türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 98.991
  • Altın 219,806
  • Dolar 5,5632
  • Euro 6,4169
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 13 °C
  • İzmir : 16 °C

Psikologlar müziğini reçete diye veriyor! - ANJELİKA AKBAR

08.01.2014 15:01
Psikologlar müziğini reçete diye veriyor! - ANJELİKA AKBAR
Eserlerinin insanlar üzerinde bıraktığı olumlu etkiler nedeniyle psikologlar hastalarına, bazı özel okullarda ise rehberlik öğretmenleri ders aralarında çocuklara kullanıyor onun bestelerini...

Hatta Davranış Bilimleri Enstitüsü'nde sanat terapisi uygulamalarında bile onun müzikleri kullanılıyor. Anjelika Akbar için bundan büyük mutluluk yok. Çünkü o eserlerini, insanların iyi duygularını ortaya çıkarması için yapıyor. Besteci ve piyanist Akbar ile keyifli bir röportaj yaptık.

Üç yaşında piyano çalmaya başladığınız, beş yaşında da ilk bestenizi yaptığınız doğru mu?

Tabii ki doğru. Dünyada algıladığım seslere reaksiyonlar veriyordum. Piyanoya özel bir ilgim vardı. İki buçuk yaşındayken annemden nota öğrendim. Oyuncağım olmadı hiç. Annem nota çizer, ben bilmeye çalışırdım. Pikabım, plak koleksiyonum vardı. Müzik dinlerken resim yapıyordum. Tiyatro, opera ve baleye de gidiyordum. Rusya'da küçük çocukların operaya gitmesi için yaş sınırı yok. Annemin verdiği en büyük ceza 'bugün piyanoya dokunamazsın' demesi olurdu. Dört yaşındayken beni bir profesöre götürdüler. Müziğe karşı özel bir yeteneğim olduğu ortaya çıktı. 

Peki neden dünyanın başka bir yerine değil de Türkiye'ye geldiniz?

Buraya gelme nedenim bana bağlı değildi. Rusya'da UNESCO üyesiydim. Eski eşimle birlikte Uluslararası Film Projesi'nde çalışıyorduk. O senaryo yazıyor, ben besteciliğini yapıyordum. Ülke ülke gezerken Türkiye'ye geldik. Hamileydim. Doğumu burada yapmam gerekiyordu. Birkaç ay oğlumu yetiştireyim derken, Rusya dağıldı. Burada kalmaya karar verdik.

Aileniz orada mıydı?

Evet. Ama şu anda bütün ailem dünyanın farklı yerlerine dağıldı. Kendimi bu toprağa ait hissettim. İki buçuk yıl yaşadıktan sonra anladım ki Türkçe'yi, insanlarını seviyorum. Yurtdışına gitmek için iyi fırsatlarım oldu. Ama buraya bağlanmıştım. Oğlum burada doğdu, Türk oldu. Anadili Türkçe. Hiç pişman olmadım. 

Türkçe'yi ne kadar zamanda öğrendiniz?

İki yıl sustum sonra rüyalarımı Türkçe görünce de aniden konuşmaya başladım. Esprileri anlamaya başladığımda konuşabiliyordum artık. Şimdi şiirleri Türkçe yazıyorum. Rusça'dan Türkçe'ye çevirdiğim kitaplar da var.

Anne olmaya hazırlanırken müzikle de uğraşıyordunuz. Ailenizden ayrılmıştınız ve Rusya'da karışıklıklar vardı. Bunlar sizi nasıl etkiledi?

Elbette derinden etkiledi. Bir düzenin içinde bir ihtilal olur ama sistem yine de devam eder. Bizim yaşadığımız başka bir balon vardı. Kırıldı, patladı ve ortaya bambaşka bir düzen çıktı. Sokaklarda görmediğiniz mafya temsilcileri ortaya çıkıp belli pozisyonlara geldiler. Sanatın ve bilimin üzerine basılarak bir şeyler yapılmaya başlandı. Bunlar çok acı şeyler. İki-üç yıl Rusya'yla ilgili hiçbir şey duymak istemedim. Annem sokakta hiçbir şeyin bulunmadığını anlatıyordu. Tozşeker çok değerliydi ve annem tanıdığımız profesörlere gittiğinde onu götürüyordu. Ekonomik olarak durumumuz çok iyiydi. 

Annem o durumdan çok etkilenmedi. Ama çok değerli hocalarım sokaklarda çok değerli 100 yıllık kitaplarını satıyordu ekmek almak için. Hala anlatırken kötü oluyorum. Zor zamanlar yaşadım ve üzerimde büyük yaraları oldu. Sanatımı da etkilemiştir. Ben sanatımla insanların iyi duygularını ortaya çıkarmaya çalışıyorum. 

Sonra tekrar ne zaman gittiniz Rusya'ya?

Yıllar sonra babamın yanına Kiev'e gittim. Uçaktan titreyerek indim heyecandan. Eskiden eşitlik vardı. Şimdi birileri hizmetçi pozisyonunda, birileri patron olmuş. Acımasız bir sistem geldi. Rusya'da yetişmiş biri için bu çok zor. Evime ilk kez yardımcı çağırdığımda odamda saklandığımı hatırlıyorum. Ben odada oturuyorum ve biri bana temizlik yapıyor. Korkunç bir şey bu! Hamileyken doktora gittiğimizde inanılmaz paralar almıştı bizden. Oysa bizde her şey bedava! Benim için ilginç şoklardı.

Doğaçlama müzik yapmak için konsantre şart. Böylesi stresli bir ortamda bunu nasıl başarıyorsunuz?

Çocukluğumdan beri felsefeyle uğraşıyorum. Stresli hayattan korunmak için kendime göre tekniklerim var. O kadar zor şeyler yaşadım ki bunları uygulamamış olsam çoktan vazgeçmiştim. Hayat bana zor şeyler getirdi. Ama her şeye felsefe olarak bakıyorum. Meditasyon yapıyorum. Bir sürü teknik biliyorum. Kendim için bir sentez yarattım. Yıllardır et, tavuk yemiyorum. Sigara, içki kullanmadım. Müzik de kendiliğinden koruyucu bir kalkan gibi. İçine girdiğimde başka bir dünyada yaşıyorum. Burada gözüküyorum ama müzik gezegeninin bir sakini oluyorum. 

Bugüne kadar hiçbir klasik müzik konserinden beğenmediğiniz için çıktığınız oldu mu?

Evet. Yorumu, orkestrayı, konsepti beğenmemiş olabilirim. Türkiye'de bir iki konser bana çok sahte geldi. Kimbilir belki insanlar da benim konserimi beğenmeyip çıkıyor olabilir. Dünyada o kadar çeşitli insanlar var ki. Herkesin her şeyi beğenmesi mümkün değil. O zaman herkes aynı ruh gibi olur. 

Oğlunuzun müziğe ilgisi nasıl? Oğlumun adı Yürek. Her tür müziği dinliyor.

Hatta benim kulaklarımı tıkadığım müzikleri de. Evin içinde çok fazla müsaade etmiyorum açıkçası. Çünkü bünyem bazı şeyleri kaldırmıyor. Rap müziği dinleyemiyorum mesela. O monoton konuşmalar sinirlerimi bozuyor, dayanamıyorum. Türkçe ve Rusça rap daha iyi ama İngilizce rap'e alerjim var. Müziği frekans olarak algılıyorum. Benim bazı bağlantılarımı kesiyor. Alkışlıyor. İşte o en güzel alkış. 

Yakın zamanda gerçekleşecek projeniz var mı?

Ben, Erkan Oğur, Ercan Irmak, perküsyonda Mısırlı Ahmet veya Akatay Project bir Anadolu turnesine gidiyoruz. Böyle bir turnemiz olacak. Meditasyon CD'si yakında çıkacak. Senfonik eserlerim CD olarak kayıt edildi, çıkacak. Yine birkaç farklı insanlarla buluşmalarımız olacak. 

Suyla ilişkiyi önemsiyorum

Peki konserlere nasıl hazırlanırsınız?

Meditasyon yapıyor, kimseyle görüşmüyorum. Dua ediyorum ki, Tanrım beni yönlendirsin, benden geçirmek istediği düşünceleri salondaki insanlara ulaştırsın diye. Gazete okumuyor, televizyon izlemiyorum. Üzücü haberler olabiliyor. Çok hassas bir bünyem var. Konserleri açık kalp ameliyatına benzetiyorum. Ben doktorum ve insanların kalbi müziğe açık. Hayatımda hep müzik var. Uykumdan uyanıp beste yazıyorum.

Arada kaçırdıklarınız da oluyordur mutlaka...

Evet, çünkü bazen uyanamıyorum! Kaçırdıklarım çok olmuştur. İnşallah tekrar uğrarlar.

'Bir Yudum Su', ilk albümün devamı niteliğinde değil mi?

Evet. Çünkü dinleyicilerim çok sevdiler. Bütün o eserler çok sade, sakin. 

Davranış Bilimleri Enstitüsü Sanat Terapisi Uygulamalarında huzur verdiği için yeni albümünüzü kullanıyormuş... 

Çok güzel bir his. Daha önce 'Birden Bire' albümüm de pek çok psikolog tarafından reçete gibi veriliyordu. Şimdi de özel bir kolejde aralarda çocuklara 'Bir Yudum Su' albümüm çalınıyormuş. 

Su ile ilişkiyi neden önemsiyorsunuz?

Çünkü suyun formu ve rengi yok. Her forma giriyor özünü kaybetmeden. İnsan doğasına benzetiyorum. Bana hissettirdikleri çok farklı.

Reklam yapmaya hiç ihtiyacım yok benim

Pek çok sanatçıyla ortak çalışmanız oldu. Türkiye'de bireysel başarı kazanma derdinde olan sanatçılara da örnek oldunuz. Bu sizin çalışma prensibiniz mi?

Müziğin sınırları içinde olmayı sevmiyorum. Çünkü müzik sınırsız. Bana bir beste geliyorsa ona yakın olan insanları, renkleri içine monte ediyorum. Birlikte yaratılan şeylere değer veriyorum. Ortak yaratım süreci çok önemli. Her insanda farklı bir enerji var. Şanslıyım ki Türkiye'de çok değerli insanlarla çalıştım. Kendimi ortaya çıkarıp, ispatlamak gibi bir derdim yok. Müziği aşık olduğum için yapıyorum. Projelerim farklı olabilir. Beni tanımayanlar reklam yaptığımı zannediyorlar. Asena ile ortak proje yapmamız bu şekilde değerlendirildi. Neden reklam yapayım? Kendimle o kadar mutlu ve huzurluyum ki, salonda bir kişi bile alkışlıyorsa bu çok önemli benim için. 

Kendi albümlerinizi dinler misiniz?

Kayıt esnasında dinliyorum. Sonra o doğmuş oluyor. Yeni bebek için yola koyuluyorum.

Ne tarz müzik dinlemekten hoşlanıyorsunuz?

Klasik, Hint, Anadolu ve Karadeniz müziğini seviyorum.

Bu haber toplam 1134 defa okunmuştur
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim