türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 9 °C

Sıranın ve sürünün dışında

17.04.2014 15:19
Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Bu yaz bir adada tanıştım onunla. Doğma değil, sonradan olma adalılardandı. Dar vakitli bir şehirli olduğum için hemen mevzuya girmeden duramadım.

'Neden adada yaşıyorsun?' diye sordum.

O, bol vakitli bir adalı olmanın verdiği ağır aksaklıkla konuşmaya başladı:

'Cevabın sorunda gizli. Düşün bakalım kimse sana neden İstanbul'da yaşadığını soruyor mu? Sormuyor. Tıpkı evli ya da çocuklu olanlara neden evlendiniz, neden çocuk doğurduğunuz diye sormadıkları gibi. Evli ve çocuklu olmakta sıradışı hiç bir şey yok çünkü. Ama eğer evlenmemiş ve çocuk doğurmamışsan herkes husursuz bir merak içindedir. Neden çocuğu yok, neden evli değil. Önce bir kusur, eksiklik olduğunu düşünürler. İkinci ve en kahredici seçenek ise bunun bir seçim olmasıdır.'
 
Kadehindeki ev yapımı şarabı yudumlarken bana da düşünme payı veriyor gibiydi. Doğal olarak onun sonradan olma adalılığının arkasında 'bir kusur mu, yoksa bir seçim mi' olduğunu merak ettim hemen. Ama bir kez mat olduğum için bu sefer temkinli davranıp sormadım.

'Kusur ya da eksiklik varsa, hemen kendi akılları yettiğince derdini anlamaya çare olmaya çalışırlar. Bir tür zayıf olana şefkat gösterme kapsamında. Sen ortada bir sorun olmadığını, bunun kendi seçimin olduğunu söylediğinde inanmış görünseler de aslında sana inanmazlar. Gizlenmeye çalıştığını zannedip sana daha çok acırlar. Ama eğer bir de sıradışı olanı seçtiğine ikna olurlarsa işte o zaman kıyamet kopar.'

Güneş karşıdaki tepenin arkasına doğru yol alırken, saçlarımızdan karşıdaki tepenin eteklerine kadar bütün otları, bütün taşları, bütün asmaları yalayan turuncu kızılı hafızama kaydetmeye çalışırken yakaladım kendimi. O, bugüne kadar binlerce kez bu manzarayı görmüştü ve hayatının geri kalanında da binlerce akşam yemeğinden önce yine görecekti, ama benim onun manzarasına ortak olabilmem için en iyi ihtimalle gelecek yaz tatilini beklemem gerecekti.

Hafıza fotoğrafı çektiğimi farketti mi nedir, sustu. 'Doğru' dedim, durumu kurtarmak için. Susmaya devam ediyordu. Bağlantıyı kopardığımı zannedip sandalyenin üzerinde huzursuzca şöyle bir kıpırdandım. O bir adalıydı. Her an kopup kendi adasına gizlenebilirdi.

'Neden adada yaşıyorsun' diye sorarken beklediğim cevap aslında onun adasının kendi içinde olduğuydu. Adalı olması aslında sadece bir şekildi, tahminimce o epeyce zamandan beri zaten en güvenli olunabilecek yerde, kendi adasında yaşıyordu.

'Sen hiç sıradışı seçimler yaptın mı?' diye sorunca telaş içinde hatırladığım yaşlardan beri başımdan geçenlerin köşe taşlarını aklımda sıralamaya başlamıştım. Neyse ki benden bir cevap beklemiyormuş da kendimi kanıtlama paniğine kapılmadım. 'Yaptıysan bilirsin' diye devam etti. 'Herkes ömrünü sıranın ve sürünün dışında olduğunu gösterme gayretiyle geçirir.'Diğerlerinden daha güçlüyüm, daha akıllıyım, daha güzelim, daha yaratıcıyım, daha farklıyım.' Ah, ah... Ne hırstır bu, ne tatmin bulmaz bir duygudur. Hayır işte sen de diğerleri kadar korkak, ahmak, çirkin ve tembelsin.'

Kafamı salladım, haklıydı. Ama için için de 'Hah işte onun adalı olması bir seçim değil, bir kusurmuş. Kimbilir kimlerden ne kazıklar yediği için insanlardan nefret etmiş' diye düşünmeye başladım. Hafif bir hayalkırıklığı ile birlikte beni rahatsız eden bir zafer duygusu içindeydim.

'İnsanlardan nefret etmiyorum' diye söze girdiğinde suçluluk duygusuyla omuzlarım düştü, kadehinden bir yudum daha alıp devam etti:
'Bir şeyden o olduğu için nefret eder misin? Ben insanlara 'Neden adada yaşıyorsun' diye sorduracak sıradışı bir seçim yaptım. Ama bak bu adada aynı seçimi yapan onlarca insan var. Bir şehirliyle yanyana gelmediğimiz sürece bu seçim bizi sıradışı yapmıyor. Sürünün dışında olmak için sürünün yakınında bir yerlerde olmak lazım.'

Haklıydı. Sürü alıp başını giderken sen yana doğru koştuğunda sıranın dışındasındır. Ama sürü bir kez gözden kaybolduğunda senin de sıradışılığın kalmaz. Artık bir adadasındır. En güvenli ve en yalnız yerde.

İçimde hüzün duygusuyla artık gözden kaybolmuş güneşin hala inatla kızıla boyadığı turuncu kızıl bulutlara daldım.

Kadehimdeki ev yapımı şaraptan ilk kez bir yudum aldım. Hem tatlı, hem sertti. Bildiğim şaraplara hiç benzemiyordu

Bu yazı toplam 481 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim