• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 19 °C

Renkli gazeteleri üzerimize örtün, öleceğiz!

12.04.2014 01:32
Harun Arslan / Beylikdüzü Muhabiri

Harun Arslan / Beylikdüzü Muhabiri

“Akıl başında ölümlerden farklı olan ölümlerde” söylenmesi gereken en anlamlı slogan: “Yaşasın Coca-Cola ! Yaşasın .... yaşasın .... yaşası ... yaşa ... ya ...” 

Bu satırları yazmadan önce sizlere “ani olarak öldüğünüzde yapmanız gerekenlerden” söz etmek geçti içimden… Ama bu bahsi sonraki bir yazımda açacağım…

***

SEVGİLİ İNSANLAR ...  DEĞERLİ İNSANIN DEĞERLİ BİR ŞİİRİNDEN; “BORSADA OYNAYABİLİRDİM ....” SÖZÜ GELİYOR AKLIMA VE DÜŞÜNÜYORUM; “BORSADA OYNAYABİLİR MİYİM ?” DİYE ... SİZCE YÜK TRENLERİ GEÇSİN Mİ BU ŞEHRİN ORTASINDAN HEPİMİZİ ÖLDÜREREK ? YOKSA HERGÜN ÇIKAN RENKLİ GAZETELERİ ÜZERİMİZE BİR SEREMONİYLE ÖRTÜP UYSALCA ÖLELİM Mİ HEP BİRLİKTE ? 

GAZETELER, HAYATIMIZI YALANA BOYAR YA DA AĞIRLIĞINI HİSSEDERİZ ÖNEMSENMEZLİĞİMİZİN 

Az önce yalan bir haber okuduğunuzdan pek çok yanılgıya ev sahipliği yapıyorsunuz şimdi. 

Gazeteyi bıraktınız ya oturduğunuz bankın üzerine. Hani bacak bacak üstüne atmadan az önce. Elbette sigaranızı da yakmadan. (Bu arada bilmiyorum ama siz gazeteyi bakmak için mi yoksa okumak için mi alıyorsunuz elinize? Bulunduğum yerden bunu fark etmemek olanaksız gibi görünse de zannedersem hem baktınız hem de gözünüze batan bazı yazıları okudunuz. Bu bana çok tutarsız geldi. Canınızın sıkkınlığından olsa gerek vapurun denize yakın ucuna diktiniz gözünüzü. Bunu fark edince intihar etme ihtimaliniz geldi aklıma. Sonra yüzme bilip bilmediğiniz. Daha sonra .... Herneyse....  Dini inançlarınız hakkında bir fikrim yok ama ölüye benziyordunuz buradan. ) 

O gazetenin sayfaları genelde iğrenç bir yaratığın ağzı gibi kokmakta ve lanetli şeytanın avukatlığını yapmakta bayan. Genel olarak nazikçe ölümü kabul etmemizi yazmakta ve yine genel olarak, yalan yazmakta. 

Siz bunları bilmiyor olabilirsiniz ama anladığım kadarıyla önemsemiyorsunuz da. Oysa bayan. Belki de bir otobüs kazasında öleceksiniz ve üzerinize yalanlarla dolu bir gazetenin sayfaları örtülecek. Ölüler korkutur biz insanları bayan. Sizin ölünüz de tabi. Ve böyle durumlarda gazetelere ihtiyaç duyulur.

Ölüm .... Küçük köylerin hoparlörlerinden yükselen selalarla daha güzeldir. Bu gibi yerlerde cenaze törenleri daha özeldir. Ölüm, binalara çarpmadan yanımıza daha fazla sokulabilir çünkü.  Bu da aklınızda bulunsun.  

TREN, SİGARALARA ÇARPARKEN 

(Tren istasyonunun gediklilerinden bir güvercinin not defterinden bazı şeyler....) 

Gündüz olduğunda geceyi özlüyor gibisiniz. Bu durumu anlamakta zorlanıyorum bayan. Oysa az önce bir trenin altında paramparça olan ben, zaman on beş – yirmi saniye önce dursaydı diye düşünüyorum şimdi. Bir çocuk vardı ya az önce raylarda izmarit toplayan. O artık yok bayan. Tek parça halinde değil en azından. Kana dayanamam bayan. Ama sizin için bakacağım bir süre ..... Evet ... Maalesef ... Dediğim gibi ...  Tek parça değil ....  Ama sigaralar duruyor bayan, sigaralar duruyor. Her birinde en az on – on beş fırtlık tütün var inanın bana. Bu çocuk çok çalışmış bayan. Bravo çocuk, demeli bu çocuğa, öldü ama ziyan etmedi dünyanın küresel servetini. Herzl’in çocuklarını, Sion’un çocuklarını üzmedi? Sadece öldü. Köleliğe duyarlıydı ve bunun için durum can sıkıcı değildi, iyiydi. Ve şimdi yaşasın sigaralar! Değil mi ?.... Yada ... Yaşasın Filistinli çocuklar ! ... Ne dersiniz ? Yada ‘Yaşasın Kartal Tren İstasyonu !’ ...  Olmaz mı ? .... En iyisi .... Yaşasın küresel bankalar ve sigara şirketleri ! .....  Yaşasın Coca-Cola ! Yaşasın .... yaşasın .... yaşası ... yaşas ... yaşa ...  

Ve istasyonlarda izmarit toplayan vatan evlatları hep birlikte ölsünler. 

Kölelik ritüelleri her zaman yerine getirilsin. 

Elbette siz Allah’ın (c.c) yarattığı sabahları kahve içerek karşılarken. 

MEDYA MEZARLIKLARINDA JAKUZİ GÜREŞLERİ 

(Bir banka şubesinde emekli babasının maaşını çekmek için kuyrukta bekleyen bir genç boşluğa şöyle seslenecekti. Vazgeçti. ) 

-Bu ülkede amerika alçağı aleyhine haber yaptığı için işten atılan haberciler tanıyorum. Bu genelde medya kuruluşlarının reklam aldığı kurumların – bankaların, telefon şirketlerinin, otomobil firmalarının vs... amerika ve onun efendilerinin ellerinin içinde olmasından kaynaklanıyor. Ve canım haberciler; küresel eşkıyaların yerel şebekelerinin temiz giyimli, genelde kravatlı, temiz gömlekli, büyük bir titizlikle paraya tapan, hayatı boyunca nasıl daha kaliteli yozlaşılabilinir sorusuna cevap arayan, gece yastığa başını koyduğu zaman jakuzilerde güreştiği kadınları anımsayanları, hayatları boyunca kutsal bir kavramı çok az anmış dudaklarından büyük bir nezaketle çıkan, iş dünyasının soysuz anlatımlarından bir anlatımla kapı önüne konulmuşlardır. Plazalardakiler,  çocukların kimi zaman içine toz şeker koydukları – ki bundan hoşlanan çok çocuk vardır ülkemizde – yarım ekmeklerini nasıl alabiliriz hesabını yaparlar genel olarak. Tabi değişik kadınlarla yaptıkları jakuzi güreşlerinden artan zamanlarında ve plazaların barlarında olmadıklarında. Bizlerse jakuzi güreşlerinin her zamanki müdavimleri köşe yazarlarının – bunlar kimi zaman kadın (!), kimi zaman erkektir (!)  - yazılarının içindeki anlam versiyonlarından ve çağrışımlarından ayıklayacağız insancıllığı, umudu, hak vermeyi falan öyle mi ? 

Bayanlar, baylar !  Dünyanın gerçekleri çok az gazetede her gün bulunurlar. Ama zannedersem bunun farkına varamadınız.

Bu sabah olduğu gibi yarın da yalanlar içinde kulaç atarak ve kendi ekseniniz etrafında dönerek; bir gün sizin de nazik kafanıza dayanacak silahları hiçbir zaman tanıyamayacak ve anlayamayacaksınız. 

Bu üzücü.

Sizler adınıza üzülmek ağır gelse de bunu yapmaya alıştım. 

Zira sizin gibi numunelerden çokça var her sabah Kadıköy’ü öpen vapurlarda.

Bu yazı toplam 714 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim