirken, kendimi iyi hissettiğim zamanları seçerim, hastamla bir bütün olurum. Ne iş yaparsanız yapın, ister şiir yazın, ister resim yapın resim hiç yapın fark etmez, içinizden gelen pozitif enerji ile yapmalısınız. Güzellik, doğanın bir parçası evrenin bir yansımasıdır. Bu yansımaya ışık tutmak için, beslenmenize dikkat etmelisiniz, karbonhidratı kesmeli, doğal ürünlerle beslenmelisiniz. Ben, tıpkı Çinliler gibi beslenirim. Yani sabah yoğun, öğlen az, akşam en az. En önemlisi ise, güzel insanlarla birlikte oldukça güzel oluyorsunuz. ‹nsanlık için çalışan, yaşadığı topluma vaatleri olan ve bu vaatleri yerine getirmek için çırpınan insanlarla gününüzü paylaşırsanız, daha güzel, daha alımlı biri olursunuz, yücelirsiniz, güzelleşirsiniz, yaşadığınızı hissedersiniz.

 

Sosyal sorumluluk projelerinde ipi göğüsleyen, taşın altına elini koyan biri olarak önerileriniz nelerdir?

S.S. En büyük sosyal sorumluluğum, kendimi Türkiye halkına hizmet etmek üzere doğmuş biri olarak görmem. Ahlaki ve bi-limsel olarak doğru neticeler için, personelimle NATAL olarak asla bundan ödün vermeden hastalarımıza faydalı olmaya gayret ediyoruz. Sosyal sorumluluk çalışmalarım arasında Engeliler Spor Federasyonu Asbaşkanlığı var. Vakfın Başkanı Sayın Yavuz Kocaömer’le birlikte çok güzel işlere imza attık. Kişisel çabalarım sonucunda da görme engellilerle ilgili İGESPOR’u (İstanbul Görme Engelliler Spor Kulübü) kurdum. Yardım amaçlı tüm sosyal kurumlarla sıkı bir işbirliği içindeyim, onlarında ricalarıyla elimden geleni yapıyorum. Yardıma ihtiyacı olanlara bir şey vermek sadece para ile olmuyor. Onların yanında olmak, onlarla konuşmak bile yeter, inanın. “Ben ne yapabilirim?” diye düşünerek herkes işin bir ucundan tutabilir. Kendi adıma, kadının eğitilmesi, engelli çocukların iyi yaşaması, anne-baba- çocuk iletişimi ile eğitimler veriyorum.

 

NATAL’ı kurma serüveniniz nasıl oldu?

S.S. NATAL’ın kuruluş felsefesi ilginçtir. Hacettepe Üniversitesi Rehabilitasyon Merkezi’nde staj yaparken engelli çocuklarla yakından ilgiliydim. Maalesef engelli çocukların eğitimine 1 yaş civarında başlanıyordu ve kimse bu konuda bir şey bilmiyordu; anne baba eğitimsiz, doktor ise azdı. “Koruyucu halk sağlığı konusunda çocuk henüz anne karnındayken mental ve motor gelişim konusunda bilgi verirsem, erken dönemde doktora giden hastalar için bir faydam olur” diye düşündüm, Londra’ya giderek bu konuda eğitim aldım.

 

NATAL Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi 1992’de Etiler’de kurulduğu günden bu yana öncü ve lider bir sağlık kuruluşu olmuştur. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon tüm yenilikleri takip ederek, uluslararası kabul görmüş normlarda hizmet veren kuruluşumuz birçok ‘’ilk”e de imza atmıştır. Bizim anlayışımıza göre, sağlıklı iken alınacak önlemler yaşam kalitemizin sürekliliğini sağlar. Anne karnından yani gebelikten başlayarak yaşlılık dönemine kadar uzanan yaşam serüveninde insanın sahip olduğu en önemli kıymet, bedenidir. Bu nedenledir ki, NATAL’da Fizik tedavi ve Rehabilitasyon bilimindeki tüm hastalıklara yönelik tedaviler başarı ile gerçekleştirile-bilmektedir. Branşımız multidisipliner iş birlikteleri de gerekmektedir. Bu nedenledir ki, merkezimizde ortopedi, nöroşirürji, kalp-damar, jinekoloji gibi diğer tıp uzmanlık alanları ile ortak çalışmalar sürdürülmektedir. Çağımızın ve branşımızın gerektirdiği teknoloji, gerek yurt içinde, gerekse yurtdışındaki uygulamaları ile merkezimiz tarafından yakından takip edilmektedir. NATAL’da hastalarımıza hangi metot veya metotların uygulanması gerektiğine fizik tedavi rehabilitasyon hekimi ve fizyoterapist birlikte karar verir. Merkezimizde uygulanan tedavilerde, hastalarımıza en kısa süreçte en yüksek faydayı sağlayarak yaşam kalitesini yükseltmek ilkemizdir.

 

“Pozitif, sevgi dolu ve fonksiyonel bir yaşam’’ bizim sizinle paylaştığımız sloganımızdır.
Gelecek projelerimiz içerisinde Türkiye’ye mal olacak milli sağlık vakfı kurma çalışmalarımız devam etmektedir.

 

Hayata bakışınızla, hastalarınıza bakışınız örtüşüyor galiba?

S.S. Hayatta kötü dediğiniz bir sürü şey arkasında sürp-rizler de olabilir, yaşamda en önemli olan, isyan etmeden, evrenden her ne geliyorsa onu huzur içinde kabul etmektir. Medikal kesim, ilaçlar, cerrahi müdahaleler ve yeni teknolojik yöntemlere tıp dünyası, insana hizmet etmeye çalışıyor. Her şey bir bütünün parçasıdır. Fizik tedaviyle, masajla, iyi bir tatille, güzel bir havayı solumayla da tedavi olu-nabilir. Hem hastanın hem de hastaya yardımcı olacak medikal grubun ayırt etmesi gereken, o hasta için ideal nedir, onu bulmaktır.

 

NATAL’a her yaştan insanlar geliyor. Ağrı tedavisinde kullanılan yeni bir yöntemde hastaların psikolojik çözümlemeleri ile ilgili örneğin: Eşine kızmış, iş arkadaşına ya da duygusal bağı olan kişilerle sorun yaşamış kişilerde boyun tutulmaları çok fazla görülüyor. Klinik olarak, mutlaka son dönemde yaşadıkları sorunları sorarak tedaviye başlarız.

 

İç organlardaki rahatsızlıkların kas-iskelet sistemine yansıması çok olağandır. Örneğin karaciğer yağlanması fazla olan kişilerin sağ omzunda ağrı olabilir, tespit etmek için bir dahili değerlendirme gerekir. Evren bir bütündür, ağacı yağmurdan, yağmuru gökyüzünden ayıramayacağımız gibi, insan vücudu-nu da sadece o organa özel inceleyemeyiz, hiçbir şey yanlış değil ya da doğru değildir. Kişi için en ideal olanı seçmelisiniz, kendinizi o hastanın yerine koyarak hastayı bilinçlendirmek gerekir. Ülkemizin daha sağlıklı bir toplum olarak gelişmesi için, medikal kesime ve tıp dünyasına büyük bir görev düşüyor, biz kendi branşımızda elimizden geleni severek, bilinçli bir şekilde yapmaktayız.

 

Origene diye bir mucize alet getirerek bel ağrılarına son verdiniz, anlatır mısınız?

S.S. NATAL Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, bel problemlerinin tedavisinde çığır açan bir sistem olan Origene Bel Canlandırma Sistemini ilk kez Türkiye’ye getirdi. Bu yepyeni sistem, çağımızın en büyük problemlerinden biri olan bel sorunu yaşayan pek çok hastaya umut ışığı olacak.
Terapistleri Origene tarafından seçilen ve sürekli eğiti-lerek gelişmelerden bilgilendirilen Origene Lower Back Revival System, AB ülkeleri dışında sadece Türkiye’de ve ilk defa NATAL Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kullanılmaya başlanmıştır.
Bize inanan ve konumuzdaki yetkinliğine güvenen uzmanlar, AB ülkeleri dışında ilk kez NATAL’a Origene’in kullanım hakkını verdi.

 

Origine Lower Back Revival System, hem hastalar hem de terapistler için uzun zaman almayan, ilk on hafta haftada sadece 15 dakika süren 1 seans sonra iki haftada 1 seans olarak devam eden bir süreci kapsamaktadır. Origine ile başka hiçbir fittness aletinin çalıştıramadığı, omurganızın etrafındaki spinal kasları çalıştırarak kısa bir süre içerisinde tam sağlığınıza kavuşmanızı sağlar.

 

Özellikle masa başında çalışan kadınlar ve erkekler için tam bir mucize tedavi yönetimi ve haftada 15 dakikada toplam 12 hafta sonunda kurtarıcı olan bu tedavi yöntemi NATAL’da hizmete sunuldu.

 

Bir yerimiz ağrıdığında neler yapmalıyız, sporun önemi nedir?

S.S. Spor, beslenme ve huzur sağlıklı yaşamın anahtarı. Spor olarak, yüzme ve yürüyüş yapmak çok faydalıdır.

40 yaşından sonra yoğun ağırlıklar kaldırarak kasları yormadan spor yapmak gerekir. Unutmayalım ki, ağrı bizim için bir şanstır. Herhangi bir ağrı olduğunda üstüne gitmemeli, bilakis beklemeliyiz. Ağrı insan vücudunda kırmızı ışıktır, yani “dur” demeye gelir. Ağrı iyi ki var. Ağrı olunca sevinelim. Çünkü ağrı bize ne yapıp yapmayacağımız öğretir ve hastalığın ilerlemesine engel olur. Herkese sağlıklı, başarılı, dinamik, duruşlarıyla fark yarattıkları, fark edildikleri ve evrende mutlu oldukları bir yaşam diliyorum. 

Bu haber toplam 2425 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Güneşten cilt kızarması ve tarişi için önemler16 Temmuz 2014 Çarşamba 22:14
  • Songül Sevim ile keyifli sohbet20 Mayıs 2014 Salı 11:07
  • Kalbiniz Haziran'da farklı atacak03 Mayıs 2014 Cumartesi 20:21
  • Türkiye'nin ilk yaşam koçuyum01 Mayıs 2014 Perşembe 16:31
  • Tamamlayıcı Tıp ve Kanser Tedavisi23 Nisan 2014 Çarşamba 22:42
  • Prof. Dr. Aslan Oğuz Kimdir? Hayatı ve Özgeçmişi23 Nisan 2014 Çarşamba 12:24
  • Op. Dr. Nejdet Şişman Kimdir?22 Nisan 2014 Salı 00:00
  • Hastane el ilanı hazırlattı17 Nisan 2014 Perşembe 20:04
  • 10 günde kışa hazırlanın15 Nisan 2014 Salı 22:51
  • Antibiyotiğe karşı direnç kazanmayın15 Nisan 2014 Salı 22:36
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim