türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 9 °C

Katrina neyi yıktı?

26.04.2014 18:53
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Katrina kasırgası günlerdir Amerika’nın New Orleans ve Mississippi vurdu geçti. 

Rahmetli bir teyzem vardı ve sürekli şunu söylerdi; ‘Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin!’. 

Okyanusun gazabına uğrayan iki eyaletten gelen haberler tam da bu duayı doğrular nitelikte. 

İletişim kesik, yiyecek bulma sıkıntısı had safhada ve yağmacılık almış başını gidiyor. 

Yağmacılığın boyutları o kadar yüksek ki, Amerikan ordusuna ‘vur emri’ çıkartıldı.

Ölü ve yaralı sayısı hakkında doğru düzgün bilgi yok. 

Bu olan biten faleketin karşısında tüm dünyada müthiş bir kayıtsızlık, ilgilenmeme durumu var. 

Herhangi bir üçüncü dünya ülkesinde yaşanan felaket karşısında harekete geçen dünya vicdanı, felaket Amerika’da yaşanınca en küçük bir tepki bile vermiyor. 

Neden? 

Amerika’nın kendi kendine yetebileceği duygusundan mı? 

Amerikan sineması vasıtasıyla pompalanan güçlü, yenilmez, her tür saldırıyı bir şekilde püskürten büyük dev Amerika imajından mı? 

Aynı Amerika 11 Eylül saldırıları sonrasında tüm dünyadan büyük destek görmemiş miydi? 

Şimdi ne değişti de Amerika’nın yaşadığı bu büyük felaket karşısında cılız geçmiş olsun dileklerinin dışında güçlü bir yardım dalgası ortalarda görünmüyor? 

Bunun tek bir açıklaması var, Amerikan yönetiminin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek küresel bir saldırganlığı ana politika olarak belirlemesi ve bu politikanın da dünyaya kayıtsız Amerikan halkı tarafından onaylanması. 

Onaylandı çünkü başkalarına ne olduğu Amerikalıların umrunda değildi ve Bush yönetimi seçimden yeniden galip çıktı. 

İki tarafı büyük okyanuslarla çevrili, yakın tehdit hissini yaşamayan, halkını ve ülkesini güvende gören Amerika bu kez güvenlik duvarı olarak gördüğü okyanusun bizzat kendisinden büyük bir darbe yedi. 

Elbet her kim olursa olsun, hangi milliyete ait olursa olsun insanların burnunun bile kanamasını istemeyiz. 

Ama dünya da böyle bir yer işte. 

En güvenli görülen yerler olmadık tehlikelere maruz kalabiliyor. 

Ve en vahimi de, tüm bu yaşananlar ‘büyük Amerika’ imajını da yerle bir ediyor. 

Dünyanın her yerine ordular gönderebilen, askerlerini çıkarabilen, uçak gemilerini yığabilen Amerika, kendi ülkesindeki bir kasırganın bıraktığı dehşeti temizlemede aciz kalıyor. 

Afganistan ve Irak’ta demokrasi getirme vaadiyle büyük şirketlerin çıkarlarını koruma adına askeri yığınak dökerek yüzbinlerce masum insanın ölmesine neden olan Bush yönetimi, kendi ülkesindeki felaket yaralarını sarmakta tam bir zavallık sergiliyor. 

Ve Katrina kasırgası iki eyalete zarar vermekle kalmıyor, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ mantığı ile dünyanın başka yerlerinde zulmetmek için halkından vize alabilen Bush yönetimini de derinden sarsıyor. 

Sıradan Amerikalı doğal olarak şu soruları soruyor; ‘Bizim askerimizin başka ülkelerde ne işi var? Şu an burada olup kendi halkına yardım etmek dururken ne diye başka toprakların insanlarını öldürüyor?’ 

İki yüzlü Amerikan medyası da, sanki Beyaz Saray ile birlikte Ortadoğu’daki kaosu halkına yutturabilmek için elinden geleni yapmamış gibi şimdi günah çıkarıyor ve Irak sorgusuna girişiyor. 

Küresel dünyada hiçbir ülke dünyadan izole yaşama şansına sahip değil. 

Bu Amerika için de geçerli, Küba için de Türkiye için de... 

Artık yerel ya da uluslar arası politikalar belirlenirken olan bitenin tüm dünya tarafından dikkatle izlendiği ve hiçbir tercihin yerel sınırlara hapsedilemeyeceği anlaşılmalıdır. 

Güvenlik adına Ortadoğu’yu harabeye çeviren Amerika, kendi ülkesindeki güvenliği sağlayamaz, anarşi ve kaosa engel olamazken Irak’ta yaptıklarının nedenlerini vatandaşına anlatmakta zorlanacaktır. 

Katrina sadece masum insanların hayatını zindana çevirmekle kalmadı, Bush yönetimi için de alarm zillerini çok daha güçlü çalmasına neden oldu. 

Neoconlar artık eskisi kadar fütursuz olamayacaklar. 

Felaketten hayır beklemek doğru değil ama umarız böyle bir sonuç çıkar, Amerika’daki masumların acısı Irak’taki masumların acısını dindirmeye yarar.

Bu yazı toplam 684 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim