• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 23 °C

Sizlere güvenmiyor, samimiyetinize inanmıyorum

05.01.2014 23:13
Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Samimiyet; insanların karşı insanlardan hiçbir şey beklemeksizin gösterdiği karşılıksız sevgi ve muhabbettir. Şu kaçınılmaz bir gerçek ki insanlar samimiyet ölçülerini kendi aralarındaki muhabbetlerine göre kurarlar.

2012’nin başlangıcında her şey geride kalacak önümüze bakacakmışız. Başkaları gibi geçmişimde ne gibi pislikler bırakmışım ki; gelecekte olmayacak olan pisliğime bakalım.
Bizlere samimiyetten bahsedenlerin öncelikle kendileri için aynaya bakmaları yeterli olacaktır. Biz ne kadar samimiyiz ki; karşı taraftan ne gibi bir samimiyet bekliyoruz sorusunun muhasebesini kendi içlerinde yapmak zorundadırlar.

Samimi olan kişi/kurumlar halen sosyal paylaşım sitelerinde kol geziyorlarsa bu samimiyetsizliğin baş göstergesidir. Bu arada; aslı, astarı olmayan sadece karalama amaçlı aleyhimize yazılmış olan ve dağıtılan gazetelerin üzerine nasıl bir sünger çekeceğiz? Yanıma gelen adamlarınızın aba altı ve üstünden konuşmaları nerede kalacak? Sadece gazete haberinden ibaret ve hukuksal hiçbir boyutu olmayan haberi dönme dolap gibi çevirmenizi ne yapacağız? Bizleri manşete çekerek doğruluk abidesi kesildiğiniz dönemler eski çağda mı kalacak? Hadi bizimle helalleştiniz diyelim. Hakkımı size helal etmiyorum o da ayrı bir konu lakin; hakkını yediğiniz, paralarını gasp ettiğiniz insanları işin hangi boyutunda bırakacağız?

Sizler adına üzgünüm ki; ok yaydan çıkmıştır. Yaşanan son aşamalar bizim boyutumuzu da aştı. Durum farklı boyutlara gelmiştir. Hem bakalım sülalenin üçüncü kuşağının çanaklı, çanaksız neler yapabileceğini hep birlikte görelim. Siz ne kadar zavallısınız ki; kendiniz tozlu raflarınızdan, arşivlerinizden onun, bunun görüntüsünü çıkarıp ta sosyal paylaşımlarda paylaşırken dünyanın en dürüstü, namuslusu bizler çıkarınca en kötüsü mü ilan edildik?

Başından beri unuttuğunuz önemli bir unsur vardı ki; 22 yıldır bu kurumun var olma sebebi sizin gibi art niyetli düşünen kişi/kurumların sermayeleri değildir. Cenabı Allah payımıza ne biçti, rızkımız ne ise onu hoş görür. Biz de o rızık ile az ya da çok geçinir, gideriz. Yüce Yaradan her şeyin en iyisini bilir. Bizler sadece bu fani dünyanın emanetçi bekçileri, aciz kullarıyız. Sizler de orada sadece birer emanetçisiniz. Ama herkes tarafından konuşulduğu, bilindiği gibi emanete fazlasıyla da hıyanet ettiniz ve etmeye devam ediyorsunuz.

Samimiyetten bahsedenler sorduğum sorular karşısında bizlere hangi samimiyetlerini ifade etmektedirler.

Yazılan yorumlar niyetinizi açıkça ortaya sermektedir. Yorumlarınızda ölümle tehdit etmeleriniz nerede kalacak? Bu angutlardan birisi yorum yazmış. Aklı sıra bizim ecelimizi bilmem ne köyünde tayin etmişler. Niye yazı yazmaya uğraşıyorsun? Yerimiz, yurdumuz belli vuracaksan gelir vurursun. O tehditleri yazan, yazdıranlara cevabım şudur ki; ısıracak olan dişini göstermez. Yaradan da ahirimizi nasıl bahşetmişse ona itirazım söz konusu dahi olamaz.

Size tavsiyem; büyüğüz dediğiniz, büyüklüğünüze yakışmayan hareketlerinizi elden bırakmayın…
Gazete bastırın, internet sitesi kurun, kurdurtun; sosyal paylaşım sitelerinde cirit atmaya devam edin, başka sitelerin “com.tr. ile net” lerini ele geçirin, Google aramalarında onun, bunun isimleri üzerinden reklam yapın, lehinize haber yaptırma uğruna paraları dağıtın, madalya alma uğruna işin hesabına kitabına bakmayın, adamlarınızı milletin üzerine saldırtın, hiç bir kapasiteye sahip olmayan, çobanlık dahi yapamayacak adamlara tonlarca lira maaş verin, onun, bunun hakkını gasp ederek çoluk çocuğunuzun kazançlarına, mal varlıklarına bir kat daha gayr-i meşru yollarla katkı sağlayın, çocuklarınızın gider faturalarını emekçinin parasına ödettirmeye devam edin…

Sizlerin ne hale düştüğü önemli değil. Milleti, emekçiyi ne hallere düşürdünüz? Hiç mi Allah korkunuz kalmadı da halen kendinizi sütten çıkmış ak kaşık olarak lanse ediyorsunuz. Gözünüzü yumduğunuzda, yatağınıza girdiğinizde bunların hesabını nasıl vereceğiz, diyerek hiç mi korkulu rüya görmüyorsunuz? Bütün samimiyetimle söylüyorum. Acınacak haldesiniz. Rezil, rüsva oldunuz.
Koskoca işletmeler üç, beş tane kendini bilmezin, dalkavukluğu uğruna ne hallere geldi.

Sıralamalarda yer alan üstünüzdeki firmaları ve devasa holdingleri geçtim. Alt sıralarda yer alan küçük firma ve işletmelere bakında vizyon sahibi, adamlık, yönetim, işletme, basın ve halkla ilişkiler nasıl yönetiliyormuş öğrenin, ders alın. Medya da boy gösterme ile bir yere varamazsınız. Medya da boy göstermesi gereken Türkiye’nin saygın şahısları kendilerini lanse etme yerine firmalarını ön plana çıkarıyorlar. Sizlerde ise her zaman için firmayı yöneten şahıs firmadan daha ön plandadır. Sanki adamın elinde sihirli değnek varmış gibi göstermeye çalışmaya halen utanmadınız mı? Sizin görünen büyüklüğünüz sadece sanal bir büyümedir. Şirketler içerisinde birbirine fatura keserek ciroları şişirenlerin tek bir izah tarzı vardır. O da içi boş balon gibi, sanal büyümedir. Asıl merak konusu ise; sadece şahsi hevesler uğruna yapılan o kadar borcu kimler ödeyecek?

Bundan sonraki rotanız bellidir. Rotanızdan şaşmayın derim.

Unutmayın ki; biz elimizdeki belge ve bilgi ile konuşuyoruz. Sizler gibi kimseye de iftira atmıyoruz. Yine sizler gibi; İftira atma gibi de bir düşünce yapısına sahip değiliz. İftira attığımızı iddia edenler var ise; mahkemeye gider başvurur. Veya çıkar “bunlar yalan söylüyor “ der. Mademki yalan söylediğimiz iddia ediliyor. Bugüne kadar hangi bir belgemiz ile ilgili basın toplantısı düzenlenmiş ve sorularımıza cevap verilmiştir. Medyada maymunluk yapan şaklabanlar ve ibrikçileri iddialarımızın hiç birine cevap veremezler.

Milletvekilliği aday adaylığı döneminde şahsımdan istenen cd ler bizzat Başbakan Erdoğan’a teslim edilmek üzere nasıl ilgili makamlara gönderilmiş ise; bu dönemde de görüşmelerimiz devam etmektedir. Yakında haberleri yapıldığında görülecektir ki kimlerle neler görüşüldüğünü, hepsini sizlere açıklayacağım. Ama biraz zamanı var. Merak etmeyin ki yapılan her şey kayıt altına alınmaktadır. Konulara bizden daha fazla hâkim olanların sitelerden, gazetelerden, mal varlıklarından, nerelerde neler alınmış, nerelere bağış altında kaydırma yapılmış, inşaatlarda kullanılan Çelik Konstrüksiyonlarınhem emekçinin malına hem de çoluk çocuğun gayrimenkulüne nasıl bağlantılar yapıldığını, yani bütün bu yapılan usulsüzlüklerden, her şeyden haberleri bulunmaktadır. İşi takip eden birisinin aynen ifadesi şudur. “Kardeşim bu profesyonel hırsız” deyip anlatmaya başlaması durumun nerelerde olduğunu bizlere göstermiştir. İnanın ki; o ekibin bildiğinin bizler daha yarısına bile hâkim değiliz. Netice itibari ile incelemeler çok derinlere indirilmiştir.

Onu bunu boş verin elinizde bir çomak Arıkovanı’nı karıştırmaya devam edin. Nasıl olsa bu yaşananlardan fazlasıyla nemalananlar var. Saldırmaya, aleyhte karalama kampanyası yapmaktan da vazgeçmeyin. Küçüldükçe küçülmeye yerlerde sürünmeye, bozuk olan şahsiyetinizden de ödün vermemeye devam edin derim.

Merak etmeyin sizlerin göremediğini ve yanınızda bunu göstermek istemeyenleri; sizin dışınızdaki tüm insanlar bu yapılanları görüyor. Onlar sadece sizlerin yaptıklarına gülüp geçiyorlar. En başta Yüce Yaradan sonra halk; haklıyı, haksızı çok iyi biliyor. Sizlere ne desek boş… Kılavuzlarınız karga olunca da denecek fazla söze ne hacet. Söylediklerimiz kulağınızın birinden giriyor, diğerinden çıkıyor. Bu kurumlar da aşağılamalara, küçük görmelere sebep olanmahlûklara halen sahip çıkılarak, adam yerine koyuluyor ise; o kurumlarda bu zihniyeti tutan yöneticiler de devrilmeye mahkûmlardır.
Diyeceğim şu dur ki; siz bizlerden daha akıllısınız. Bizler sizlere ceza veremeyiz. Kimsenin şüphesi yoktur ki; Cenabı Allah sizin cezanızı öbür tarafa bırakmadan yaşananları, yaşayanlara göründe ibret alın diyerek bu tarafta verecektir.

Kendi aklınızı, kimselerden kabul görmediği kendi yolunuzda kullanın derim.

Bu süreçte, şu intibaı bıraktınız ki; insanın şahsiyet dışı yapacağı her şey sizler gibi karakter problemi olanlardan beklenir.

Kısacası; sizlere güvenmiyor, samimiyetinize inanmıyorum.

Herkese yakın, bizlere uzak durun.

Şeytanınız bol olsun…

Bu yazı toplam 471 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim