türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 89.898
  • Altın 193,587
  • Dolar 4,8448
  • Euro 5,6556
  • İstanbul : 27 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İzmir : 28 °C

Kiminle İç Savaş?

04.01.2014 13:25
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Birileri gene ateşle oynuyorlar... Ticari rakiplerini yokedene kadar hükümete yatanlar, şimdi sıranın kendilerine de geleceği korkusuyla aba altından sopa gösteriyorlar, ve örneğin iki aylık bayat haberleri ısıtıp sürmekten ve tam da Yüksek Askeri Şura’nın toplanacağı gün hükümetle ordunun arasını açmaya çalışmaktan çekinmiyorlar... 

MHP, ‘hükümeti uyarmaları için’ tam üç yüz on üç generale mektup göndermiş. 

Oysa mektup değil, broşür göndermiş, hem de beş bin kişiye, hem de iki ay önce! 

MHP’nin değil ama o ‘birilerinin’ iktidara vermeye çalıştığı mesaj nettir: ‘Sakın bizim de üzerimize gelmeye, alacaklarınızı istemeye falan kalkmayın, ortalığı size karşı karıştırırız ha!’ 

Bazı saftırıklar da ciddi ciddi ‘efendim demokrasi dışı çözümler aramak yanlıştır’ gibilerden yorumlar yaptılar. 

Oysa, bu gülünç patırtıda, MHP ile ilgili çok önemli bir husus gözden kaçtı. 

Değerli meslekdaşımız Emin Pazarcı, ‘sırlarıyla ülkücü hareket’ adını verdiği bir yazı dizisinde, ‘Türkeş’in gizli ordusunu’ anlattı. Başkomutan o, ‘cephe komutanı’ da Muhsin Yazıcıoğlu. Ancak yıllar, yetmişli yıllar tabii. 

Çünkü merhum Türkeş, o dönemde ‘Türkiye’nin hızla bir iç savaşa sürüklendiği’ görüşündeymiş ve bir kurmay çalışmasıyla, Anadolu’da yığınak yapılacak beş ayrı bölge tesbit etmiş. Hatta, Ankara yakınlarında bir çiftlikte ‘muhtemel karargah’ bile planlanmış. 

Memleketin bir düşman işgaline uğraması durumunda kullanılmak üzere, direnişi ve gerillayı başlatmak amacıyla yararlanılacak gizli silah ve cephane depolarımız vardır. Bunları ancak ‘bilmesi gerekenler’ bilirler. Ünlü Özel Harp Dairesi de zaten bu amaçla kurulmuştur. 

Bugün de Irak halkı farklı bir şey yapmıyor, ancak orada Amerikan işgaline karşı direniş bürokrasinin değil şeriatçıların, ve ne yazık ki Müslüman Türk öldürmekten de çekinmeyen bazı yamyamların elinde... 

Irak halkının başında bir Mustafa Kemal Paşa’sı olmadığı için de işi zor. 

Biz kendi kurtuluş savaşımızda, silah ve cephaneyi, özellikle toplarımızı düşman ve işbirlikçi elinden kurtarmakta çok çektiğimiz, çok zorlandığımız için artık yoğurdu üfleyerek yiyor ve hiçbir felakete hazırlıksız yakalanmamak için bu tür depolar oluşturuyor, direnişi yönetecek adamları da hazırlıyoruz... Elbette bölge ve harekat planları da yapılmış olsa gerektir. Bu ‘illegal’ bir iş değildir ve anamızın ak sütü gibi de helal ve meşru bir girişimdir. 

Tabii, bu gizli gücü, memur maaşı yetmeyince ‘eroin ticaretine’ falan dökmemek ve sonunda gidip de kamyona çarpmamak şartıyla! Bal tutsan bile parmağını yalamayacaksın. 

Ancak, MHP ve merhum Türkeş, bunu bir ‘iç savaş’ tehlikesinde de düzenleme yetkisini kendinde görebilmiş demek ki... 

Bu iç savaş kime karşı verilecekti? 

Elbette ‘komünistlere’ karşı. O sıralar henüz PKK tehlikesi ufukta belirmemişti, başımızda esas olarak ASALA belası vardı. Cumhuriyet tarihinin en büyük, en ciddi ve en tehlikeli silahlı ayaklanması henüz başlamamıştı, çünkü ‘sistem’ henüz Türkiye’yi Ermeni terörüyle yeterince yıpratacağını sanıyor, hepten çökertmek için başına Kürt ayrılıkçılığını sarıp onu bir ‘düşük yoğunluklu iç savaşa’ düşürme gereğini henüz duymuyordu... 

Türkeş yanılmış. Hem de kötü yanılmış. Sovyetler Birliği’nin yıkılacağını, bağımsız Türk devletlerinin kurulacağını daha 1944 yılında sadece bir yıl farkıyla öngörebilen, tarih olarak 1991 yılını değil de 1990 yılını veren adamın, ‘yetmişli yılları’ iyi tahlil edememiş olması şaşırtıcıdır. 

Tıpkı komünistler gibi, milliyetçiler de o dönemde ‘kullanıldılar’. Kullananların amacı Türkiye’yi bir iç savaşa değil, ‘iç savaşın ucunu göstererek’ yeni bir düzene yöneltmekti. 

O korkulan komünistler, darbeden sonra kaçacak delik aradılar... Bunlar mı iç savaş çıkaracaklardı çakşırlarını toplamadan? 

Sağdan ya da soldan beş bin kadar vatan evladı da bu senaryoda harcandı. 

Şimdi her iki kesim de Nazım Hikmet okuyarak Avrupa’ya kalayı basıyor ve bir zamanlar birbirinin gırtlağını sıkmış olduğuna üzülüyor... 

Kimi arkadaşlar bunun ‘sentezini’ bile yaptılar ve ortaya ‘komünist Turancılar’ falan da çıktı. Allah sonumuzu hayır etsin bakalım. 

Bu yazı toplam 426 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim