türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 9 °C

Perşembenin Gelişi

12.04.2014 12:01
Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Hani bir Atasözü vardır: “Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur” diye, işte Avrupa’nın durumu da yavaş yavaş belli olmaya başladı. Ekonomik dengeleri bozulunca gece gündüz yabancı uyruklu insanları düşünüp, nasıl kurtulacaklarının planlarını yapıyorlar. Sistem eskisi gibi işlemiyor, ekonomi çarkları rahat dönmüyor, işsizlik almış başını gidiyor ve onlar şaşkın şaşkın çevrelerine bakıp, dünün çaresiz ama bugünün büyümekte olan ülkelerini görüyorlar ve kahroluyorlar.

Yıllardır sömürdükleri, en berbat işleri en ucuza yaptırdıkları ve horladıkları yabancı uyruklu insanları şimdi istemiyorlar. Nasıl istesinler ki? Acınacak bir geleceğe doğru sürüklendiklerinin farkındalar ve bu nedenle de yabancı uyruklu insanların geçmişte yaptıkları o ucuz… kalitesiz ve bir o kadar da imaj zedeleyici (!) işlere talip oluyorlar. Almanya’da son açıklanan rakamlara göre işsiz sayısı 5 milyon civarında. Emekli yaşı ortalama 67’ye tırmanmış ve aylıklarda bir o kadar törpülenmiş. Eskiden bir makine satıp bedeliyle bir tır dolusu mal alabiliyorlardı, şimdi ise doğuya giden her kuruşun yarısının lüzumsuz sarf edildiğinden bahsediyorlar.

Ellerinde avuçlarında bulunanlar kendilerine yetmediği için, ülkelerinde yaşayan ve onların istediği oranda entegre olmayan insanları, bir bahane bulup “sepetlemeye” çalışıyorlar. Bunun için de akıl almadık kuralları ve teamülleri uygulamaya koyuyorlar.

Bana göre en acımasız olanları “Rotterdam Belediyesi’nin” uyguladığı metotlar. Hani şu her sene Bolu’ya gelen ve bir türlü arkası kesilmeyen incelemelerde bulunan ve tüm bunların “eğitim” amaçlı olduğunu söyleyen gurup var ya, işte onların mensup oldukları belediyenin marifetleri. Adamlar yabancıları, özellikle “Müslüman’ları” “bir karış suda” boğmak için her türlü numarayı deniyorlar, gerektiğinde camilere bile saldırıp yakıp yıkıyorlar ve hiçbir şey yokmuş gibi buralara kadar gelip izzet-i ikram görüyorlar.

Bizim “Misafirperver” bir millet oluşumuz her kese kapılarımızı sorgusuz sualsiz açarız anlamına gelmemeli. Elbette Hz. Mevlana herkesi kabul etmiş ama biz hepimiz birer Mevlana olamayız ki. Ben şahsen böyle bir gurubu kabul ettiğimde karşıma alıp “Sizler ne hakla benim insanımın yolda “Türkçe” konuşmasına karışırsınız?” diye sorarım. Yıllardır bize baskı yapıp “Kürtçe yayın yapılsın” dahası “Kürtçe serbest konuşulsun” diyenler kendi ülkelerinde sokakta veya her hangi bir umumi mekanda “Flemenkçe” harici bir dilin konuşulmasını yasaklıyorlar. Pes doğrusu. Biz geçmişin hiçbir döneminde bu denli bir baskı uygulamadık. Yüzyıllar süren Osmanlı döneminde böylesine bir radikalleşmeyi uygun bulmadık. 

Alman Anayasası’nın 1. Maddesi şöyle başlar: 
“Die Würde des Menschen ist unantastbar. Sie zu achten und zu schützen ist Verpflichtung aller staatlichen Gewalt”. (“İnsan onuru dokunulmazdır. Devletin tüm organları buna riayet etmek ve onu korumakla mükelleftir”.)

Benim anadilim “Türkçe” ise ve sen benim sokakta konuşmama karışıyorsan, üstelik ceza vermeye kalkıyorsan benim haysiyetimi incitiyorsun demektir. Bugün Berlin’de okullarda denenenler yarın “Kuzey Ren Vestfalya’da” öbürsü gün tüm Almanya’da denenecektir.
Bu problemleri geçmişte göremeyip her yabancıyı çeşitli menfaatlerle ülkene doldurursan ve tek bir sınıf içerisinde 19 ayrı lisan konuşan çocukları bir araya getirip onlara iş ve aş veremezsen elbette sıkıntıya düşersin. Bu problemler durup dururken ortaya çıkmış değiller ki. Yıllardır uygulanan siyasetlerin, menfaatlerin ve sömürüye dayalı ticari zihniyetlerin bir sonucudur. 

Bu arada bize düşen,daha özverili ve gayretli çalışarak ,“Türkiye Cumhuriyeti’ni” bu köhnemiş zihniyetlere muhtaç etmeden, onurlu bir şekilde yaşayarak ekmek parası kazanma düşüncesi ile yurt dışına çıkıp, bu memleketlere yerleşmiş olan vatandaşlarımıza sahip çıkmaktır.

Bu yazı toplam 506 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim