türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 98.106
  • Altın 230,590
  • Dolar 5,8229
  • Euro 6,7464
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İzmir : 24 °C

PAPADOPULOS'UN 'HAYIR' STRATEJİSİ

17.06.2014 13:21
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Kıbrıslı Rum lider Tasos Papadopulos’un Annan Planı’na ‘hayır’ demesi, gerçekten de plan Rumlar için bir ‘tuzak’ olduğundan mı? KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, referandumlar öncesinde tam da bunun aksini savundu. Annan Planı’yla Türkler üzerinde büyük bir oyun oynandığını, plan kabul edilirse adanın tümüyle Türklerden arındırılacağını söyledi. Eğer bunlar doğruysa, neden Rumların ezici çoğunluğu referandumda plana ‘hayır’ dedi?  

Birçoklarının kafasını karıştıran Annan Planı’nı belki de en iyi anlatan ifade,‘bardağın yarısının boş, yarısının dolu’ olduğu. Plan, Kıbrıs Türklerinin bağımsız, egemen bir devletini kabul etmese de, önemli kazanımlar getiriyordu. Rumların temsil ettiklerini iddia ettikleri 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti son bulacak, Kıbrıs Türk ve Rum kurucu devletlerinden oluşan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti kurulacaktı.Türk tarafı asker çekme ve toprak tavizleri karşısında, 1960 düzeninin ötesine geçen siyasal ve hukuki haklara sahip olacaktı. Rumların Kuzey’deki özgürlüklerine sınırlamaların, Türkiye’nin AB üyeliğinden bağımsız olarak, 19 sene sonra ortadan kalkacak olması ise riskleri beraberinde getiriyordu.  

NE İSTEDİLER, NE ALDILAR  

Gerçekte Kıbrıslı Rumlar da Annan Planı’nın son versiyonunda önemli tavizler kopardılar. Rum kesiminde yayımlanan Alithia gazetesi, 8 Nisan’da “Ne İstedik ve Ne Aldık” başlığı altında Rum tarafının kazanımlarını şöyle sıralıyordu:  

-Kuzey’e geri dönecek Rum göçmenlerin sayısı yüzde 21 oranından yüzde 33’e yükseliyor.

-Yaklaşık 100 bin Rum Kuzey’e dönebiliyor.

-Rumlar, mallarının 1/3’ünü hemen alıyorlar.

-Rumların Kuzey’de ikinci bir ev kullanımına sınırlamalar kalkıyor.

-İki bölgelilik daha gevşek hale getiriliyor.

-Geçici düzenlemeler, Rauf Denktaş’ın katılımı dışarıda bırakılarak iki aya sıkıştırılıyor.

-44 bin 350 Türk askeri aşamalı olarak gidiyor.

-Başkanlık Konseyi, 6 Kıbrıslı Rum ve 3 Kıbrıslı Türk üyeden oluşuyor.

-Başkanlık süresi, Kıbrıslı Rumlar 40 ay, Kıbrıslı Türkler 20 ay şeklinde oluyor.

-AB mevzuatı, kalıcı derogasyonlar olmadan tam olarak uygulanıyor.  

Rumlar, kendileri açısından böylesine önemli avantajlar içeren bir planı neden reddettiler? Referandum öncesinde Papadopulos, planın Türkiye tarafından uygulanmayabileceğini öne sürerek, BM ve AB’den güvence istedi. Sonra AKEL, kampanya yapmak için çok az bir süre olduğunu savunarak referandumun ertelenmesini istedi. Rum yönetiminden gelen türlü gerekçelerin hepsi bir kapıya çıkıyordu: Önce 1 Mayıs’ta ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adıyla AB’ye girmek, AB masasına oturduktan sonra da Türk tarafını köşeye sıkıştırarak “daha fazlasını koparmak’.  

Avrupa Birliği, çözümü istemeyen tarafın Türkler olduğu düşüncesiyle Rum yönetimine üyelik için ‘açık çek’ verdiğinden, Rumlar ‘hayır’ oyu da verseler, ‘evet’ oyu da verseler 1 Mayıs’ta AB üyesi olacaklardı. Papadopulos, Rumlara gelinen aşamanın çözüm için son şans olmadığını, gelecekte çözüm için çok daha iyi fırsatlar çıkacağını anlattı. Hayır deseler de, 25 Nisan sabahı Kıbrıslı Rumların yaşamı değişmeyecekti. Papadopulos, kampanyası sonucunda istediğini aldı.  

YENİ BİR REFERANDUM OLABİLİR Mİ?  

Kıbrıs Rum Yönetimi lideri, şimdilerde AB ve ABD’den gelen yoğun tepkileri göğüslemekle meşgul. Bir yandan da 1 Mayıs sonrası stratejisini yaşama geçirmek için alttan alta çalışıyor.

Papadopulos’a göre, ‘Annan Planı gibi planlar ölmez. Kıbrıs Rum halkı zamanı geldiğinde bu plana ilişkin kararını verecek.’  

PAPADOPULOS’UN İŞİ ÇOK ZOR  

Papadopulos’un, AB’nin Türkiye ile müzakerelere başlayıp başlamama konusunda karar alacağı Aralık ayı öncesinde yeni bir girişimde bulunması muhtemel. Ancak bu kez işi gerçekten de çok zor olacak. Bundan sonra BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yeniden bir ‘müzakere süreci’ başlatması neredeyse imkansız. Çünkü Rum halkı Annan Planı’nı yüzde 76 gibi çok yüksek bir oranla reddetti. Dahası Papadopulos’un süreçte hiç de samimi davranmadığı ortaya çıktı.  

AB ise Kıbrıs’taki mevcut durum kendi ilke ve değerleriyle çeliştiğinden belki bir kez daha çaba gösterilmesini isteyebilir. Ancak bu olsa bile, Kıbrıs Rum yönetimi 30 yıldır sahip olduğu uluslararası toplum desteğinden bu kez mahrum olacak. Verheugen bile Rumlara, “BM planı, Türk askerlerinin çekilmesini öngörüyordu. Bu plan reddedildiğine göre, daha fazla asker de olabilir” dedikten sonra, Rumların müzakere pozisyonları eskisi kadar güçlü olmayacak.  

Başbakan Erdoğan Kıbrıs konusunda “son 50 yılın diplomasi başarısı” derken yanılıyordu. Aslında Papadopulos ve Rum yönetimi, “son 30 yılın en büyük hatasını” yaptı.

Bu yazı toplam 1159 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim