• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Özgürlük alanlarda

20.01.2014 00:53
Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Kadın kuruluşları "Kadın özgür olmadan ne toplum ne de erkek özgürleşemez" düşüncesinde ortaklaşıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle görüştüğümüz kadın kuruluşlarının değerlendirmeleri şöyle: 

Yaşamda Özgür Kadın Dergisi: 

Yeni bir yüzyıl başlarken kadının toplumsal konumu halen en temel sorun. Kadın sistemin ince politikaları sonucu kendine ve doğasına yabancılaşmış, nesne konumuna düşmüştür. Kadının toplum içinde düşürüldüğü bir dönemde, Kürt kadını kendini ateşten yaratma yücelişlerini yaşıyor. Özgürlüğe aşk düzeyinde bağlılığı, mücadelenin birçok yerinde direnen Kürt kadınları yaratmıştır. Yani, kadın özgür olmadan toplum, hatta erkek de özgür olamaz. Özgürlük güzelliktir, özgürlük çekiciliktir, özgürlük birleşmektir ve sonsuza kadar varolmaktır. Özgürlük Zilan gerçeğinde Zuhal yıldızı olmak, Semalarda yücelmek, 8 Mart'tan 21 Mart'a ateşten bir köprü olmaktır. Mezopotamya topraklarında tarihsel geleneğine uygun yeniden yükseliş; meşaleleşmekten ve güneşe ulaşmaktan geçer. Kadın, yaşam kaynağını güneşin ışığı ve sevgisinden alır. 

Dicle Kadın Kültür Merkezi: 

Kimlik, toplumsal birlik alanında kriz yaşanılan, silahlı çatışmaların yakıp yıktığı, doğal kaynakların çarçur edildiği, çevrenin tahrip edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu şiddete en çok maruz kalanlar da kadınlar. Kadın, kaybettiği yerden başlayıp yeryüzünü denetimi altına alan erkek egemenlikli sistemin akışını durdurmalı, kadın ve erkeğin eşit, özgür ve ortak iradesiyle oluşan sisteme nakşetmeli 2000 yılının ilk 8 Martı'nı. Ülkemizdeki acıları gideren, kanayan yaraları saran, kutuplaşma ve gerginlikleri ortadan kaldıran kadınlar topluluğu olmak, barıştan çıkarı olan tüm kadınların temel istemi. Türkiyeli halklarımızın zengin kültürleriyle üretken bir diyaloğu yakalamak çağdaş, demokratik bir ortamda dünya kadınlarıyla buluşmanın günü olan 8 Mart'ta herkesin kendi dili ile kardeş türkülerini söylediği, kadın özgürlüğü demokrasi ve barışın sesini yükseltmek için alanlarda olacağız. 

Emekçi Kadınlar Birliği (EKB): 

90 yıldan beri Emekçi kadınlar bu günü bir kavga günü olarak kutluyor. Biz 8 Mart'ı 'ulusal, sınıfsal ve cinsel sömürüye karşı özgürlük, örgütlü güçte' perspektifiyle kutlayacağız. Bu yaklaşım, geçen yıllarda yürüttüğümüz kampanyalarla da dillendirmiş ve kazanmanın ancak erkek emekçilerle omuz omuza verilecek bir mücadeleyle olacağının altını çizmiştik. Bu yılın etkinliklerinde şiddetin en yoğun ifadesi olan cinsel şiddeti teşhir etmeye özel bir önem veriyoruz. Özellikle gözaltında taciz ve tecavüz olaylarını gündeme getireceğiz. Yaşadığı bu çirkince akibeti topluma duyurma cesaretini gösteren mağdurlarla dayanışma içinde olacağız. 

Pazartesi Dergisi çalışanları 

Kadınlar dünya üzerindeki toplam üretimin üçte ikisini, toplam gelirin yirmide biri karşılığında gerçekleştiriyorlar. Yani kadınlar dünyanın her yerinde neredeyse bir hiç karşılığında çalışıyorlar. Bedenleri üzerinde hiçbir denetim hakları yok. Bütün bunlar, görünmez kılınan kanlı bir şiddetle sağlanmakta, dünya üzerindeki kadınlar, bir bir baskı ve eziyetle sindirilmeye çalışılmaktadır. Kadınların uğradığı sömürü ve baskı, geçmiş yüzyılın geleceğe bıraktığı en önemli meselelerden birisi. Eğer önümüzdeki yüzyıl kadın emeğinin özgürleşmesi ve kurtuluşununu yüzyılı olacaksa, bu kadınların ücretsiz ve ücretli emeği arasındaki bağın kurulmasıyla mümkün olabilir. Kadınlara yönelik şiddete karşı örgütlenecek dayanışma bunun önemli araçlarından birisi. İşte 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde tüm bunları ifade etmenin bir vesilesi. 

Barış Dergisi Çalışanları: 

İnsanlık tarihi boyunca yeryüzündeki insanlık dramını ifade eden "ezilen kadın", savaşlarda da birinci derecede mağdur oldu. Mağdurunun erkek egemen zihniyet olacağı bir savaşımda kadın, bu günü sembolize ederek varoluş savaşımı veriyor. Yeni yaşamı temsil eden kadın, doğası gereğince de barışçıdır, savaşlara, yıkımlara karşı çıkar. Çünkü doğurgan ve emekçidir. Barış Anaları, bir kadın ve anne olarak bu topraklarda barışı doğurmayı tüm sancılarıyla üstleniyorlar. Ne kadın olmaktan, ne de ana olmaktan vazgeçemeden, şu anda içimizdeki tüm çığlıkların son bulması için kadın mücadelesinde yer almalıyız. 

Bu yazı toplam 459 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim