• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 19 °C

Şımarık Eğitim

18.01.2014 02:38
Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Disiplin olmayan yerde eğitim olmaz sözü despotça bir yaklaşım gibi görünebilir; ama işin gerçeği bu. Artık her geçen gün eğitimdeki şımarıklık, laubalilik daha da çığırından çıkan bir hale geldi.

    Her alanda olduğu gibi eğitimdekiliberalleşme, aşırı rahatlık ve özgürlüğün dozajını ayarlayamayanyöneticiler, okullar, dershaneler, öğretmenler, öğrenciler ve velilerileride telafisi çok zor tahribatlara prim verir konuma geldiler. 

    Bilhassa özel okul vedershanelerdeki ticarî kaygılarınağır bastığı ve ne olursa olsun tam memnuniyet esasına göre inşa edilmiş bir eğitim hizmeti anlayışı bize Venedik tacirlerinihatırlatıyor. 

   Özel Eğitim Kurumları’nınyanında, devlet okullarında da durum pek farklı değil. 

  Tüm buralarda görmememiz gereken öğretmene, idarecilere, okula olan saygıyı ve hürmeti artık televizyondaki Hababam Sınıfı’ndaki o yaramaz; ama en azından sözünün eri gerçek delikanlı öğrencilerden başka bir yerde göremez olduk. 

  Fatih Sultan Mehmet Han’ının bile söz konusu öğretmeni ile kendi arasında bir mesele olduğunda, babası Beyazıt Han’ın etkisiz kaldığı öğretmen otorite ve saygısı tarih kitaplarında kaldı artık. 

   Paranın ve serbest piyasa ekonomisinin ortaya çıkardığı bu yozlaşma, her gün birçok ibretlik ve hayretlik olayları da beraberinde getiriyor: 

   Sınıfta bayan öğretmeninden makas alacak kadar terbiyesizleşen öğrenciyi Müdür’e şikâyet eden öğretmene bu durumu abartmaması söyleniyor. 

   Arkadaşına ders esnasında durduk yerde tokat atan, dersten haber vermeden çıkan ve sınıfa saygısızca giren öğrenci hiçbir yaptırımla karşılaşmıyor. 

   Derste telefonundan müzik dinleyen, chat yapan öğrencileri kimse uyaramıyor. 

   Kıyafette artık sınır tanımayan okullar öğrenicilerin, bırakın saç kesimlerini; hızma pearcing gibi aksesuarlarla bile okullara gelmesine izin veriyorlar, vb.

    Hepimizin bu çorbada tuzu var! 

    Tüm bu vurdumduymazlığın temel nedeni Özel Eğitim Kurumları’nda maddî kaygı devlet okullarında ise sırf bir yerlere sorun götürmeme gayretleri ve koltuğu koruma dışında başka ne olabilir acaba. 

    Öğretmene mesleğini unutturan onları neredeyse kapıkulu yapan bu zihniyet kendisini nasıl bir ulvî görev içinde görüyor. Ya da kendilerine verilen bu rolleri kabullenen sınıfta otorite kuramayan, liderlik vasfı oluşmamış ve tüm bunların yanında, bilim sosyoloji ve formasyon olarak kendini yetiştirmemiş öğretmenler, aldıkları bu kutsal emaneti ileriki nesillere nasıl teslim etmeyi düşünüyorlar.

    Öğretmenine sahip çıkmayan doğru düzgün hizmet içi eğitim vermeden, kâğıt üstünde yüzlerce saat eğitimin pratikteki uygulamalarda buhar olduğu ayan beyan ortada olan yetkililer günü geçirmenin verdiği hazla akşam rahat uyabiliyorlar mı?

      Peki, veliler bu resmin neresinde acaba? 

    Gittiği okullardan tasdikname ile uzaklaştırılmış öğrencilerini kayıt ettirdikleri yeni okullarında nasılsa bu kadar para verdik veya yönetmelik korumasına girdik, artık buradan da atamazlar diye hesap mı yapıyorlar. 

   Ya da okul seçimini yaparken, tam gün eğitimi olan okullara tercih etmelerinin nedenini eğitim yerine bütün gün çocukları buraya tıkıp kendileri rahat rahat dolaşsın diye mi yapıyorlar. Kendi çocuklarının öğretmenlerine yapmış oldukları saygızılıkları örtbas etmek için paralarını, nüfuslarını kullanarak iyi bir şey mi yaptıklarını sanıyorlar? 

   Heyhat tüm bu olanlardan sonra bu oyunun tüm oyuncuları birbirlerini kandırarak oynadıkları bu oyunu, yılsonunda kendilerine verilen yıldızlı beşler, takdirnameler, oluşan sahte belgelerle mi perdelemeye çalışıyorlar? 

   Asıl bu eğitimin sonucunun tescili OKS -  ÖSS’de barajı dahi geçemeyen sıfır puan alan çocukların durumudur. 

   Tüm bu olanlara rağmen uyanmamalarının sebebi, yoksa bu kadar komik puanlarla bir vakıf üniversitesi ya da özel bir fen lisesikazanmaları mı? 

  Herkes kendine bir çeki düzen versin de eğitimin bu şımartılmış haline biraz terbiye gelsin. 

  Sözlerimizden sonra da hemen bir filin zücaciye dükkânına girişi şeklinde uygulamaya da geçilmesin.  

  Bu çocuklar hepimizin geleceği ve bizim şu dünyada en önemli silahımız onların eğitimi ve ahlakı. 

                          Yeni SBS Sistemi  -2- 

   Geçen Hafta başladığımız SBS sistemini açıklamaya devam ediyoruz. İlköğretim 6.7. sınıf öğrencilerinin velileri lütfen dikkat. Hala çocuklarımızın nasıl bir sınavla karışılacaklarını bilmeyen milyonlarca Veli var. Çocuğunuzun geleceği için bizi takip ediniz. 

 Yeni SBS sisteminde sınavlar her yıl dersler bittikten sonra yapılacak ve sınavda ağırlıklı olarak Türkçe, matematik, sosyal bilgiler ve yabancı dilden sorular sorulacak. Sınavda; ilköğretim 6. sınıf öğrencilerine 80, 7. sınıf öğrencilerine 90, 8. sınıf öğrencilerine ise 100 soru sorulacak.   

Soruların standart puan çarpım katsayısı ise; Matematik ve Türkçe sorularında 4, Fen ve Sosyal Bilimlerde 3, Yabancı Dil sorularında ise; 1 olarak belirlendi.

Bu yıl OKS sınavı son kez yapılacak ve bir değişiklik olmayacak. Değişiklik şu anda sadece 6 ve 7 sınıf öğrencileri için geçerli olacak. Ayrıca; sınav notunun %25 i okul puanından hesaplanırken %5 i de davranış notundan eklenecektir.                     

                   ÖSS Öğrencileri Uyanın 

 

    Bu yıl daha enteresan bir durum var sanki. 

    Her sene ÖSS ye hazırlanan öğrenciler bu aylarda artık yaz tatili rehavetinden çıkıp yavaş yavaş sınav motivasyonunu kazanmış olurdu. 

  Bu sene ne hikmetse öğrencilerde daha herhangi bir çaba yok. ÖSStarihinde bir ilk olan Lise sonların sınava girmeyecek olmalarının verdiği rahatlık mı, yoksa kuşak gevşeklimi daha henüz anlayamadık.  

    Yalnızca bu da değil. Geçen yıllarda daha çok soru soran, test çözen derse daha çok vakit ayıran öğrenciler vardı sanki. Bölgemdeki okulları ziyarete gittiğimde teneffüste bile koridorlarda soru çözen çocuklar görürdüm. Şimdi bunlardan da eser yok.   

   Eskiden kitap başında geçen zamanlar demek ki şimdi İnternet başında geçiyor. Hal böyle olunca binlerce sıfır çeken öğrenci mi dersiniz, barajın altında kalan yüz binler mi sınavı kazanmayan milyonlar mı?

 

      ÖSS ye hazırlanan arkadaşlar artık toparlanın!.

 

   Yapacağınız ilk ve en önemli hareket hemen bir Günlük Çalışma Programına sahip olmak. Plansız, programsız çalışmada hiçbir şeye vakit yetmez ve hep kaybedersiniz.

 

      Öyle monoton programda olmasın. 

    İçinde dersin yanında, testin yanında, Televizyon, bilgisayarda oyun, msn, geyik yani sizin için hayatın her şeyi olsun. 

     Ama hakkıyla olsun. 

    Madem bu yıl hayatının virajı o zaman dersin hakkı çok, eğlencenin hakkı az olsun. 

    Eğer bu adaleti kendi hayatında sen sağlayabilirsen emin ol bunun karşılığını alacaksın inşallah.

Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim