• BIST 102.270
  • Altın 149,495
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 20 °C

Orda Bir Köy

16.12.2013 23:54
Emre Güngör / Spor Yazarı

Emre Güngör / Spor Yazarı

Ne zaman bölgesel farklılıklarımızı gündeme getiren bir tartışma çıksa hep ilkokul sıralarında dilimizden düşürmediğimiz o “güzelim” şarkı takılıp durur aklıma!.. Koro halinde ne kadar da şen şakrak söylerdik, bir bilseniz!

Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür. Gitmesek de, kalmasak da o köy bizim köyümüzdür…Böylece akıp giderdi sözcükler, belleğim beni yanıltmıyorsa.

Daha fazla dayanamayarak parmak kaldırıp sormuştum bir gün: Madem bu köy bizim, kalmasak da bari bir gidip görsek ya öğretmenim,” diye.

Dersimizin konusu bu değilmiş, meğer. Şarkıyı doğru söylemem yeterliymiş!

Çocuk aklımın arşivindeki yanıtsız sorulardan biri olarak asılıp kaldı bu şarkı. Yetmişli yılların siyah beyaz televizyon ekranlarından yansıyan uzak manzaralarda da hep o köyü aradı gözlerim!

İstanbul’a köprü yapılacağına, doğunun köylerine yatırım yapılsa daha iyi olmaz mı diye bağıran solcu gençlerin terörist ilan edildiği yıllardı onlar. “Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzse gidelim, kalalım,” diyorlardı.

Şarkıyı yanlış söylemenin cezası ağırdı! Ama siyah beyaz kanallarda kan siyah aktığından, neler olup bittiğini pek anlayamamıştık!

Seksenli yıllarda renklenen kanallar bile renklendiremedi toprak damlı o köy manzaralarını…

Sadece kan artık kırmızı akıyordu, o kadar.

Her şehit cenazesinde çınlayıp durdu nedense kulaklarımda bu şarkı: Ordaaa, bir köy var uzakta…

Gerçi hiçbir şey yapılmadı da değildi hani! Rahmetli Ecevit’in “Köykent” projesi vardı örneğin. Ama yürümedi işte. Köyleri kentleştirmek çok çaba gerektiriyordu!

Sağ iktidarlar zekice bir formül bulup, köyleri kentleştirmek yerine, “Gelin kardeşlerim dediler, kentlerde hepimize yer var.”

Böylece köyler boşalıp, akıncıların torunları kentlere akın etmeye başladılar ve “köykent”ler yerine, koca koca nurtopu gibi “kentköy”lerimiz doğdu.

Şarkı mı? O hiç değişmedi ki!..

Biz de hiç sormadık zaten. “Madem o köy bizim, niye hiç gitmiyoruz, niye hiç kalmıyoruz?” diye hiç mi hiç sormadık. Çünkü öğrenmiştik!.. Büyüklerin her soruyu yanıtlamak zorunda olmadıklarını daha ilkokul sıralarında öğrenmiştik. Tek derdimiz sınıfımızı geçmek, sınıf atlamaktı!

Köylerimiz mi?..

Sadece seçimden seçime politikacıların televizyon propagandalarına duvar kağıdı oldular, o kadar…

Ha, hiç mi ilgilenmedik?

Zorunlu hizmetin sorunlu zorunluluklarında ve vatani görevimizde zaman zaman kucaklaştık elbette!..

Ne acı bir şarkıymış meğer! 60’lılar gündeme getirdi vurduk, içeri tıktık. Askeri hem yolladık, hem de tartışıp durduk, ama biz? Biz siviller hiç gitmedik ki!.. Hiç sormadık ki!.. Gitmeyi hiç denemedik ki!

Sonuçta bizler sivildik işte! Sivil kıyafetlerimizle de ancak batının kumsallarında dolaşabilirdik sonuçta. İşin ciddiyetine gölge düşürmeyip, konuyu resmi görevlilere bırakmalıydık değil mi ya?

Neyse, çok şükür ki politikacılarımız artık yavaştan yavaştan konuya el koyuyorlar galiba ha! Hatta sen gidemezsin ben giderim, diyerek ufaktan ufaktan yarışmaya bile başladılar baksanıza…

Bence siz yine de bunca laf salatasını pek takmayın kafanıza. Şarkı çok güzel vallahi, şarkı!

Haydi dostlarım, haydi; hep beraber: Ordaa bir köy var uzaktaaa, o köy bizim köyümüzdür. Gitmesek dee, kalmasak daa o kööy bizim köyümüzdür. Lal la lal la la laaa…


*Ne kadar kötülük varsa
şu dünyada
hepsi şeytan işi
şeytan.

İyilik mi dediniz?..

Siz de bir hoşsunuz
yani!

Meleklerin işi ne?

Bize düşen yaşamak.
Sorumsuzca...
Ne güzel!...

*Yol Verdim Dalgalara

Bu yazı toplam 267 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim