• BIST 103.929
  • Altın 147,518
  • Dolar 3,5490
  • Euro 4,1819
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 20 °C

Kurumsal Şirketleri Bırakıp Garson Olmayı Seçti

24.11.2013 14:12
Kurumsal Şirketleri Bırakıp Garson Olmayı Seçti
32 yaşındaki Fulsen Türker, ailesi tarafından küçük yaşlardan itibaren parlak bir geleceği olması için yetiştirilmiş. Anadolu lisesinde okumuş, matematik bölümünü bitirmiş, yüksek lisans yapmış.

"Ben Fulsen. 2 ay sonra 32 yaşımı dolduracağım. Bana “İngilizce öğren” dediler, öğrendim. “Vakit kaybetme, hadi hadi, hemen üniversiteyi kazan” dediler, kazandım; “Geç kalma sakın, hemen bitir okulu” dediler, bitirdim. 22 yaşımı yeni doldurmuştum ki, yüksek ökçelerin üzerinde yürümeyi henüz bilmezken lacileri çekip dönemin en büyük bankasında, pek de fiyakalı bir unvanla işe başladım. “Yüksek lisans caizdir” dediler, “Hemen” dedim.

O çalışkan kadın ben, Fulsen, mektepliyim. Ne iş yapacağımı bilmeden okudum ben, okumayı sevdiğim için okudum. Alaylıyım. Beni Fulsen yapan ne varsa ve bunlardan hangisi kiramı ödüyorsa, tiyatro biletlerimi alıyorsa, meslek edindim, afili unvanlarla çalıştım durdum.

Kartvizitini taşımak için üstüne para vermek zorunda kaldığım bir işin girdabından kendimi kurtarmak için içine atladığım hayatın işsizlik hali, Fulsen’in mutsuzluk haline dönüştüğünde, cama yapıştırılmış bir kağıdı işaret etmek suretiyle “Eleman ilanı için kiminle görüşmeliyim” dedim ve yine değiştirdim. Merhaba, ben Fulsen; garsonum."

Fulsen Türker, Bornova Anadolu Lisesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı. Kurumsal firmalarda çeşitli görevler aldı. Şu an Osmanbey'de bir kafede garson olarak çalışıyor. fulsyaziyor.com adresinde yazdığı yazı, birkaç haftadır internette dolaşıyor ve 223 bin kez görüntülendi. Çok da güzel tepkiler aldı. Yazıda iyi okullarda okumuş, bilinen şirketlerde çalışmış bir kadının kariyeri kendi ağzından anlatılıyor.

"Mülakat ne?"

5 yaşındayken Fulse Türker'e Anadolu Lisesi'ni kazanması konusunda yönlendirmeler gelmeye başlamış. Şu an hatta olmaya annesi, Türker 5 yaşındayken bu fikri aklına sokmuş. İlkokul 1.sınıfta iken önüne üzerinde "Anadolu Lisesi'ne hazırlık birinci sınıf" yazan kocaman kırmızı bir kitap okumuş. Sınav hazrılığı ta o zaman başlamış. İzmir Bornova Anadolu Lisesi'ni de kazanmış. Ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Matematik Bölümü gelmiş. Mezun olduğunda ne yapacağını bilmeyen Türker'i dayısı yönlendirmiş ve onun adına internetten CV doldurup, Yapı Kredi'nin finansal danışman ilanına başvurmuş. Türker üniversite yıllarında garson olarak birçok yerde çalışmış fakat böyle bir işe ilk kez başvuruyormuş. "Mülakat ne, çok merak ediyordum" diyen Türker, Yapı Kredi'nin 6 mülakatını geçtikten sonra iş teklifi almış ve kabul etmiş.

Türker'in işi bireysel emeklilik sistemi için sahada insanlarla iletişim kurmak ve satış yapmakmış. Yaklaşık 2 yıl Yapı Kredi Emeklilik'te çalışmış. Ardından, finansı çok iyi bilmeyen bir matematikçi olarak bu konuda yüksek lisans yapmaya karar vermiş. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Uluslararası Bankacılık ve Finans yüksek lisansı yapmış. Ama finansın kendisi için çok uygun olmadığını, onu bekleyen başka bir şeyler olduğunu düşünmüş. O dönem Yapı Kredi'nin İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gülçin Poyraz, Ajans Press'e geçmiş. Poyraz'ı şahsen tanımasa da bir arkadaş vasıtasıyla kahve içme teklifinde bulunmuş ve Ajans Press'te 2,5 yıl müşteri ilişkileri yönetimi yapmış.

5 ay kontağı kapattım

Ajans Press sonrasında da Excel İletişim Danışmanlığı'nda çalışmış."30'uma az kalmıştı ve 13 yıldır çalışıyordum. Hepsini keyif alarak yaptım, ama durma ihtiyacı hissettim" diyen Türker, 5 ay kontağı kapatmış. Bu sürede kitap okumuş, film izlemiş, ihmal ettiği kardeşiyle ilgilenmiş. 5 ay sonra kurumsal tarafta iletişimle ilgili çalışmak istediğine karar vermiş ve Universal Hastaneler Grubu'nda kurumsal iletişim faliyetlerinden sorumlu olarak yaklaşık 2 yıl çalışmış. Ayrıldıktan sonra yine kurumsal bir iş aramış. O dönemdeki Gezi olayları, sektörün durgunlaşması nedeniyle istediği gibi bir iş bulamamış.

Bir gün sokakta yürürken 2 yıldır müşterisi olduğu Mono Brasserie Cafe'nin camında "tecrübeli eleman aranıyor" ilanını görmüş. İçeri girip eleman ilanı için biriyle görüşmek istediğini söylemiş ve mekanın işletmecisi Esin Hanım'la tanışmış. İşe başvururken özgeçmişi nedeniyle işe kabul edilmeyeceğinden korkup daha çok garsonluk tecrübesi üzerinden kendini anlatmış.

Geçici bir durum dedim

Türker aslında hem işi hem de iş yerini seçmiş. 2 aydır Mono Brasserie Cafe'de 12.00'den kapanış saati 23.30-00.00'e kadar çalışıyor. Cuma günleri izinli. Müşteriyken de mekanı hep gözlemlediğini belirten Türker: "Burası benim için bir kaçış yeriyse buraya gelen insanları mutlu edebilirim diye düşündüm. Başlarda geçici bir durum olarak düşündüm buradaki işimi. Böyle bir özgeçmişim var, bir yerlerde bir şey çıkar, o zamana kadar burada çalışabilirim dedim. Ama fark ettim ki kendime iş bakmamak için bahane uydurmuşum. Sonra kabul ettim, iş aramak istemiyorum, burada mutluyum. Haftasonu Boğaz'ın karşı yakasına geçmeye üşenirken şimdi tek izin günümde Çanakkale'de okuyan kardeşimin yanına gidip dönüyorum. Arkadaşımla daha çok vakit geçiriyorum. Kendime daha çok vakit ayırıyorum. Enerjim var" diyor.

Seni daha iyi yerlerde görmek istiyoruz

Anadolu lisesi, üniversite ve yüksek lisans eğitimi alan, kurumsal şirketlerde çalışan Türker garsonluk yapmaya başlayınca çevresindekiler yardımcı olmak istemiş. Dayısı ve dedesi tarafından büyütülen Türker dayısından destek almış. Dedesi ise yeni işini bilmiyor. Hatta Türker, bu haberle dedesine sürpriz yapmayı planlıyor. Garson olduğunu duyunca "Senin için elimizden geleni yapalım" diyenler çıktığını belirten Türker onlara halinden memnun olduğunu söylüyor: "Seni daha iyi yerlerde görmek istiyoruz, eğitimlisin, kendini yetiştirdin diyorlar. Bornova Anadolu Lisesi'nde fen matematik seçtiğimde bir öğretmenim neden Türkçe matematik okumuyorsun demişti. Edebiyat tarafımın kuvvetli olduğunu biliyordu. Ama hepimize bu empoze edilmişti, zekiysen ingilizce fen matematik okuyacaktın. Yeteneklere değil statüye göre bölüm seçme derdine düşüyorduk. Herkes üniversite okumak ya da yüksek lisans yapmak zorunda değil ama öyle hissediliyor."

Geçmişe baktığında zaman zaman sorguladığı şeyler olsa da bugün Fulsen olmasını sağlayan şeylerin bu tercihler olduğunu düşünen Türker geçmişle ilgili bir şey değiştirmek istemediğini söylüyor.

HÜRRİYET İK

Bu haber toplam 3300 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mazbatayı aldı göreve başladı17 Nisan 2014 Perşembe 17:49
  • Alibeyköy Barajının İlginç Detayı06 Mart 2014 Perşembe 18:21
  • 4. Etap’ta tapu hasreti bitiyor12 Şubat 2014 Çarşamba 21:29
  • Bu fırıncılar uslanmaz12 Şubat 2014 Çarşamba 01:52
  • Milli Eğitim, camiasını ödüllendirdi06 Şubat 2014 Perşembe 17:28
  • Edirne Koleji'nde Bilgilendirme Toplantısı20 Ocak 2014 Pazartesi 20:37
  • Ak-Sek Vakfı Eğitime Destek İçin Hazırlıklarına Başladı!18 Ocak 2014 Cumartesi 01:47
  • Deprem afet gönüllülerine eğitim10 Ocak 2014 Cuma 20:55
  • Dere Yatakları Temizleniyor02 Ocak 2014 Perşembe 19:09
  • Çeşme Ildır'da Otel Yangını01 Ocak 2014 Çarşamba 16:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim