• BIST 107.303
  • Altın 152,637
  • Dolar 3,7081
  • Euro 4,3591
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 16 °C

Şeriat Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

20.08.2013 23:16
Şeriat Üzerine Kısa Bir Değerlendirme
Şeriat kelimesi Arapça kökenli bir sözcük olup; “yol; mezhep; metod; adet; insanı bir ırmağa, su içilecek bir kaynağa ulaştıran yol ve hukuk anlamına gelir.

Dolayısıyla kelime anlamı olarak ve dinsel anlamda Yahudi şeriatı Hristiyan şeriatı ve İslam şeriatı denilebilir.

Kamus’a (Şemsettin Sami Efendinin hazırladığı eski sözlük) göre Şeriat, “evamir ve nevahi-yi İlahiyye ve ayet ve hadis ve icma-ı ümmet esasları üzerine müesses kanun-u İlahi” diye tarif ediliyor. Günümüz türkçesi açısından şeriatın “İlahi emirler ve yasaklar” oluşu. Diğeri, bu İlahi kanunların “ayet, hadis ve icma” denilen temeller üzerine kurulu bulunduğu ifade edilmektedir.

İslam hukuku (fıkıh) alimleri, şeriatı üç ana bölümde incelemiştir: İbadetler, muameleler ve ceza hukuku.

1- İbadetler: İbadet İslam’da, genel olarak Allah’ın hoşnut ve razı olduğu her çeşit eylemi kapsamına alır. Özel anlamda ise, ayet ve hadislerde özel şekil ve şartları belirlenen ibadetlerin uygulanması kastedilir. Namaz, oruç, hac, zekat ve kurban bu ibadetlere örnek olarak verilebilir.

2- Muameleler: İnsanlar arasında medeni, ticari, ekonomik ve sosyal bütün ilişkileri, insanların devletle ve devletlerin de birbirleriyle münasebetleri bu bölümde yer alır. İslam dini doğumdan ölüme kadar evlenme, boşanma, nafaka, velayet, vekalet, vesayet, miras, alış-veriş gibi toplum hayatının gereği olan tüm medeni muamelelere ve hatta devletler hukukuna ait hükümler getirmiştir.

3- Ceza hukuku: İslam şeriatının kullanımda olduğu bir İslam ülkesinde, İslam dininin emir ve yasaklarına uymayan ve/veya toplumsal düzeni bozmaya çalışan kimselere karşı verilecek bedeni, mali veya caydırıcı bazı cezai hükümleri kapsar.

İslam şeriatının kaynakları nelerdir:

İslam şeriatı klasik olarak temelde dört delile dayanır.Bunlar Şer’i deliller olarak da anılan: Kitap Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas’tır.

1- Kitap (Kur’an, içerdiği hükümler)
2- Sünnet (İslam’ın son peygamberi Muhammed’in söz ve fiilleri)
3- İcma (İslam bilginlerinin görüş birliği içinde bulundukları konular)
4- Kıyas (birbirine benzeyen meselelerin hükümlerinde de benzerlik bulunması)

İslamda en önemli hukuk bilginlerinden olan; Cafer-i Sadık (ö 765), Ebû Hanîfe (ö. 767), Şâfiî (ö. 819), Mâlik b. Enes (ö.795) ve Ahmed b. Hanbel (ö. 855)’in temsil ettiği ekollerin sistemleştirilmesiyle mezhepler ortaya konmuştur. Sözkonusu mezheplerde ve ağırlıklı olarak bu mezheplere ilişkin şerîat hükümlerini ortaya koymada müçtehit dediğimiz hukuk alimleri tarafından kitap, sünnet, icmâ ve kıyastan başka fer’î deliller adı verilen maslahat (toplum yararı), örf ve adet, İslam’dan önceki şeriatlar (Şer’ü men kablena), Sahabe görüşleri (Sahabi kavli) gibi deliller de kullanmışlar, böylece dayanılan kaynakları zenginleştirmişlerdir.

İslam Ceza hukuku açısından

Kısas; cana can, göze göz gibi doğrudan suçu işleyenin işlediği suçun aynısı bir karşı eylem ile cezalandırılması anlamına gelmektedir. Fakat bu hususta da devlet tarafından yargılama yapılmakta suç sabit görülmesi durumunda bu suçtan zarar görene sorularak kısas uygulanmakta veya uygulanamamakta.

Hırsızlık; Kuranda hırsızlık eyleminde sağ elden başlayarak, el ayak gibi organlardan bir tanesinin kesilmesi şeklinde olsrsk ifade edilmekle birlikte bu cezanın uygulanabilmesi için hırsızlık yapan şahsın temel ihtiyaçtan (açlık vb) mı, malın bedelinin düşük olup olmaması, yoksa kleptoman mı vb hususların da Kuran ayetleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Özellikle Kuranda belirtilen ceza hükümlerine ilişkin işlemlerde Kuran hükümleri bir bütünlük içinde değerlendirilerek hareket edildiği de bilgi dahilindedir. Peygamberin vefat tarihinden (632) Osmanlı idaresine kadar olan dönemde el kesme cezalarına ilişkin oldukça sınırlı uygulama yapılabildiği ve bu hususta tersine bir kanıt gösterilemediği de bilinmektedir.

Örneğin İçki içmek; Kur’anda içilmesi haram olarak belirtilmekle beraber dünyevi anlamda cezası belirtilmeyen bir suç olan içki içmenin cezası icma yoluyla 80 sopa olarak tayin edilmiştir.

Diğer taraftan örneğin kurandaki içki yasağından hareketle uyuşturucu kullanımının da dinen yasak ve haram olduğuna hükmedilmesi kıyas uygulamasına bir örnek olarak ifade edilmektedir.

Günümüzde 1839 tanzimat fermanı ile başlıyan süreç içerisinde ve cumhuriyet ile birlikte ülkemiz hukuk sistemi bütünüyle batı hukuk sistemine evrilmiş şeriat hukuk sisteminden vazgeçilmiştir.

Bu haber toplam 546 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mazbatayı aldı göreve başladı17 Nisan 2014 Perşembe 17:49
  • Alibeyköy Barajının İlginç Detayı06 Mart 2014 Perşembe 18:21
  • 4. Etap’ta tapu hasreti bitiyor12 Şubat 2014 Çarşamba 21:29
  • Bu fırıncılar uslanmaz12 Şubat 2014 Çarşamba 01:52
  • Milli Eğitim, camiasını ödüllendirdi06 Şubat 2014 Perşembe 17:28
  • Edirne Koleji'nde Bilgilendirme Toplantısı20 Ocak 2014 Pazartesi 20:37
  • Ak-Sek Vakfı Eğitime Destek İçin Hazırlıklarına Başladı!18 Ocak 2014 Cumartesi 01:47
  • Deprem afet gönüllülerine eğitim10 Ocak 2014 Cuma 20:55
  • Dere Yatakları Temizleniyor02 Ocak 2014 Perşembe 19:09
  • Çeşme Ildır'da Otel Yangını01 Ocak 2014 Çarşamba 16:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim