• BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İzmir : 23 °C

Perhiz ve Turşu

09.01.2014 23:50
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

İktidar partisinin bir ilkesi vardı.

“Merkezi yönetimlerden çok, yerel yönetimlere ağırlık vermek “

Bu düşünceye bende katılıyorum.

Çok küçük işler için Valiler, Belediye Başkanları Ankara’da Milletvekili, Bakan kapılarının önünde bekletilmesin.

Genel Müdür ya da benzeri makamları aşındırmasınlar.

Ancak görüyoruz ki, İktidar bu söyleminden vaz geçti ve her şeyi merkezden idare etmeye niyetlendi.
Hem öyle niyetli ki, kanunla kurulan ve kanunla yetki ve sorumlulukları çizilen kurumların bile yetkileri budanıyor, görevleri yaptırılmıyor.

Belde belediyelerinden bahsediyorum.

Muhtarlıklardan bahsediyorum.

24 Nisan tarihinde İçişleri Bakanlığı genelgesi ile Belde belediye Başkanlarının ve köy tüzel kişiliği, yani muhtarların yetkileri elerliden alınıp valilere bağlandı. Valilikler şimdi bu genelgeyi teblig ile meşgul ama, gerek seçilmiş belediye başkanları, gerekse muhtarlar hep tepkili, hem de şaşkınlık içinde…

Şimdi bizim Konya’da yaklaşık 200 belde belediye Başkanı görev ve sorumlulukları yasalarla belirlenmesine rağmen, İçişleri Bakanlığının bir genelgesiyle tabir yerinde ise bir “kuşa çevrildi.” Ya da başka bir ifadeyse apoletleri sökülmüş Yunan zabitine döndürüldü.

Şimdi Anayasa’ya bakmak lazım.

Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli, müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Belediyelerin, Belediye başkanı, encümeni ve meclisinin görev, yetki ve sorumlulukları, Anayasa’nın 127. maddesi uyarınca çıkarılan 5393 sayılı belediye kanununa tadat edilmiştir.
Yine Anayasa’nın 127. maddesinde, merkezi idarenin mahalli idareler üzerinde idari vesayet yetkileri bulunduğu hükme bağlamıştır. Dolayısıyla merkezi idarenin, mahalli idareleri denetlemeleri söz konusudur.Bu açıdan belediyelerin yetkilerini kullanmasında valilik onayını öngören İçişleri Bakanlığının 24 nisan 2012 tarihli talimatı Anayasa öe 5393 sayılı belediyeler kanununa aykırıdır. Eğer bir düzenleme yapılmadan önce bir talimat veriliyorsa bu da doğmamış çocuğa don diktirmek anlamına gelir.

Kanun ve Anayasa ile belirlenmiş hak ve yetkileri, sorumlulukları olan Belediye Başkanlarının görev ve yetkilileri budandı ve başkanlar da muhtarlarda sözde başkan; sözde muhtar haline getirildi.
Tüm değilse bile, büyük yetkiler Valilerde.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan çok kısa zaman öncesi bir nutkunda “ Seçilmişleri atanmışlara kul etmem” diyordu.

Şimdi ben soruyorum nerde kaldı bu söz başbakanım?

İşte yine söylüyorum.

Burası Türkiye !..

Sözde demokrasi var,

Sözde hukuka saygı var.

Peki uygulama nasıl ?

İşte ortada.

Son günlerde İktidar partisi yetkilileri ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ortaya yine bir şey attılar.

Neydi o şey,

Başkanlık sistemi.

İşte bu İçişleri Bakanlığının genelgesi ile tek adam, tek yetkili ve başkanlık sisteminin ilk adımları atılıyor.

Tepkiler ölçülüyor.

Bizim muhalefet partilerine ve milletvekillerine soruyorum. Pek çoğunun bu genelgeden haberi bile yok.

Faso, fiso ile ilgilenmekten vakit bulamıyorlar.

Bence bu iş Anayasaya götürülecek bir konu.

Ya da Yerel belediye, belde belediye başkanlarının yürütmeyi durdurma kararı alabilmeleri için hukuka başvurma hakları…

Ama ne diyeceksiniz.

Kâğıt üzerinde demokrasi var.

Sözde yerel yönetimler var.

Yani bir tarafta perhiz; diğer tarafta turşu !..

Ancak uygulama adeta sultanlık.

Ne dersiniz?

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim