• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 25 °C

Mortgage, İnşaat Sektörünü Bozdu

28.11.2013 14:43
Mortgage, İnşaat Sektörünü Bozdu
Bugün için mortgage hiç cazip değil. Faizler 1 puanın altına düşer ve belli bir seviyeye gelirse o zaman mortgage uygun olabilir. Şimdilik sadece güven telkin ediyor, insanlar rahat konut alabileceklerine inanıyor.

Önce otomobil organizasyonuyla tüketicilerin güvenini kazandılar. Sonra konut sektöründe bu güvenlerini pekiştirdirler. Binlerce kişinin otomobil ve ev sahibi olmasında, kurdukları organizasyonlar sayesinde pay sahibi oldular. Yani "dayanışma"nın öncüsü oldular. Bu yüzden dayanışma anlamına gelen "Fuzul" kelimesini şirketlerine isim olarak seçtiler.

Herkesin sahip olmak istediği iki anahtar için (otomobil ve konut) küçük birikimleri değerlendirdiler. İnsanlara yol gösterdiler ve onların dualarına mazhar oldular. 

Konut sektörü için özel bir yasa çıkarıldı. Adına kimileri "tutsat" dedi. Kimileri ise batıdaki ismiyle hala "mortgage" diyor. Herkes kira öder gibi ev sahibi olacak dendi. Oysa gerçekler daha farklı idi. Biz de Mahmut Akbal ile konut sektörünü ve geleceğini konuştuk. Bu arada otomobil piyasasını ve bu yasa ile toplumda ne gibi olaylar meydana gelebilir, ilerki yıllara yansımaları nasıl olacak gibi soruların cevaplarını bulmaya çalıştık.

Sayın Mahmut Akbal önce kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Biz Konyalıyız. İlk ve orta öğrenimimi Konya'da, Liseyi Fatih Koleji'nde okuduktan sonra üniversiteyi de Orman Mühendisliğinde bitirdik. Ticaret hayatımıza turizmcilikten başladık. 2-3 sene turizmle uğraştıktan sonra Fuzul'un kuruluşunda bulunduk ve bugünlere geldik.

Fuzul nasıl kuruldu? Kuruluş amacınız neydi?

Fuzul kelime anlamı olarak "dayanışma" demektir. Faziletli insanların dayanışmasıdır. Hılf-ul fudul'dan geliyor. Biz Fuzul'u kurduğumuz dönem Türkiye Cumhuriyetlerin bağımsızlığını kazandığı dönemlerdi. Bu ülkeler ile Arap dünyası arasında ticaret yaparız diye başladık. Bu nihayetlerle kurulmuştu Fuzul şirketi. Fakat daha sonra otomotiv sektörüne girdik. O zamanlar otomotiv işi çok canlı idi. Araba almak lüks sayılıyordu, çok pahalıydı, sıra ile alınıyordu. Çeşit azdı ve herkes alamıyordu. O günkü ekonomik şartlarda enflasyon çok yüksekti, faizler çok yüksekti. Dolayısıyla araba almak servet ödemek gibiydi. 

Siz de insanlardaki bu ihtiyacı karşılamak için projeler mi geliştirdiniz?

Evet, biz de o zaman imece usulü dediğimiz gruplar teşkil edip insanların ödeme güçlerine göre, keselerine uygun taksitlendirmelere, vadeye yaymak suretiyle kendi gelir grubundaki insaları bir araya getirip 5-10-20-30-40-60-100'lü gruplar halinde hiç faize bulaştırmadan, küçük birikimlerini arabaya dönüştürüyorduk. 

Ne tür zorluklar yaşadınız? Bu zorlukları nasıl aştınız?

Biz bu sistemi başlattık. Fakat Türkiye ekonomik krizlerin çokça yaşandığı bir ülke. İşte bu ortamda insanların gelirleri değişebiliyor ve sıkıntılara girebiliyorlardı. Otomobil temininde de zorluklarla karşılaşıyorduk. Çünkü otomobil üretimi ve ithalatı sınırlı idi. Hatta ikinci el otomobil bile prim yapıyordu.

Enflasyon ve faizin yüksekliğinde kredi kullananlar bir otomobil fiyatı kadar faizde ödemek durumunda kalıyorlardı. Biz, vatandaşları kendi küçük birikimleriyle araba sahibi yapmaya çalışıyorduk.

Ne kadar sürdü bu durum? Otomobilin cazibesi tüketiyi nasıl etkiliyordu?

Biz 1991 yılında başladık ve 2000 yılına kadar hep otomobil organizasyonuyla ilgilendik. Şubeler, temsilcilikler, bayiliklerin kurulmasını sağlayarak Türkiye geneline de yayılmış olduk. Binlerce insan bu sistemde otomobil sahibi oldu. Bu hem binek hem de ticari otomobilde gerçekleşti.

1999 depremi sizi ve şirketinizi nasıl etkiledi?

1999 depremiyle birlikte Türkiye'de insanların güvenli mekanlarda, depreme dayanıklı binalarda iskanı gündeme geldi. Biz de zaten otomobil organizasyonuyla bir güven telkin etmiştik. Konut için de çeşitli istekler gelmeye başlayınca, bu alana da girmiş olduk. Fuzulkent projesini kurarak oluşturmaya başladık. Böylece hem konutta hem otomotivde söylediklerimizi yerine getirdik. Bu arada ikinci el otomobilde de güven daha bir öne çıkıyordu. Her türlü otomobilin aynı alanda sergilendiği bir showroom açtık. Fuzul Otocity'yi kurduk. Belirli standartları sağladık. Kredisini, alım-satım merkezi Fuzul Otocity'dir. Zamanla Otocity'nin de şubelerini açmayı hedefliyoruz.

Mortgage sistemi yasallaştı. Şimdi kira öder gibi ev sahibi olunabilecek mi?

Mortgage sistemi de Avrupa'da başarılı olmuş bir sistem. Bunun Türkiye'de de başarılı olabilmesi için öncelikle insanların gelir düzeylerinin sürekli artması ve en azından hiç kesintiye uğramaması gerekiyor. Çünkü mortgage de 10-20-30 sene borçlanıyorsunuz. Alacağınız konutun sabit, fakat ödenecek rakam faizlerinden dolayı sürekli yükselecek. Yani gelir sahibinin geliri düşmeyecek ve faiz oranları da çok düşük olmalı. Bugün için mortgage hiç cazip değil. Faizler 1 puanın altına düşer ve belli bir seviyeye gelirse o zaman mortgage uygun olabilir. Şimdilik sadece güven telkin ediyor, insanlar rahat konut alabileceklerine inanıyor. Fakat talebi öteliyor ve inşaat sektörüne zarar veriyor. İnsanların sanki mortgage ile kira öder gibi ev sahibi olabilecekleri gibi bir algılamaları var. Bu yanlış bir algılama. Hiçbir zaman kira öder gibi ev sahibi olabilmek söz konusu değil. Büyükşehirlerde konut fiyatlarının yüksek olduğu yerlerde bu mümkün görünmüyor. Şu anda bankaların verdikleri konut kredilerinden farklı bir şey bulunmuyor yasada. Vergilerden arındırılamadı çünkü.

Mortgage (tutsak) Yasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mortgage'nin bir özelliği, yurtdışındaki fonların Türkiye'ye gelmesi için uygun bir yasal ortam hazırlanması oldu. Bu kredi sektöründe bir rekabetin oluşmasına yol açacak. 

Yani yabancı sermaya için uygun ortam mı hazırlandı diyorsunuz? Konut için kredi alanlar bu sistemde, yabancının önüne atılan yemler mi olacak?

Mortgage de bir kere hiçbir zaman ödememek diye bir şansınız bulunmuyor. İşinizi Yasaya uygun olan konutların fiyatları prim yapacak. Eski yapılar ve kat mülkiyeti olmayan yerler gözden düşecek. Depreme dayanıklı ve büyümeye müsait bölgelerin rantı artacak. 

Bu yasa ile yerel yönetimlerin imar yasalarıyla bağlantılı. Özellikle toplu konut bölgeleri rağbet görecek.

Piyasa durgun, satış yok denecek kadar az deniyor. Bu durumda yasanın faydası sektöre yok gibi görünüyor. Sizce de öyle mi?

Son iki yılda fiyatlar zaten aşırı bir şekilde yükselmişti. Önümüzde iki seçim var. Piyasa şu an beklemede. İnşaat sektöründe de bir enflasyon yaşandı. Diğer sektörlerden memnun olmayanlar hep inşaat sektörüne girdi. Sermayesi olan da olmayan da bu sektöre daldı. Şimdi öz sermayesi yeterli olmayan kıvranmaya başladı. Talepte yüzde 20-30 bir daralma var. Üretim fazlalığı oluştu. İnşaat sektöründe de bir ayıklanma olacak. Önümüzdeki dönemde, güçlü sermayesi olan, taahhtütlerini yerine getiren firmalar bu işi devam ettirecek. Kısa sürede kâr peşinde koşanların ise iflasları birbirini kovalayacak. 

Bu arada kredi ile konut ve otomobil alanları nasıl bir gelecek bekliyor?

Gerek otomotiv ve gerekse inşaat sektörünün büyümesi kredilerle gerçekleşti. Biz bu iki sektörde de yer aldık. İnsanlar tüketici kredileriyle geleceklerini ipotek altına aldılar. Borçlandılar. Gelir düzeyleri yavaşlamış vaziyette. Ticari hayat çok da hareketli değil. Böyle olunca insanlar mevcut taksitlerini ödemekte zorlanıyorlar. Bu durgunluk önümüzdeki dönem devam ederse hem otomobilde geri dönüşüm olacak, hem de konutlarda geri dönüşüm olacak. O zaman sektörler daha da sıkıntıya girecek.

O zaman bu sektörler için gelecek pek parlak değil mi?

Hayır, hayır. Öyle değil. Türkiye'deki otomotiv sektöründe bir gelişme var. Bu hem iç piyasa açısından hem de ihracata dayalı bir büyüme gösteriyor. Türkiye'de otomobillilik oranı Avrupa'nın çok gerisinde. Avrupa'da bu yüzde 40'lar da iken, Türkiye'de yüzde 10'larda. Yani doymamış bir piyasa var. Bu yüzden bu durgunluğun geçici olduğunu düşünüyorum. Otomotiv sanayisinin beklentileri de bu yönde.

İkinci el otomobil piyasası da durmuş vaziyette... Özel bir nedeni var mı?

İkinci el otoda bir yasal düzenleme yok. Bürokratik uygulamalar satışı etkiliyor. İkinci el alım-satımının çok kolay hale getirilmesi lazım. Piyasa zaten donmuş durumda. 

Konut ve otomobil alacaklar için ne önerirsiniz?

Ev alacak olanlar için çok uygun bir zaman diyebilirim. Yaza doğru, cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra piyasa canlanır. Faizler yüksek olmakla birlikte konut fiyatları belli bir noktadadır. İleride faizler düştüğünde bu sefer konut fiyatları yükselecek. Otomobil için ise artık yatırım aracı olacak değil, bir ihtiyaç olarak bakılıyor. Herkesin kendi ihtiyacı olan ürüne yönelmesi gerekiyor. Ev kendi değerini koyuyor, hatta yükseliyor. Fakat otoda böyle değil. Aldığınız andan itibaren malın değeri azalıyor.

Bu haber toplam 676 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • McDonald's lisansına kimler talip?12 Kasım 2015 Perşembe 17:27
  • Ardahan Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni04 Mart 2015 Çarşamba 18:43
  • Bedava fuar alanı27 Ağustos 2014 Çarşamba 10:33
  • Çankırı Üniversitesi için trilyonluk destek25 Ağustos 2014 Pazartesi 22:00
  • Saf Tuz Dünyanın en modern tesislerinde üretiliyor24 Ağustos 2014 Pazar 20:50
  • 'Bu ülkede yıllarca elbiselere oy verdik'19 Ağustos 2014 Salı 21:16
  • Ordu'da fındık kurutulmaya başlandı03 Ağustos 2014 Pazar 20:50
  • Binalardaki Şantiye Denetimine Tabi Tutulacak22 Temmuz 2014 Salı 13:53
  • Emekliye Banka Promosyonu Veriliyor22 Temmuz 2014 Salı 13:50
  • Ruh halimi REKLAM belirliyor21 Temmuz 2014 Pazartesi 21:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim