• BIST 106.474
  • Altın 151,810
  • Dolar 3,6607
  • Euro 4,3032
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 19 °C

Neden sadece Dersim?

06.01.2014 21:30
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Çok uluslu imparatorlukları-özellikle Osmanlıyı-parçalayabilmek için 1789 Fransız İhtilalini masonlar yaptırdılar. Milliyetçilik akımını yaydılar.Her milleti ayrı ayrı “Şanlı geçmişiniz var.Bağımsız olun ”diye kıştırttılar. Osmanlıda Ziya Gökalp-Kürt olduğu halde-Türkçülük akımının temsilciliğini yaptı.Osmanlı tebaasındaki milletler de milliyetçilik akımları sonunda bir bir ayrıldı.Gereksiz yere Almanlar yanında 1.Dünya Savaşına girildi. Yenildik.Böylece İttihatçılar çarşaf olarak aldıkları vatanı mendil haline getirdiler.
                  Kurtuluş Savaşı kazanıldı.Fransız ihtilali ve Türkçülük akımının etkisiyle Türkiye Cumhuriyeti üniter devleti kuruldu.Lozan'da sınırlarımız önemli ölçüde çizildi.Çoğunluğu Türk olsa da halkın etnik köken, din ve mezhep çeşitliliği gözardı edildi.Farklılıklar,onların sosyal,kültürel ihtiyaçları yok sayıldı.Din,inanç ve ibadet özgürlüğü tanınmadı.İnönü zamanında devlet Kur'an okuyanları takip edip cezalandırdı.
                  Devlet, toplumu Cumhuriyet ideolojisi kalıbına sokmak için milletin-etnik, dini,sosyal,kültürel-çeşitli liklerini yok saydı.Aykırılıkları törpüledi.Herkesi aynı numara ayakkabı giymeye zorladı.Ayakkabı bol veya dar geldi.Tabiidir ki;bu rahatsızlığa yol açtı.Devlet ayağa göre ayakkabı üretmedi.Ayağı yonttu.                                       
                  Dersim'lilere de ayakkabı dar geldi.Devlet tek tip insan tanımına uymayan Dersim'lilere “ayakkabıdan şikayet etme” dedi ve ayaklarını yontarak ayakkabıya uydurmak için dersim harekatını yaptı.
                 Ama Devletin yüzleşmesi gereken sadece Dersim mi var?
                 Şeyh Sait, Anzavur, Afyon, Ali Batı, Bolu-Düzce, Bozkır, Cemil Çeto, Çerkez Ethem, Koçgiri, Konya, Kuva-i inzibatiye, Milli aşiret, Yozgat, Zile, Menemen olayları ve İstiklal mahkemelerinin yargılamaları resmi-yaz dırılan-tarihle gerçekler ve devlet arşivleri aynı şeyi mi söylüyor?Gerçekler daha ne kadar gizlenecek?Resmi rakamlar,devrimin yerleşmesi uğruna Kurtuluş savaşından daha fazla kan döküldüğünü gösteriyor.
                 Sonuç şu:Bu yapılanlar nifak tohumları ekmenin dışında bir işe yaramadı.Kanla bir anlayışın yerleş tirilemeyeceğini tarih acı biçimde göstermiştir.Komünist Rusya bunun en yakın ve en güzel örneğidir.
                 Laik Devlet lafta din ile devlet işlerinin ayrı ve inançlara eşit mesafede olduğu iddiasındadır.
                 Öyleyse Diyanet İşleri Başkanlığı neden Başbakanlığa bağlı?Müslümanlar neden kurban derileri toplanacağında hatırlanır?Dilediği yere bağışlaması engellenir.Belli kurumlara bağışlamaya zorlanır.
                  Devletin zulmü sadece tarihte mi kaldı?Başörtülülerin haklarından mahrum edilmesi aynı tek tipçi anlayışın sürdügünü göstermiyor mu? Başörtülü anne oğlunu ziyaret için kışlaya alınmaz.Ama şehit olursa cenazeye başörtülü katılabilir.Sonra da “ordu peygamber ocağıdır” nutukları atılır.
                   İnsanın farklı yaratıldığını kabul etmedikçe, doğuştan gelen devredilmez,vazgeçilmez tabii hakları olduğunu kabul etmedikçe,insanı yaratandan ötürü hoşgörüp sevmedikçe,farklılıkları zenginlik olarak görüp saygı göstermedikçe ve bunu devlet anlayışı olarak benimseyip uygulamadıkça millet mutlu olamaz.
                  Aksine çabalar beyhudedir.Ötekileştirme anlayışı ve uygulamaları toplum katmanları arasına ayrılık sokar.Huzursuzlukları artırır.Düşmanlık oluşturur .
                  Yüzümüzün birbirine benzememesi nasıl doğal ise düşünce farklılıklarımız da o kadar doğaldır. Doğal olmayan başkasını yok saymak ve onun varlığını kabul etmemektir.İşte asıl ayrılıkçılık budur.
                  Kimse Türk veya Kürt olmayı seçmedi.Herkes devletten veya başkasından farklı düşünebilir veya farklı inanca sahip olabilir.Allah tanışalım diye farklı milletler yarattı.Farklılıklara-tek tip insan olmaya zorlamak yerine devlete itaat etmek kaydıyla- saygı gösterilmelidir.Osmanlı böyle yaptı.Başarılı oldu.
                    Devletin yanlışlarının farkına varması sevindiricidir.Başbakanın Dersim için devlet adına özür dilemesi önemlidir.Ama yetmez.Devlet farklılıkları zenginlik olarak görüp saygı duymalı ve bunu uygulamalıdır.

                  Darısı tüm zulme uğrayanların başına.Daha özgür ve mutlu bir ülke temennisiyle...

Bu yazı toplam 320 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim