• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 19 °C

ÖMRÜMÜZÜN NE KADARI AKTİF

02.01.2014 20:19
Şiir Adam / Twitter Yazarı

Şiir Adam / Twitter Yazarı

Yetmiş senelik hayatımızın ne kadarını aktif geçirdiğimizi kabaca hesaplayalım:

On beş yıl çocuklukta, günlük yedi saat üzerinden on altı yıl uykuda, beş yıl - yeme içme – tuvalet v.b. olmak üzere en iyimser rakamlarla toplam otuz altı yılı aktif olmayan biçimde geçirmekteyiz.

Yetmiş yılın otuz altısını çıkarınca geriye otuz dört yıl kalıyor.

Yani ömrümüzün yarısından daha azını, otuz dört yılını aktif geçirme imkânımız kalıyor.

Burada aktif geçirilen zamanla, kendimizi geliştirmek, üretim ya da manevi doygunluk için geçirilen zamanı kast ediyorum. Dolayısıyla bu tür problemi olmayanların bu yazıyı okumalarına gerek yok. Bu tür problemi olanlar için bu yazıyı okumak aktif geçirilen zaman adına bir kazanım olabilir.

Yukarıda yaptığımız hesaba göre günün dokuz saatini zorunlu olarak pasif durumda geçiriyoruz. Türkiye şartlarında ortalama dokuz saat geçim temini için çalıştığımızı, iki saat te dinlenmeye ayırdığımızı düşünürsek, sekiz saati aktif olmakla birlikte yaklaşık yirmi saat değişmez bir meşguliyet içinde olduğumuzu görürüz.

Geriye kalan dört saat; işte bütün mesele burada düğümleniyor. Zira günlük dört saat, yılda bin dört yüz altmış saat, elli beş yılda ise seksen bin üç yüz saat yapıyor. Yani dokuz yılı aşkın bir zaman.

Cumartesi – Pazar günleri burada yok. Onları da hesaba katarsak bu zamana dörder yıldan sekiz yılı aşkın bir zaman daha ilave etmemiz gerekir.

Ömrümüzün aktif geçirebileceğimiz dokuz, on üç ya da on yedi yılını nasıl geçiriyoruz acaba?

— Uykuya ayırdığımız zamanı artırarak mı?

— Başkalarının dedikodusunu yaparak mı?

— Faydalı-Faydasız ayrımı yapmadan televizyon izleyerek mi?

— Başkalarının kanaatini değiştiremeyeceğimizi bildiğimiz halde siyasi telkinler yaparak mı?

— Günün, haftanın veya yılın futbol kritiklerini yaparak mı?

Bunların her biri ile alakalı sayfalarca yazı yazmak mümkün. Ancak biz futbol ile ilgili birkaç şey söyleyelim.

On bir kişiden oluşan profesyonel bir futbol takımı tutuyoruz. On bir kişi yedeği, on bir kişi teknik adamı, on bir kişi sağlık personeli, on bir kişi amigosu, yüz kırk beş kişi de bilmem neleri olsun. Toplam iki yüz kişi buradan ekmek yiyor. Dörtle çarparsak sekiz yüz kişi eder. Hadi biz bin kişi diyelim.

Türkiye’de üç büyükler üç bin kişi eder. Türkiye’de yirmi milyon taraftar olduğu söyleniyor. Rakamlar çok önemli değil. Üç büyüklerde toplam yüz elli - iki yüz kişi spor yapıyor, yirmi milyon kişi onlarla yatıp - kalkıyor. Yirmi milyon kişi spor yapsa… aaah ah…

Vallahi el âlemin yalancısıyım, rivayetler muhtelif; Bazı geri kalmış ülkelerde profesyonel kulüpler özellikle desteklenirmiş. Halkın ilgisini profesyonel başka alanlara çekmek suretiyle, dış güçlerle yerli işbirlikçileri halkın aleyhine fırıldaklar çevirirmiş. Halkın tepki göstereceği ihanet kokan kararlar, profesyonellerin maçlarının oynanacağı günlerde alınırmış.

İnsanların, dikkatlerini magazin ve profesyonel futbol gibi alanlara çevirmeleri için gerekli altyapı oluşturularak, önemli memleket meselelerine eğilmeleri önleniyor, en azından tepkisizleştiriliyorlarmış. Falan da filan işte.

Efendim ülke tanıtımında futbol çok önemlidir. Yok efendim.. Siz güçlü olun sizi tanırlar. Futbol deyince akla İngiltere geliyor, İngiliz Futbolu deyince de holiganlar.

Ne reklam ama. Arjantin’e ne demeli derseniz, eh, onlar da bizden çok farklı değil hani, ne diyelim. ABD’yi bütün dünya tanıyor. Bu şöhreti futbola borçlu değiller ama.

Diyelim bunlar komplo teorisi. Bizim için aktif geçirilen zamandan saylamayacak futbol izlemeleri ve tartışmaları acaba ömrümüzün ne kadarını alıp götürüyor? Futbol için ayırdığımız zamandan maddi veya manevi ne kazanıyoruz? Aidiyet duygusunun tatminine çalışmaktan başka anlam ifade ediyor mu?

Aidiyet duygusunun tatmini gibi bir fayda, acaba verilen emek ve harcanan zamanı karşılıyor mu? Ölümlere kadar varan yaşantılar da sadece işin cabası mı yoksa?

Spor güzeldir, gereklidir, geliştirilmelidir. Daha fazla insanın spor yapmasını temin için çalışılmalı, tedbirler alınmalıdır. Ama bir avuç insanın aktif spor yapması, milyonlarca insanın ise pasif konumda bırakılması çok anlaşılabilir bir olgu olmasa gerek.

“Dünyaya ve âhirete faydası olmayan işlerden Allah’a sığınırım.” Hz.Muhammed.

Bu yazı toplam 528 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim