türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Kim Verecek Bu Katliamın Hesabını?

24.02.2014 20:08
Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Kimlikleri, fotoğraflarıyla Danıştay 2. Dairesi üyelerinin ilgili yerlere ve kişilere açıkça hedef gösterilmesi, aranan düşmanlar olarak resmedilmeleri...

Tıpkı daha önceki yıllarda yargı mensuplarının, öğretmenlerin, yazarların, bilim insanlarının, sanatçıların, aydınların, ülkenin akıl sahibi, namus sahibi yurttaşlarının sıklıkla hedef tahtası konumuna getirildikleri gibi...

                            ***

Danıştayın kuruluşunun yıldönümü kutlamaları. Açılış konuşmasını çiçeği burnunda başkan Sumru Çörtoğlu yapıyor. Kimsenin yargıdan rahatsız olmaması gerektiğini, hukukun herkese lazım olduğunu; özellikle idarenin yargı kararlarını uygulamadığını, bu durumun da yargıya olan güvenin sarsılmasına neden olduğunu vurguluyor; yargı kararlarının tartışılmaz olmadığını ama her karardan sonra uluorta yapılan saldırı mahiyetindeki eleşterelerin hukuk sistemine zarar verdiğinin altını çiziyor...

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başta olmak üzere devlet ricalini oluşturan insanların bir kısmı söylenen her cümleyi dikkatle izliyor, herhangi bir mesajı kaçırmamaya çalışıyorken; dinleyicilerin bazıları ilgiliymiş gibi görünüyor, kimileri ise ‘bitse de gitsek!’ havasında...

Gazeteciler daha sonra başbakana soruyorlar: Danıştay başkanının yürütmeyle ilgili eleştirileri hakkında neler söyleyeceksiniz?

Yanıtlıyor sayın başbakan, dudak büzerek: Biz bu konuşmaları her yıl dinliyoruz. Ülkenin önemli sorunları var. Biz onları çözmeğe çalışıyoruz. Önümüzü kesmesinler yeter...

Yani diyor ki sayın RTE : Orada veya başka yerlerde söylenen hiçbir söz bizim için herhangi bir anlam ifade etmiyor. Hukuk mumuk da hava civa. Önemli olan her kurumun, her organın ve her kişinin bize tabi olması, hiçbir düşüncemize veya eylemimize karşı çıkmamasıdır. Biz istediğimiz her şeyi yapamadıktan sonra; hukukmuş, hakmış, yasaymış vız gelir, tırıs gider...

Daha da yani, sayın başbakan yargı erkini açıkça ‘ayakbağı’ olarak görüyor ve yargı engelinden kurtulmaya çalışıyor. Hele hele yasal olmayan plan ve düşüncelerinin yargıya takılmasına ise hiç mi hiç tahammül edemiyor, protesto ediyor, bir yerlere, birilerine şikayet ediyor...

                            ***

Alpaslan Aslan, İstanbul Barosuna bağlı olarak çalışan bir Avukat. Güya hukukçu. Hukuk fakültesi okumuş ama asıl eğitimini başka mekanlarda, başka odakların kontrolünde, yüzü başka yöne dönük olarak, başka amaçlar için almış.

Eğitimli, gravatlı, traşlı bir yobaz...

Bir katil, bir cani, hasta ruhlu, zavallı -tıpkı henüz teşhir edilmemiş benzerleri gibi- her an kullanılmaya, başkalarına zarar vermeğe hazır örümcek kafalı insan kılığında bir yaratık...

Kendisinin ve benzerlerinin yedi sülalesini toplasanız, hepsinin birlikte sularını sıkıp özlerini çıkarsanız; öldürdükleri, zarar verdikleri insanların kesip attıkları bir tırnak kadar olamazlar ama...

Suikast amaçlı olanı da dahil, herif silahlarını alıp Danıştay’ın kapısına dayanıyor, açamayınca güvenlik görevlisi oradan uzaklaştırıyor. ‘Bugün git yarın gel!’ der gibi. O da öyle yapıyor, ertesi gün gelip katliamını gerçekleştiriyor..

Bilmem anımsar mısınız, evelki hafta içinde de Cumhuriyet Gazetesi’ne buna benzer bombalama girişimleri olmuştu. Bir haftada üç kere, üstelik gazete sözümona koruma altındayken!..

                            ***

Bayanlar, baylar...

Irkı, dini, mezhebi, düşüncesi, partisi, cinsiyeti, yöresi, dili, yaşı velhasıl hangi açıdan, neyi farklı olursa olsun bu ülkenin, üzerinde  milyonlarca insanın yaşadığı sahipsiz bu vatanın yurttaşları...

Bu gidiş çok ama çok tehlikeli bir gidiştir...

Böylesine insanlık dışı katliamları yapabilen zavallılar da durup dururken ortaya çıkmadılar. Canları sıkıldığı için, moralleri bozulduğu için veya beğeni anlayışlarına uymadığı için yapmıyorlar bu eylemleri. Üstelik bunlar cahil falan da değiller. Okutulmuş, hemi de çok fena okutulmuş insancıklardır. Yıllar yılı, binbir emekle, nakış örer gibi, dantel işler gibi yaratılmışlar hiçbir zaman, hiçbir şekilde karşı çıkmayacakları; ellerini yalamaktan, ayaklarının suyunu içmekten gocunmayacakları pirleri, şeyhleri, önderleri, mabutları tarafından...

Kimlerin emeği yokki bu insancıkların böylesine zavallı, böylesine gaddar, böylesine zalim, böylesine akıl yoksunu, böylesine sevgi fukarası, böylesine kin dolu, nefret dolu durumlara gelmesinde...

Kimler kullanmadı; makamlar, mevkiler, mallar, servetler edinmedi ki bu zavallıların sırtından...

Sahi sorumlusu-sorumluları kim?

Hukuk okuduğu halde insanların haklarına saygı göstermeyi bilmeyen katil mi; onun da içinde olduğu sevgiden, barıştan, insanlıktan, kardeşlikten nasiplenmemiş; hep altta olduğu halde üstündekileri kutsamış; insan olmayı, özgür olmayı, yurttaş olmayı reddeder duruma getirilmiş zavallılar mı; yoksa bunların üstünde tepinen, makamlarına makam, servetlerine servet katanlar mı? Namuslu insanlar yeminlerine uyarlar!..

Bu yazı toplam 654 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim