• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 23 °C

Kent, yağmur, tren

24.04.2014 21:10
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Yağmur yağdı, üç çocuk öldü, ölüm nedir bilmeden, kent nedir bilemeden. Acılı babaları biliyordu zahir; altı ay önce taşı toprağı altındır niyetine gelmişler İstanbul’a!.. Ama bodrum dahi olamayacak bir bodrum katına... 

İstanbul nire, bodrumun bodrumu nire? 

Yağdı yağmur, ne olduğunu anlayamadan tavana dek (iki metre var mıydı) yükseldi sular. Üç çocuk öldü, Bosphours’u Boğaz’ı, Altınboynuz’u Haliç’i bırakın, sokak lambası, belediye otobüsü, kaldırım, kanalizasyon, ışıltılı dükkan göremeden... 

Oysa, kente daha iyi yaşamak için gelmişlerdi. Ağaçta elma, armut ve erik görmeyi bunun için reddetmişlerdi. 

Alternatiflerini göremediler, öldüler... 

Suçları kesin: 

-Dere yatağına ev yapmayın kardeşim!.. 

İyi de nereye yapsınlar, bodrumun bodrumunda oturmayıp da nerede otursunlar, fikri olan vardır mutlaka!.. 

Kimsenin itiraz etmediği tarif; kentler kültürel bir oluşum olduğu. Yani kökeninin siyasal ve yönetsel olduğu. Yani; insan siyasal bir hayvandır diyen Aristotales bir kent (polis) tasarlarken tarihte belki de ilk olarak, onu insanlar için düşünür, doğanın öngördüğü şekilde yaşamalarını sağlamak için; siyasal kurumlardan sanat ve eğlenceye dek mimarların yüreklerini hoplatacak modeller kurarken bunu gözetmiş. 

Hal böyle olunca kent, halkın büyük (sahiden çoğunluk) kesiminin yararı, hali vakti yerinde olanların ise dahi konforları için ortaya çıkmış. 

Ya İstanbul? 

Ya günümüz? 

Ya Türkiye? 

Kentte aç, açıkta ve yoksul bırakmayan, ortasına bu nedenle koca bir kitabe (Anayasa gibi olmalı) yazan kent- kentin kalıntıları, Aphrodisias-Aphrodisias’ın kalıntıları hala bu topraklarda. 

Ne oldu, nereye gitti? 

Göç ve aşırı nufus antik doğu kentlerinde hep vardı. 

Ama kanalizasyon da, temiz su da... Oturduğu evde hacetini akıp giden suda gideren, ortadan biraz iyice halli bir Romalı’dan daha önce yaşamış bir Efesli (hani bir de üstelik yamaçta ev yapan Yamaçevliler vardı) hiç de geri kalmazdı, belki de daha iyiydi. 

Ne yaptık, ne ettik? 

Suları, trenleri kendimize düşman ettik!.. 

Zaten topu topu iki güzergahta trenleri birbirinin üzerine bindirmeyi, yağmur sularıyla çocukları boğabilmeyi dünyada kaç millet başarabilir!? 

Üstelik buna rağmen. 

Her daim iktidar sizin ve tabii ki oylara sahip kalabilir... 

İşte ben başarı diye buna derim. 

Gelmiş geçmiş tüm hükümetler ve belediyeler; kutluyorum! 

Bu yazı toplam 457 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim