• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 23 °C

MHP'nin Anayasa Mahkemesi Değerlendirmesi

29.12.2013 21:08
Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Oysa Devlet BAHÇELİ yaptığı basın toplantısında açık ve net olarak Anayasa Mahkemesini,MHP’nin en yetkili şahsı olarak Anayasaya uymamak ve kişisel çıkarlarını Hukuktan üstünde tutup kararlarını üyelerinin siyasi görüşüne göre vermekte olduğunu söyledi.Daha önceki 367 kararı, sonraki başörtüsü değişikliğini şekil yönünden inceleme yetkisini çiğneyip yetki alanının dışına çıkarak esas yönünden inceleyip iptal etmesi ve en sonda AKP’nin kapatılma davasında  daha önceki kendi kararları ile ve yine hukukla çelişen para cezası kararı. Bahçeli bütün bunlara vurgu yaparak Anayasa mahkemesine bir çeki düzen verilmesi gerektiğini mahkemenin yetkilerinin kısıtlanması ve meclise ait olan yasa yapıcı görevini zedeleyebilecek yetkilerinden arındırılması gerektiğini söyledi.Meclis çalışmaya başladığında ilk iş olarak bu konuda hazırladıkları bir kanun teklifini de meclise getireceklerini belirtti.Tabi ki bu girişimde  AKP ve DTP ile diğer partilerden sadece CHP ve DSP hariç destek görecekleri de aşikardır.

         Peki mahkemenin bu durumundan en çok zararı AKP görmekte iken MHP neden böyle bir tepki verdi. Bana göre tespitlerinde ve tepkilerinde sonuna kadar da haklıydılar.Çünkü MHP ileriyi görmekte ve Anayasa mahkemesinin şu an ki yapısının ne kadar büyük bir tehlike arz ettiğinin farkına varmaktadır.Oysa şu anki yapıda en büyük tehlikede olan CHP’dir. Çünkü şu an SEZER ve DEMİREL’in atadığı ve kendi ideolojilerine yakın üyelerin çoğunlukta olduğu bu mahkeme bir nevi İran’daki molla meclisini andırmaktadır.Devlet başkanı konumundaki şahıslar bu Mahkemeye kendi ideolojilerine yakın kişileri atamaktadırlar ve bu kişileri denetleyici mekanizmalarda boşluk olduğundan bu türden hukuka aykırı kararlar alabilmektedirler.Bu durumda bu mahkemenin üyeleri zaman içinde devlet başkanının sahip olduğu ideolojileri taşıyan üyelerden oluşacak ve bu türden kararlar vermeye bu sefer başka ideolojiler üzerinden devam edeceklerdir. Mesela şu an Devletin başında sayın GÜL olduğuna göre mahkemenin gelecekteki 11’ide Sayın GÜL’ün ideolojisine yakın isimlerden oluşacak demektir.Bu durumda şu an SEZER döneminde benzer kararlara ses çıkartmayan ama Gül yapınca sesini çıkarabildiği kadar çıkartan CHP zamanı geldiğinde Anayasa mahkemesinin ses çıkartmadığı demokrasi ve hukuk dışı kararlarından gelecekte en çok zarar gören ve en çok sesi çıkacak olan parti olacaktır.Devlet BAHÇELİ bunu görmüştür.Aslında AKP her ne kadar çok önceden mahkemenin yetkileri ile ilgili bir düzenleme yapılacağı sinyali vermişti ve MHP ile ortak hareket ederek gelecekte devlete hakim olma adına sahip olacakları bir yapının düzenini de kendileri bozmuş olacaktır.Bütün bunları da MHP ile aynı gerekçe ile yapmakta ve demokratikleşme uğruna demektedir.

        Peki mahkemenin yetkileri konusunda AKP buna rağmen MHP’ye destek verirken uzun vadede devletin kurumlarını kontrolü altında tutma gücü ellerinde olduğu halde değişikliğe ve kısıtlamaya yeşil ışık yakarken CHP bu durumu neden anlayamıyor?. CHP her zamanki gibi günü kurtarma derdinde .Şu ana bakmakta ve gelecekle ilgili tasavvurlar yapamamakta.Aynı durum Cumhurbaşkanlığı makamı içinde geçerliydi.SEZER Cumhurbaşkanı iken kendisinin de sık sık vurgu yapmasına rağmen AKP’nin Cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlayacak bir yasa hazırlığı yapmasını rejim düşmanlığı olarak lanse ettirmişti.Cumhurbaşkanlığı makamı onlara göre bir kaleydi.O kale şimdi SEZER dönemi yetkileriyle birlikte karşı tarafa geçti.CHP şimdi köşke karşı küskünleri oynuyor.Tabi fare dağa küsmüş dağın umrunda mı durumu oluyor.Şimdi Yargıyı bir kale olarak görüyorlar.Fakat gelecek sürecinde bu kalenin de zamanla düşeceğini anlayamıyorlar.MHP’nin Anayasa mahkemesi konusundaki bu değişiklik önerisine aslında balıklama atlaması ve bu sürece en başta dahil olması gereken parti CHP.Ama şimdiden bazı çatlak sesler MHP’yi AKP’nin piyonu olmakla suçluyor.Bu da halkın CHP’yi gitgide eritmesinin sebebini bir kez daha gün yüzüne çıkartıyor.Oysa aslında MHP bu hamlesi ile CHP’nin AKP zihniyeti dedikleri ,rejim düşmanı dedikleri zihniyetinin önünü kesme hareketini yapıyor.Bu durumda gösteriyor ki herkesin görebildiği bu gerçekleri CHP göremiyor.Halk CHP’nin gözlerinin bu kadar kapanıp siyasette bu kadar sığ ve gözü kapalı, gelecek planlaması olmayan bir yönetici kadrosuna destek vermiyor.

      MHP’nin bu tavrı özellikle çıkış noktasında başörtüsü yasasının iptaline vurgu yapıldığından halktan da gereken desteği alabiliyor.Halk MHP’nin bu hareketini sağ zihniyete uygun bir hareket gibi algılıyor.Fakat aslında MHP yine AŞINA’lık yapıyor.Yani Devlete stepnelik yapıyor ve devletin ilerde tıkanması muhtemel bir durumunu düzeltme çabasına giriyor.Uluslararası ekonomi çevrelerinin Anayasa Mahkemesinin AKP hakkında kapatma kararı vermesinin Türkiye için büyük bir ekonomik ve siyasi felaket olacağına kapatma sürecinde sürekli vurgu yapması ve aslında Türk devletinin bir uçurumun kenarından döndüğü izlenimi vermesi MHP’de böyle bir tehlikenin bir daha olmaması için elinden geleni yapması gerektiği hissiyatını doğurmuş olabilir. Anlayacağınız MHP tüm siyasi partilere iyi bir mesaj vermiş oluyor.Türk devletinin varlığı ve bütünlüğü ideolojik çıkarlardan değil tam demokratikleşmiş bir siyasi yapıdan beslenecektir.Umarım MHP’nin görmüş olduğu bu durumu ölümüne  ve gözü kapalı,yanlış yunluş muhalefet yapan CHP’de görür ve MHP’ye bu konuda yardımcı olur.Yoksa ilerde CHP aynı köşke küstüğü gibi yargı organlarına da küsecektir.

Bu yazı toplam 418 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim