türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 108.636
  • Altın 154,634
  • Dolar 3,8315
  • Euro 4,5314
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 11 °C

Körler ve Sağırlar Birbirini Ağırlar

24.01.2014 01:47
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Türk Ordusuna karşı bu ilk defa olmuyor. Yalnızca mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinin el birliği ile iktidar yerine Silahlı Kuvvetleri muhatap alarak muhalefet yapması ilk defa oluyor…

Daha önceden de biliyorduk ki; Türkiye’de Cumhuriyet rejimine, demokratik parlamenter sisteme, daha da önemlisi Anadolu yarımadası üzerine sıkışıp kalmış bu ülke insanına karşı yıkıcısı, bölücüsü, şeriatçısı, haini, işbirlikçisi kısacası Kuvay-ı Zilliye takımı her zaman saldırmak için bir bahane bulurdu. Her zaman da karşılarında Silahlı Kuvvetlerimizi bulur, yıpratmak için gösterdikleri çabalar milletimizin nazarında bir anda yerle bir olurdu.  Bunlar nihayetinde cürmü kadar yer yakarlar, daha öteye geçemezlerdi.

Ama bu sefer durum değişik… Türk siyasi hayatında önemli bir yeri olan CHP ve MHP gibi iki önemli siyasi parti Genelkurmay Başkanlığınca 4 Mart tarihinde yapılan Basın açıklamasına istinaden bir anda ortalığı gerdi.

Şimdi Genelkurmay Başkanlığı ne üzerine bu açıklamayı yapmıştı? Tam bizim kara harekatının “Zap etabının” bittiği gün ülkemizi ziyaret eden ABD Savunma Bakanının “Harekat kısa sürmelidir” beyanatı geri çekilme ile çakışınca siyasi partiler böyle bir geri çekilmenin onurumuzu zedelediğini bildirip, durumu protesto etmişlerdi.

Oysa, en azından DTP dışındaki siyasi parti liderlerine Genelkurmay Başkanlığınca harekat başladıktan sonra kısa bir bilgilendirme yapılsaydı; siyasi parti liderleri de geri çekilmenin, harekatın bu safhası için bittiğini anlayıp, ABD’nin etkisi ile yapılmadığını anlayacaklardı. O zaman daha farklı bir üslup kullanarak meseleyi sadece siyasi yönden ele alacaklar ve AKP hükümetini muhatap alıp, beyanatlarını buna göre vereceklerdi.  Ancak kara harekatının bittiği gün siyasi parti liderleri geri çekilmenin ABD baskısıyla olduğunu peşinen kabul edip, Ordu’yu da ABD baskısına boyun eden muhatap olarak görmelerinden dolayı ipler birinci dakikada koptu. Ardından da bu kadar büyük bir başarıyı gölgeletmek istemeyen Silahlı Kuvvetler harekatın bu şekilde planlanmış olduğunu, ABD baskısıyla bir geri çekilme yaşanmadığını söylemek zorunda hissetti. Halbuki Başbakan yapılan eleştiriye kendi muhatap olup, gerekli cevabı verseydi, bu patırtı olmayacaktı. Ne yazık ki siyasi partilerin yaptığı açıklamaların satır aralarında ABD baskısının yanında sanki Silahlı Kuvvetlerimizin başarısız olduğunu ima eden cümleler bulunuyordu.

Yani Genelkurmay Başkanı buna cevap vermese miydi? Yok uluslararası teamüllerde bir Genelkurmay Başkanı siyasi partileri hedef alarak böyle açıklama yapamazmış. Genelkurmay Başkanımız söylediklerinde haksız mı? Diyor ki bu tip saldırılar Türk Silahlı Kuvvetlerinin mücadele azmine hainlerden daha fazla zarar vermektedir. Bunun diplomatik lisanda söylenişi nasıl olmalıdır? Ha, biraz daha yumuşak bir üslup kullanılabilirdi. O, ayrı. Keşke böyle olmasaydı…

Aslında her iki siyasi partinin görüşü de Silahlı Kuvvetlerin görüşünden farklı değil: Kuzey ırak’taki PKK varlığı bitirilene kadar operasyona devam edilmelidir. Ama bir bardak suda kopan fırtınaya bakın… Herkes aynı sözü söylüyor, kimse birbirini anlamıyor. Adeta körler ve sağırlar diyaloğu…

ABD’den izin alınarak Irak’a girerken, anlık istihbarat alacağız diye ABD’ye  yanaşırken bu kadar gürültü çıkmamıştı.

Bakın PKK ve onun meclisteki uzantısı DTP’ye. Adamlar bu kadar büyük bir darbe yemelerine rağmen bizim kısır çekişmelerimiz nedeniyle düğün bayram yapıyor; fırsattan istifade hakaret etmedikleri ne Silahlı Kuvvetlerimiz, ne Meclisimiz kalıyor. Yandaşları ile hiçbir ülkede yapılamayacak tarzda haince eylemler yapıyor, buna doğru dürüst hiç bir siyasi partiden laf yok. Legal görünümdeki basın organlarında şehit olan askerimize dahi laf söyleniyor, küfür ediliyor, eli kanlı bebek katilleri övülerek göklere çıkarılıyor, biz hala biz hala kısır çekişmelerle uğraşıyoruz.

Hani rahmetli Attila İlhan’ın: “Türkiye’de %10’luk hain kontenjanı vardır ve bu kontenjan mütareke basını tarafından doldurulmuştur.” sözünde bahsettiği oran gerçekte daha mı yüksek ve sadece basını kapsamıyor mu?

Bakın biz tırı vırı işlerle uğraşırken, PKK, DTP ve yandaşları 8 Mart günü ortalığı ateşe vermek için hazırlık yapıyor, Barzani parlamentosundan “Bamerni, Batufa, Kanimasi ve Dilmentepe’de 1995 yılından beri bulunan Türk Askeri Üslerini” kapatma kararı bile aldı.

Yoksa, körler sağırlar birbirini ağırlarken, atı alan Üsküdar’ı geçmesin?.

(Sedat ONAR)

Bu yazı toplam 514 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim