türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 15 °C

'Özgür Basın, Demokrasinin Olmazsa Olmazıdır'

29.11.2013 15:05
'Özgür Basın, Demokrasinin Olmazsa Olmazıdır'
Bilge Yurtdagülen, TV8 ekranında 'İlk Sayfa' adlı programıyla hafta içi her sabah karşımızda... Günün ilk gelişmelerini izleyicisine aktarıyor. Yurtdagülen ile ülkemizde son günlerde yaşananları ve haberciliğin verdiği sınavı konuştuk.

Bilge Yurtdagülen, haber spikerliğinin en zor kulvarı olan sabah kuşağında yer alıyor. Yurtdagülen'den son dönemde yaşananları cevaplamasını istediğimde "Ne yazık ki bazen meslektaşlarımız mesleğin en önemli kuralını unutuyor. Gazeteci, siyasetten taraf değildir. Ama iktidarın ya da muhalefetin sözcülüğüne soyunanlar var" cevabını alıyorum...

Haber spikerliği hayaliniz miydi? Nasıl başladınız?

Evet. Habercilik hayalimdi. Sektöre üniversiteye başlar başlamaz adım attım. Tabii stajyer olarak... Yaklaşık bir yıl her şeyi izledim, gözlemledim ve öğrendim. Bir daha da başka hiçbir şey düşünmedim.

Programa nasıl hazırlanıyorsunuz? Sabah 06:40'ta yayında olmak zorluyor mu sizi? Bana sanki spikerliğin en zor kulvarı gibi geliyor...

Kesinlikle... Sabah haberciliği layıkıyla ve yıllardır başarıyla sürdüren tüm meslektaşlarıma şapka çıkartıyorum. Çünkü hiç kolay değil. Sadece ekran önündekilerden bahsetmiyorum tabii ki... 'İlk Sayfa' saat 06:40'ta başlıyor. Benim program için hazırlıklarım ise gece saat 02.00 sularında... Zira programın sadece sunucu değil, editörü olarak da pek çok görev ve sorumluluğum var. İlk işim haber ajanslarını tek tek incelemek oluyor. Ardından da ekrana taşıyacağımız haberleri yazmaya koyuluyorum. Pek çok sabah kuşağı ne yazık ki ana haber bültenlerinin tekrarı olmaktan ileri gidemiyor. Bizim amacımız ise mümkün oldukça yeni haberleri ekrana taşımak. Bir gün öncesinin ggündemini değil, yeni günde konuşulanları anlatmayı seviyorum. Bu da tabii emek ve fedakarlık gerektiriyor.

Haber spikerlerinden hep bir ciddiyet beklenir, günlük hayatınızda da sizi tanımayanlar böyle bir beklenti içindeler mi?

Çok katı kurallarım olmamakla birlikte bir haberciyi yaptığı işe, saygınlığına ve çalıştığı kuruma gölge düşürecek davranışlarla bağdaştıramıyorum. Habercilik ahlaklı insanların yapması gereken bir iş. Ama ne yazık ki mesleğini kişisel çıkarları için kullanan meslektaşlarımız da var. Onları görünce mesleğim adına benim yüzüm kızarıyor: Güvenilirlik bizim tek sermayemiz. Ciddiyet konusuna gelince; evet ölçülerim var: Ancak gülmeyi de eğlenmeyi de, kendimle dalga geçmeyi de çok seviyorum.

Özel hayatınızı nasıl etkiliyor yoğun çalışma ortamı?

Ah ah! Hayli olumsuz tabii ki... Çalışma saatlerimin düzensizliğini aileme pek hissettirmemeye çalışsam da, tam anlamıyla mümkün olmuyor: Bu soruyu aslında sevgili eşime sormak gerek!

Son günlerde epey zor günler geçiyor medya. Bir sınav veriyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Kesinlikle! Gerçi Türkiye'de haberciler olarak pek de iyi bir sınav verdiğimiz söylenemez. Bugünlerde yaşananlar ileride genç gazetecilere ders olarak okutulacak nitelikte. Benim ve aynı kurumda çalıştığım çok değerli meslektaşlarımızın temel presibi şu; gece yattığımızda gönül rahatlığıyla uyuyabiliyor muyuz? Ne yazık ki bazen meslektaşlarımız mesleğin en önemli kuralını unutuyor: Gazeteci siyaseten taraf değildir. Ama iktidarın ya da muhalefetin sözcülüğüne soyunanlar var maalesef...

Böyle bir dönemde haber vermek nasıldı sizin için? Otosansürünüz oldu mu?

Gezi eylemlerini ekrana taşırken çok dikkatli olduk. Zira istismara açık pek çok nokta vardı. Süzgeçten geçirmediğimiz hiçbir bilgiyi ekrana taşımadık. Ama otosansansür de uygulamadık. Bazı televizyon kanalları gibi görmezden de gelmedik. Yaşananların da, sürecin de ne kadar önemli ve hassas olduğunun farkındalığıyla hareket ettik. Zira haber alma özgürlüğü Anayasa ile koruma altına alınan bir haktır. Ve eğer medya gerçekleri anlatmazsa, devreye sosyal medya gibi başka mekanizmalar girer ki, bu da pek çok yalan yanlış bilgiyle istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Peki sizi üzen şeyler oldu mu bu süreçte bir haberci olarak? Türkiye'de haberciliği değerlendirebilir misiniz?

Olmaz mı? Oturup ağladığım zamanlar bile oldu. Tabii ki mesleğimiz adına hepimizi yaralayan çok şey oldu. Beni en çok üzen ise gazetecilere en büyük zararı yine gazetecilerin vermesi oldu. Beni en çok üzen ise gazetecilere en büyük zararı yine gazetecilerin vermesi oldu. Biraz önce de söylediğim gibi Türkiye'de habercilik açısından önemli bir dönemeçten geçiyoruz. Özgür basın demokrasinin olmazsa olmazıdır. Haberciliğin gelişmesi için bu kuralın unutulmaması gerektiğini düşünüyorum...

Bu haber toplam 896 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mazbatayı aldı göreve başladı17 Nisan 2014 Perşembe 17:49
  • Alibeyköy Barajının İlginç Detayı06 Mart 2014 Perşembe 18:21
  • 4. Etap’ta tapu hasreti bitiyor12 Şubat 2014 Çarşamba 21:29
  • Bu fırıncılar uslanmaz12 Şubat 2014 Çarşamba 01:52
  • Milli Eğitim, camiasını ödüllendirdi06 Şubat 2014 Perşembe 17:28
  • Edirne Koleji'nde Bilgilendirme Toplantısı20 Ocak 2014 Pazartesi 20:37
  • Ak-Sek Vakfı Eğitime Destek İçin Hazırlıklarına Başladı!18 Ocak 2014 Cumartesi 01:47
  • Deprem afet gönüllülerine eğitim10 Ocak 2014 Cuma 20:55
  • Dere Yatakları Temizleniyor02 Ocak 2014 Perşembe 19:09
  • Çeşme Ildır'da Otel Yangını01 Ocak 2014 Çarşamba 16:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim