türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 110.932
  • Altın 174,409
  • Dolar 4,0605
  • Euro 4,9845
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 28 °C

Olayın kaşınması ‘Felaketimiz’ olur!

26.04.2014 19:24
Emre Güngör / Spor Yazarı

Emre Güngör / Spor Yazarı

1999 sonrasına kadar, olay, Devlet’in güvenlik güçleri ile bir terör grubu arasındaki çatışma niteliğinde idi. Sonra, tahrikler farklılaştı. Türk’ün ve Kürt’ün karşı karşıya getirilmesi gibi bir seyir aldı. 

Olaylar bu şekilde kaşınarak tırmandırılır ve etnik bir kavgaya dönüştürülürse, felaketimiz olur. 

Olaya bu gözle bakınca, Başbakan’ın Şemdinli konuşmasında Baykal’ın bu kadar cellánmesini gerektirecek bir ifade keskinliği görmüyorum. Ne söyledi Erdoğan? Ezcümle ‘Herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşıdır’ dedi. Yanlış bunun neresinde? Devlet’in Anayasası’nın 66. maddesinde ifadesini bulan kavram da böyle değil mi? 

Altlarını önemli çizmemiz gereken gerçekler var. Bir kere Türkiye Cumhuriyeti, ırkçı değildir. Etnik kökene bağlı olarak kurulmamıştır. Vatandaşlık, hukukó bağlarla ifadesini bulan bir kavram olarak vurgulanmıştır. Buna rağmen, bugün gelinen noktada, Türkiye Cumhuriyeti’nde en hassas konu olarak etnik ayrılık ön plana çıkmıştır. Çıkartılmıştır. Başbakan’ın bütünleştirici bir üslup kullanılması gerekirdi. Nitekim, ifadesi de bu yöndedir. 

Bütünlüğe ihtiyaç duyulan dönemde 

Türkiye’nin, tarihinde en fazla ulusal bütünlüğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bu konudaki tahrikleri körükleyecek ve ortamı gerecek bir üslup, kimseye yararlı olmaz. Ana muhalefet partisinin genel başkanı Baykal’ın tavsiye ettiği üslup, bütünleştiriciliği değil, aleni bir dışlamayı ifade etmektedir. Etnik kökeni vurgulayan bir ifade kullan demekle eş anlamlıdır. Başbakan’ın ayırımcılığı bir şemsiye altında toplayarak bütünleştirici olma çabasına karşı çıkmak, felaket tellallığı gibi çağrışmaktadır. 

‘Ortada bölücülük var. Asker meseleye el koysun’ tarzındaki yaklaşımlar da çağdaş ve realist değildir. Üzerinde çokça polemik yapılan Asker, bu tahriklerin Türkiye’nin dünya ile entegrasyonuna zarar verdiğini görmektedir. Askersağduyuludur. Kışkırtmalara kapalıdır. 

Olaya komplo teorileri ile bakmak doğru değildir. Söz gelimi Şemdinli örneğinde, hukuk devleti mekanizmaları çerçevesinde olayın üzerine gidilecek, sorumlular ortaya çıkartılacaktır. Olup biten her ne ise örtbas edilmemesi gerekmektedir. 

Farklı kurumlarda durumdan vazife çıkartarak işgüzarlık yapanlar olabilir. Bunları genele mal etmemek gerekir. İfade hürriyetini ihlalleri esas kural haline getirme çabaları, Türkiye düşmanlarının ekmeğine yağ sürmek olur. 

Bu iktidar, karşısında güçlü bir muhalefet olmadığı halde çok az raydan çıkmaktadır. CHP ise sanki toplumda gerginliği körükleyecek ortamları gözleyerek pusuda beklemektedir. 

Türkiye, kısa zaman içinde etkili bir muhalefet yaratmak zorundadır. Çünkü iktidar, sınırsızlık duygusunu körükleyen bir mevkidir. AKP’nin düşebileceği yanlışlarda uyarılması normaldir. Bir ülke tümüyle homojen olmamalıdır. Ne var ki, Baykal’ın yaptığı muhalefet değildir 

Derbi atmosferi hele bir geçsin... 

FİFA’daki durumda netlik yok. Her gün yeni bir yazı geliyor, yeni bir tanık ortaya çıkıyor. Türk Medyası dikkatle izleniyor ve aleyhimizde delil toplanıyor. Yani, delillerin kaynağı Medyamız. İsviçre Medyası’nda ise aleyhlerinde delil oluşturacak bir şey çıkmıyor. 

Artık olayı abartmayalım. İfrat ile tefrit arasında karar kılalım. Ukalalıklara biraz ara verelim. 

Allah’tan Derbi’nin atmosferi başladı. Hayırlısıyla bu Derbi’yi aşalım, biraz da birlik havasına girelim. 

Bu arada, görünen o ki FİFA’dan kesin sonuç çıkması, 9 Aralık tarihini aşacak. 

Bu yazı toplam 979 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim