• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 25 °C

Sarıgül: Yüzde 7 Farkla Başkan Seçilirim

14.11.2013 21:01
Sarıgül: Yüzde 7 Farkla Başkan Seçilirim
Sarıgül, "Atatürkçüyüm, solcuyum, demokratım, inançlıyım" diyor. Bu formülün tuttuğu, ettiği hizmetin değerinin bilindiği kesin. İşte Mustafa Sarıgül'ün o açıklamaları...

AK Parti'nin lideri Erdoğan için "Sayın Başbakan dünya lideri" dediniz ve ortalık karıştı!

Radyoda yapılan röportaj sırasında Gezegen Mehmet bana şunu sordu; 'Siz İstanbul'da Erdoğan ile yarışacaksınız bunu biliyor musunuz?' Ben de, 'AK Partililer başbakanı dünya lideri olarak takdim ediyor. Koskoca dünya lideri dünyayı bıraktı da İstanbul ile mi uğraşacak!' diye bir latife yaptım. Ama o sözlerimi şakadan anlamayanlar başka türlü yansıttılar. Bu bir espiriydi.

İstanbul seçimlerinde Başbakan ile karşı karşıya kalacaksınız...

Yine söyleyeyim; İstanbul Belediyesi Başkanlığı seçimi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın meselesi olmamalı. Bu, belediye başkan adayları arasında geçmesi gereken bir yarış. Güçler dengesi ve siyasi ahlak da bunu gerektirir. Ama ben, kendisi isterse Başbakan ile yarışmaya da hazırım. Negatif, kavgacı bir kampanya yapmayacağım. Projelerimi anlatacağım. İnanıyorum ki; anlattıklarımı duyunca demokrasi isteyen herkes, geçen seçimde AK Parti'ye oy vermiş seçmen de bizi, beni tercih edecek. Ben AK Parti'nin de oylarına talibim. İstanbul'daki belediye seçimi çok önemli bir değişimin adı olacak. 20 yıldır aynı siyaset İstanbul'u yönetiyor artık değişimin zamanı geldi.

'KAVGACI BİR KAMPANYA YAPMAM'

İlk basın toplantınızda "Tehlike yanımızdan geçerken sessiz kalamayız" dediniz...

O sözünü ettiğim tehlike ciddi boyuttaki kutuplaşmadır. İktidar diyor ki; 'Türkiye'nin yüzde 50'si benim, gerisi beni ilgilendirmez.' İktidar kendi yüzde 50'sinin dışındakine saygı göstermiyor. 'Çapulcu' diyor! Bu dışlama, bu ülkeyi ikiye bölme çok çok büyük bir tehlike. Türkiye tarihinde böyle bir kutuplaşma görmedi.

Korkum şu: O ayrıştırma yarın iç çatışmaya kadar gider ve Taksim'deki gibi palalı adamlar sokağa çıkar. Benim işim o palılara yanlış yolda olduklarını anlatmak ve bu kutuplaşmayı kırmak.

'Çare Sarıgül' deniyor...

Toplum mutsuz, endişeli. Bu kutuplaşma AK Parti'ye oy vereni de artık korkutuyor. Halk, bir umut, bir ışık, bir yenilik, bir değişim arıyor. Çare olarak da Sarıgül'ü görüyor. Şöyle bir dönüp geriye bakın. 'Çare Sarıgül' sloganı en az 4 yıldır var. Çünkü bizim Şişli'de yaptıklarımız, uyguladığımız model, yarattığımız dostluk, sevgi, birlik havası herkese umut oldu. Sağlık, eğitim, engelliler, emekliler, spor, kadınlar, gençler ve demokrasi için yaptıklarımızı herkes görüyor. Camilere, cemevlerine neler yaptığımızı herkes biliyor. Millet 'Çare Sarıgül' derken yaptığım bu hizmetleri kastediyor. Artık bu hizmetleri İstanbul geneline yayma zamanı geldi.

Seçilirseniz belediyenin geçmiş dönemlerine ilişkin yolsuzluk araştırmaları yapacak mısınız?

Kimseyi suçlamak gibi bir hedefim yok. Durup dururken neden yolsuzluk araştırması yapayım ki? O savcıların, müfettişin işi. İstanbul halkı bize görev verdiğinde benim görevim halkın hakkını korumaktır. O sırada yargıdan bana intikal eden konu olursa üstüme düşeni yaparım.

Kazanırsanız farklı bir siyasi görüşün 20 yıllık uzantısı olan belediye kadrolarıyla karşılaşacaksınız....

Ben kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmam. İstanbul Belediyesi'nde çalışan hiçbir arkadaşımın evine ekmek götürmesine mani olmam. Şişli Belediyesi'ne ANAP'tan devraldım. O tarihte çalışan arkadaşlarımız halen göreve devam ediyor. Dürüstse, işini iyi yapıyorsa neden görevden alınsın ki? Deneyimli, çalışkan, halka saygılı çalışan başımın tacıdır. 

Kazanırsanız AK Partili ilçe belediyelerle ilişkiler nasıl olur?

Tabii ki çok yakın işbirliğimiz, diyalogumuz olacak. El ele, birlikte halka hizmet edeceğiz. Benim öncelikli hedefim İstanbul'a huzur getirmek ve kutuplaşmayı bitirmektir. Sorunları ilçe belediye başkanlarıyla birlikte aşacağız. Bu arada şunu da unutmayın: Ben Şişli Belediye Başkanı olarak 13 yıldır AK Partili isimlerle birlikte çalışıyorum.

'Muhafazakar demokratım' diyenden nasıl oy isteyeceksiniz?

Muhafazakar demokratlar bana dahaa çok oy verecektir. Benim dinime, örfüme, adetime bağlı, saygılı olduğumu bilirler. Onlar demokrasi için oy verecekler. Çünkü ben İstanbul'da, kin, çatışma, kavga dönemini bitireceğim. Bir daha 'Gezi Olayı' yaşanmayacak, kan dökülmeyecek, kavga olmayacak.

'AK PARTİ BENİMLE UĞRAŞIRSA HALK BUNU AFFETMEZ'

Ya kazanamazsanız?

30 yıllık siyasetçiyim. Milletvekilliği yaptım. 1999'dan beri belediye başkanıyım. Arkamda güçlü bir birikim ve deneyim var. Kazanamayacağım bir yarışa girmem! Kişiliğim de galibiyete endekslidir. Ayrıca başarmak zorundayım. Çünkü İstanbul'un bu büyük kutuplaşmadan kurtulmaya, huzura, demokrasiye ihtiyacı var. Yapılan anketlerde AK Parti seçmeninin yüzde 18.7'sinin oyunu alıyorum. BDP ve MHP seçmeninden de oy alıyorum. AK Parti seçmeninin de değişime oy vereceğini biliyorum. Her seçimde oyumu artırdım, 55 bin iken 90 bin oldu, son olarak 99 bin oy aldım. Çünkü seçmen bana oy verdiğinde pişman olmadığını, hizmet aldığını artık çok iyi biliyor.

Kazansanız bile ülkeyi AK Parti'nin yönettiği gerçeği var...

İşte bu konu önemli. Seçim bittikten sonra bu tür çekişmelerin bitmesi gerekir. Seçim sonrası tek hedef vardır: Halka hizmet etmek. Eğer kazanırsam ve eğer AK Parti benimle kavga etmeye, uğraşmaya girişirse seçmen, halk bunu görür ve affetmez. Sandık kutsaldır. Seçilene herkes saygı duymak, destek vermek zorundadır. Aksi bir durumda olursa, bilin ki ben bu zorluğu aşar ve altından kalkarım. 

Halka hizmetimi götürürüm. Aklı sıra beni yani seçileni engellemeye kalkanları da halk hemen cezalandırır.

Deniyor ki; Sarıgül'ün ilk hedefi belediye, sonra CHP liderliği ve başbakanlık...

Biz siyasetçiyiz. Ama bunlar insanın kendi isteğiyle olacak işler değil. Hepsi çok zor görevler. Buna toplum karar verir. Toplum ister, destekler, arka çıkar ondan sonra olur...

Güncel bir konu; "Kızlı erkekli evler" meselesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ne düşünmemi beklersiniz ki? Bunlar benim kafa yapıma ve insan hakları anlayışıma uymayan şeyler. Nitekim kendi içlerinden de çatlak sesler baş gösterdi. Sağduyunun sesi olanlar konuşmaya başladı. Gençler başımızın tacıdır. Kadınlarımıza saygımız büyüktür. Ben bu kızlı-erkekli çağdaş Atatürk Türkiye'sinde bir utanç olarak görüyorum. Bir yandan ileri demokrasi diyorlar bir yandan bunları gündeme getiriyorlar. Her sözleri, her işleri ülkeyi kutuplaştırmak üstüne kurulu. Yeter artık huzur, barış istiyoruz.

Bu haber toplam 873 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim