• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 23 °C

Mangal şehveti

26.04.2014 19:26
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Yahu benim en çok güldüğüm, avanak aydınlarımızın bunları ‘gariban’ sanmaları... 

Arabalarıyla geliyorlar ve kimisinin köpeği bile var. Et alacak paraları da tabii. 

Halkımız bir süredir ‘sınır tanımayan’ bir mangal muhabbeti yaşıyor, mangala bir ‘kültür manifestasyonu’ olarak şehvetle sarılıyor ve tutunuyor. Eskiden İstanbul’da ve başka büyük şehirlerde böyle bir mangal kültürü yoktu; pek pek Büyükada’da, Heybeliada’da tek tük yakan zıpçıktıya rastlanr ve pek de ayıplanırdı. Sultansuyu gibi ‘halk mesire yerlerinde’ bile kavun karpuzla, peynir üzümle siftinirdi herkes. 

Çünkü onlar yoksuldu ama İstanbullu’ydu. 

Köylü, sonra olayı buralara taşımakla kalmadı, Almanya’ya da ihraç etti ve kullanılmayan Reichstag binasının önünde, altında binlerce Alman ve Rus cesedi yatan Platz der Republik’te bile yakmaya koyuldu. Orası, savaştan sonra uzun süre, yıkıntısı kalmış Berlin’in en ünlü ve geniş karaborsa pazarıydı... Bu bakımdan, bizimkilerin yediği halt, meydanın ‘sakalet tarihine’ de uydu. Fakat şimdi yaktıkları her mangal başına Alman polisine 35 Euro ceza ödüyorlar ve ‘bu bizim örfümüz adetimiz’ diye de şarlıyorlar. Banyo küvetinde kurbanlık koyun, Münih’te Leopoldstrasse kaldırımında tavuk kestikleri de olmuştu. 

Örf ve adet... Tıpkı, özellikle çemişlere yönelik o cep telefonu reklamında Cem Yılmaz’ın ‘yav bunlar bizim örfümüz, adetimiz’ dediği gibi... Geleneksel örf ve adetlerimiz... Aslında, madem örf ve adet bunlar, ‘geleneksel’ yerine ‘an’anevi’ denilmesi gerekirdi ama, artık o kadarcık çağdaş çelişki de olacak! 

Beni çok eğlendiren diğer bir husus, bazı aydınlarımızın bunlara ‘gelip geçen arabalardan yol kenarında egzost gazı yutuyorsunuz, sağlığınıza özen gösteriniz emekçi kardeşlerim’ gibilerden öğütler vermeleri... Çünkü ille de çayır çimen olması gerekmiyor mangal ‘mevkiinin’, kaldırım kenarında bir metrekarelik bir kuru toprak parçası bile yetiyor. 

Yetkililerin ayı sayımı yapmaya hazırlandıkları Bolu dağlarında, izinsiz mangal yakana bir yıla kadar hapis cezası varmış. Ancak, halkımız şehir içinde bunun da yolunu bulmuş, örneğin Emirgan Korusu’nda ağacın dibine hanımı ve çocukları yerleştirdikten sonra mangalı korunun dışında, duvarın dibinde yakıyor ve pişen etleri içeriye sıcak sıcak ‘servis ediyor’. 

Elbette, müzik olduğu ileri sürülen ayı böğürtüleri eşliğinde. İstanbul’da ayı sayımı yok, çünkü yıllarca sürer. 

Peki nasıl başa çıkılacak bu rezillikle? 

Çıkılamayacak. Gecekondu yapımıyla nasıl başa çıkılamadıysa bununla da çıkılamayacak ve sonra ‘pis gavurlar bizi Avrupa Birliği’ne almadılar’ olacak. 

Mangal nedir? Mangal bir gösterge. 

Hem bir başkaldırma biçimi, bir tür ‘şehir kültürüne karşı koyma’, bir ‘kural tanımama’ yöntemi. 

Hem de ‘et yemenin’ ve et yediğini ele güne göstermenin en kısa ve kestirme, hem de en lezzetli yolu. 

Bir dönem, özellikle pazar akşamları, çoluk çocuğun masa aralarında koşuşturduğu, beyin rakı ve hanımın da belki bir bira içtiği ‘et lokantalarına’ dadandılar, kesmedi. Dünya gastronomi tarihine ‘et lokantası’ diye bir dangalaklık hediye etmiştik ama adam masada oturmak zorunda kalıyor, köydeki yer sofrasının ‘rahatlığını’ özlüyordu. Çakırkeyif olduktan sonra şöyle bir ‘kaykılmak’ da mümkün değildi iskemlenin üstünde. 

Ayıları balık yemeye alıştırmak amacıyla icat edilen ve ‘acılı balık’ verilen ‘balık lokantaları’ hiç mi hiç kesmedi. Üstelik oralara genellikle ‘aile’ değil ‘manita’ götürülüyordu... 

Böylece sevgili ayılarımız da toprağa serildiler. 

Şimdi gelen geçen açık seçik görüyor: Aha da et yiyorlar ulan işte, et! Artık onlar da et alabiliyorlar işte! 

Kıl entellerin ve koca kıçlı burjuva karılarının ‘sağlıklı yaşam, bilmem ne diyeti, kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir ve kepek ekmek’ falan öğütlerine de kıçlarıyla gülüyorlar. 

Çünkü Anadolu köylüsü yüzlerce yıldır veremden ölmekten bıktı, artık o da şehirliler gibi damar sertliğinden, guttan, kötü kolesterolden, kalp krizinden ölmek istiyor! 

Bu yazı toplam 922 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim