• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 19 °C

Komplo teorileri

19.01.2014 01:43
Soru - Cevap / Uzman

Soru - Cevap / Uzman

Türkiye’de sistem tarafından gerçekleştirilen provokasyonlar, insanları “komplo teorisi uzmanı” haline getirdi. Spontane bir gelişme veya başka bir unsur tarafından yaratılan herhangi bir hadisenin arkasında mutlaka “komplolar” arıyoruz ve adresi de bir çırpıda gösteriyoruz.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın öldürülmesinin hemen arkasından bir sürü komplo teorisi üretilmiş ve herzamanki kolaycılıkla adresler gösterilmişti. Ama bugün gelen haberlere göre Okkan’ı öldüren grubun elebaşlarından Mehmet Fidancı ele geçirilmiş ve cinayeti Hizbullah’ın işlediğini itiraf etmiş.

Ama daha henüz ortada olgusal bir gerçek olmadan, Okkan’ın Hizbullah tarafından değil de başka kozmik güçlerce öldürüldüğüne ilişkin iddialı komplo teorileri ortaya atılmıştı.

Esasında komplo teorileri ile yatıp kalkmak zihinsel bir hastalıktır. Bu tür bir özelliğe sahip insanlarla doğru dürüst konuşulamaz bile. Çünkü analitik bir düşünce tarzına sahip değildir.

Komplo teorilerinin temelinde, her şeyi yönlendiren ve yöneten “kozmik güçlerin” bulunduğu şeklinde bir kabul vardır. Mesela Marksizm’e göre bütün kötülüklerin temelinde burjuvazi vardır ve burjuva sınıfı sürekli komplo kurar. Ya da herhangi bir din veya herhangi bir ırkı bütün kötülüklerin nedeni olarak gören toptancı yaklaşımlar da komplocudur.

Halbuki sosyal olayların birden fazla nedeni vardır ve sosyal sorunları açıklamakta da toptancı yaklaşımlar gerçekçi olmaz.

Kaldı ki toptancı yaklaşımların temelinde bulunan tümel önermeler modern mantık açısından geçersizdir ve bilimsel açıdan da içeriksizdir. Mesela “Bütün zenciler pistir” şeklindeki önermeler. 

Elbette insanların olaylara ve sorunlara bakışlarını yönlendiren, belirleyen paradigmaları vardır. Ama paradigmalar da komplocu olunca, geçmişte olmuş ve ileride olabilecek bütün olayların çözümünü şimdiden içerir.

Komplocu yaklaşımlar aynı zamanda düşünme tembelliğinden de kaynaklanır. Olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurarak, alternatifli analizler yaparak ihtiyat da içeren bir sonuca varma yerine, anında kesin bir sonuca varma hastalığıdır. Fizik başta olmak üzere bütün bilimler bile vardıkları sonucu “kesin, değişmez” olarak görmezken, herhangi bir birikimi olmayanların sosyal sorunlara ilişkin bir çırpıda “kesin ve değişmez hükümler” vermeleri komediden başka bir şey değildir.

Zaten sosyal bilimler açısından sözünü ettiğimiz komplocu yaklaşımlar hiçbir zaman kabul edilmemiştir. Az çok bilimsel zihniyete sahip olanların da komplocu yaklaşımlara sahip olmaları düşünülemez zaten.

Bu yazı toplam 297 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim