türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Moda Kahramanlarının Ayı Haziran

16.12.2013 23:37
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Moda dünyasında yeni yetenekler keşfetmeye gelince, geleneksel moda takviminin dışında Haziran şüphesiz en önemli aydır. 

Dünyanın moda başkenti Londra’da ünlü moda ve sanat okulları, tıka basa yeteneklerle dolu yeni mezunlar verir Haziran ayında.

İş, mezun olmakla da bitmez tabii.

Her sezon bir elin parmak sayısını geçmeyecek sayıda tasarımcı, diğerlerinden sıyrılır ve bir anda dünyaya açılıverir.

Mezuniyet kıyafetleri Browns, Harvey Nichols gibi dünyanın en önemli butik ve büyük mağazalarında satılmaya başlar.

Moda editörlerinin gözdesi olup Vouge, Elle gibi dergilerde, sayfalarca moda çekimlerinde yer almaya başlar.

Baş döndürücü bir hızla gelişir her şey…

Düşünün, bir sezonda şimdi adlarını gayet iyi bildiğiniz Christopher Kane, Giles Deacon ve Gareth Pugh çıkmıştı. Aynı dönemde 3-4 yeni mezunun bir anda tüm dünyada duyulması, aslında oldukça iyi bir sayı demek üstelik.

Sanat okullarının dünyanın dört bir yanından en yetenekli öğrencileri toplayıp 4 yıllık eğitimin sonucunda 3-5 kişiyi ön plana çıkarabilmesi, ne kadar rekabetçi ve acımasız bir sektör olduğunu anlatmaya yetebilir sanırım.

Üstelik iş, iyi bir koleksiyonla mezun olmakla da kalmıyor!

Sektörde tutunup başarının devamını getirebilmek için, her sezon yeni fikirlerle çıkabilmek, sponsor bulabilmek, iyi bir pazarlama planı ve tanıtım yapmak, işin olmazsa olmazlarından.

Tüm bunları düşündüğümde her anne gibi ben de kızım Beg için endişelenmiyor değilim tabii.

Sonuçta hep istediği okul olan Central Saint Martins’e başladı bu yıl. Ancak Beg yaratıcılığı yüksek, sanatçı bir kişilik sahibi.

Bu arada db junk takipçileri bilir ancak merak edenler için Beg dememizin nedeni, oğlumuz Can’ın ona minikken Beg diye hitap etmesi ve Begüm’ün de Beg’i daha çok sevip benimsemesidir.

Beg, doğası gereği moda konularından çok işin hikayesi ve ana fikriyle ilgili hep. Yaptıklarını mutlaka sebeplendirmeye çalışarak moda dünyasının yüzeysel güzellik anlayışından farklı bir bakış açısıyla değerlendirip yapıyor tasarımlarını.

Çoğu zaman moda onun için gerçekten de sığ kalabiliyor. Bu durumda da çabuk sıkılıyor ve ilgisini kaybedebiliyor.

Sakın sözlerimi ukalalık olarak almayın. Tasarımcılar kendi koleksiyonlarını yürütebilmek adına pek çok ticari tasarım hizmeti veriyorlar ve doğal olarak kısıtlamalar ve firma istekleri ön planda tutuluyor.

Yaptıkları tasarım hizmetleri sayesinde kendi markalarını ayakta tutup defileler yapabiliyorlar. Sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde geçerli bu durum.

“Tamam ama kendi istedi ve okuyor” diyebilirsiniz ancak beni endişelendiren konu, aynı evin içinde üstelik de hayata bakışları yakın, ortak hobi ve zevklere sahip insanların birbirinden etkilenmesinin son derece doğal bir durum olması.

“Acaba moda konularını seven bir annesinin olması, onun sanatçı kişiliğinde moda konusunun ağır basmasına sebep olmuş olabilir mi?” diye düşünmeden edemiyorum!

Asıl mesele şu; geçen hafta Londra’ya hem yeni markamız Junk hem de Beg’e projelerinde yardımcı olabilmek için gittiğimde aslında fine-art bölümünde çok daha büyük işler çıkarabileceğini gördüm.

Aslında okullar arkadaşlıklar edinmek için elbette ve hayat okul sonrası başlıyor. Ancak bu 3 yıllık süreci zevk alabileceği, kendini daha iyi geliştirebileceği bir bölümde geçirmesi hoş olmaz mıydı?

3 yıl fine-art okuyup kendini daha çok geliştirip, hala istiyorsa Central Saint Martins’in moda tasarım bölümünde M.A yapması en iyisi gibi geliyor bana.

Bir hafta boyunca gittiğimiz müzikal, sergi ve moda konusundaki yaklaşımlara gelecek hafta bol fotoğraflı yer vereceğim ama özellikle ‘Priscilla Queen of Desert’ müzikalinin kostümlerini gördükten sonra Beg’in kafasında mod’u veren kostüm tasarım ışığının yanmış olduğunu düşünüyorum.

Hayattaki en önemli şey mutluluk!

Hepimiz çocuklarımızın mutlu olmasını isteriz, öyle değil mi? :)

Bu yazı toplam 267 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim