• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Saygılı ve Kaygılı A.Türk

20.02.2014 15:55
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Büyükşehir Şehir Belediyesi’ne ait tiyatro salonunda önceki gün  DTP’li (Demokratik Toplum Partisi) 56 belediye başkanı, il genel ve belediye meclis üyelerinin katıldığı ortaoyununda bu partinin eşbaşkanı TBMM’nin eski maaşlı vekili Ahmet Türk’ün okuduğu basın açıklamasıyla ilgili soruşturma açtı. Soyadı Türk kendi şovenist ve bölücü bir Kürt olan A.Türk bu toplantıda neler söylemiş acaba?

İmralı’da yatan bebek katilinden “Sayın Apo” diye söz ederek saygıda kusur etmeyen A.Türk ve tayfası tiyatroyu boş zannedip kılıçlarını çekmişler. Kürt sorununda kalıcı barışın sağlanması için kapsamlı projeler üretilmediği için kaygılanan bu zat aldığı talimat gereği  şunları söylüyor: “İmralı’ya uygulanan politikalar bizleri kaygılandırmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne aday ülke statüsüne alınmasında sayın Öcalan’ın rolü herkes tarafından kabul gören bir realitedir.” Diyarbakır yollarında şifreleri bir kez daha çözülen saygılı ve kaygılı A.Türk ve dostlarının hatırlamaları gereken asıl gerçek var ki, İmralı’nın konuğunun yakalandığında “Türk Devletine hizmete hazırım. Benim annem de Türk’tür” itirafıdır.

Yunan pasaportlu seri katilin Fransız pasaportlu sekreteri DTP’li Leyla Zana’nın uzatmalı dava arkadaşı A.Türk PKK artıklarının sloganları eşliğinde karanlıkta ıslık çalmaya devam ediyor: “7 yıla yakın süredir tek kişilik İmralı Özel Cezaevi’nde tutulması yetmezmiş gibi, hem ulusal hem de uluslar arası hukukun kendisine tanıdığı haklar bile maalesef kullandırılmamaktadır. Son olarak verilen hücre cezasını, bulunduğu yer dikkate alındığında hukuk ve insaf ölçüleriyle bağdaştırmak olanaklı değildir. Devlet ve hükümet yetkililerinin bu haksız ve hukuksuz uygulamaya bir an önce son verip, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünde cesur ve kararlı adımlar atmalarını istiyoruz.” Bu ayini alkışlayan ve destekleyenlerin arasında Avrupa’nın başkenti (!) Diyarbakır’ın ünlü şovmeni nam-ı diğer belediyeci başı Osman Baydemir var elbette. Hani milletvekillerine Kürtçe, İngilizce ve lütfen Türkçe üç dilde yılbaşı kutlaması gönderen demokrat maşamız. AB destekli Türk Pamuk nasıl Nobel’i düşlüyorsa, yine AB’nin yerli taşeronu Kürt Osman da ihaneti kurumsallaştıranlardan biri olarak Paris’te bir ödül almayı niye düşlemesin ki?

Neyse biz, kaygılı A.Türk’ün dilinin altındaki baklaya dönelim. Öncelikle bu konuşma, Türk ulusuna ve devletine karşı meydan okumadır, aşağılamadır, teröre binlerce şehit veren Türk halkına saldırıdır. ‘İşgalci’ diye gördükleri Türk Ordusu’nun Tunceli dağlarında 350  kişilik teröristi kıskaça aldığı bir operasyon esnasında, terörü ve başını öven bu konuşma, DTP’nin kanlı terör örgütüne gösterdiği örgütsel dayanışmanın, bütünlüğün ve desteğin açık ifadesidir.

1984 Eruh katliamı ile başladıkları kanlı serüvenlerini insan hakları, demokrasi, barış ve kardeşlik safsatalarıyla süsleyip AB?nin eteğini giymiş DTP’li Türkler, Zanalar, Baydemirler ve yol arkadaşları yasal görünüşlü PKK’lıdırlar. PKK-DTP, Öcalan’ı siyasi irade olarak kabul etmektedir. Emir ve talimatları İmralı’dan almaktadır. Barışçıl çözüm dedikleri şey katil başının serbest bırakılması ve parti başkanı  olarak TBMM’ye girmesidir.

İdamdan yırtan İmralı’daki yeniden yargılanmayı ve hatta serbest bırakılmayı hayal ederken, DTP’de Apo’nun kanlı geleceğine yatırım yaparak yasal ve örgütsel olgunlaşma sürecini tamamlamaya çalışıyor. DTP’nin ve Apo’nun demokratik cumhuriyet söyleminin (Başbakan Tayyip Bey de bunu kullanıyor) ardındaki gerçek ülkemizin parçalanması ve bağımsız bir Kürt Devleti’nin kurulmasıdır.

Mesih Ağca’nın yanlışlıkla tahliyesi (!) sonrasında “Malatya’da doğdu, Papa’yı vurdu. Helal olsun Ağca helal olsun” diye bağıran Malatya’daki çete meraklılarına özenip, emperyalizmin ülkemize kanlı hediyesi uşak Apo’nun geleceği için kaygı duyan ve ayrıca saygı duydukları için bir imza kampanyası yürüten A.Türk, L.Zana ve O.Baydemir öncülüğündeki  PKK-DTP’liler “Urfa’da doğdu, Türkleri vurdu. Helal olsun Apo helal olsun” diye bağırabilecekleri tahliye gününü mü bekliyorlar?

Devletin ve milletin ölümcül suskunluğuna sakın aldanmayın. Emin olunuz ki, nerelere yaslanırsanız yaslanın, özlediğiniz o gün hiç gelmeyecek, gelemeyecek. O yaslandığınız kanlı dağların işgalci efendilerini Türk ulusunun süngü ucuyla denize döktüğünü ve vatan sınırlarını kanlarıyla çizdiklerini bilmiyor musunuz?

Bu yazı toplam 551 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim