• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 10 °C

Kan, Gözyaşı ve Demokrasi

29.09.2013 11:31
Kan, Gözyaşı ve Demokrasi
Demokrasi isteyen yığınların toplandığı meydanlar; çoğu kez, gizli güçlerin vakur duruşları altındaki sessiz kahkahaları ile yankılanır.

Demokrasi isteyen halka, demokrasiyi vaat edenler, demokrasiye eşitlik demişler. Evet Demokrasi, hürriyeti istemekti, eşitlikti. Ama önemli olan; bizim, demokrasiyi yani eşitliği-hürriyeti beklediğimiz-umduğumuz yerdi. De Maistre "HIRSTIR" diyor; Vacherot “Adaletin temeli" … Neydi uğruna seller gibi kan akıtılan demokrasi ve daha önemlisi biz demokrasiyi kimden istiyorduk? Veyahut soruyu daha düzgün soralım: Demokrasiyi, kimden ve nereden beklememiz gerekirdi ?

Demokrasinin tanımı; her fikre, ideolojiye göre farklılaşıyor. Ana yurdu ise Antik Yunan.

Aristo, Eflatun gibi Eski Yunan filozofları "Ayak takımının yönetimi"yakıştırmasını yapıp demokrasiyi küçümserken, sanırım bugünün demokrasisinin kızıl ellere geçip etkili bir silah olarak kullanılacağını, tahmin edememişlerdi. Tam da burada; gazeteci yazar Fatih Tezcan’ı da anmadan geçemeyeceğim "İki "E". Eğitim ve Ekonomi. Bunların geri bırakıldığı ülkelerde Demokrasi, bir sömürü sanatıdır.” 

DEMOKRASİYİ BİZ KAYBETTİK.

Bazı kitaplar baştan kazanır. Kimi yazarından, kimi ilk cümlesinden, kimi önsözünden, kimi ise başlığından. Daha önce okumadığım ama sabırsızlıkla kitapçıya gidip raflardan kendi elimle indirmek istediğim bir kitap var. Başlığıyla kazananlardan. Maxime Rodinson : BATI’YI BÜYÜLEYEN İSLAM ..

Bir medeniyet, bir yaşam biçimi, bir duruş olan İslamiyet; milyarlarca insanı etkilemiş, milyarlarca insana ilham vermiş, içerisinden pek çok düşünür, bilim adamı çıkartmış, bir çok kavmin yaklaşamadığı eşiği çoktan atlamış, insanlığa bir çok hususta örnek olmuş, ders vermiştir. Bir çok Batı ülkesinden, eğitim alabilmek için İslam medreselerine gelindiğini, pek çok ülkede, bu medreseler ve eğitim sitemlerini model alan yapılar inşa edildiğini biliyoruz. Çağının ötesindeki duruşuyla ileri bir medeniyeti yansıtan İslam, ne oldu da "İslam ve Demokrasi"tartışmalarının göbeğine oturdu.

Halbuki Batı’nın gerçekleştirmeye çalıştığı  eşitliği; İslamiyet,  dilenciyi halifeye eşit kılan bir hüviyetle bizlere çoktan sunmuştu. İnsan haklarını, kadına şiddeti, demokrasiyi, eşitliği, seçmeyi ve seçilmeyi, hukuku çok daha öncelerden insanlığa bir ders verir gibi tatbik etmişti. Bizler Adaleti Hz Ömer’den gördük. Hangi Avrupa mahkemesi bize adaleti anlatabilir, hangi Avrupa mahkemesi bize hukuktan söz edebilirdi ki? Bizler, “komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir”diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Bize kim dayanışmadan, birlikten söz edebilirdi ?

Çağdaş Batı’nın eşitlik temelli demokrasi anlayışı günümüzün tecavüz silahı. İnsanı insana kırdırtan bir atom bombası. İslamiyet’in sınıf tanımayan adaletli yüzü aslında demokrasinin ta kendisi. İslam başlı başına bir demokrasi iken, bizler demokrasiyi neden Batı’da aradık? Evet biz demokrasiyi kaybettik. Demokrasiyi İslam’dan uzaklaşarak kaybeden İslam dünyası, kaybettiği demokrasiyi Batı’dan bulacağını umarak tekrar başka bir hataya düşüyordu.

Sözün özü Cemil Meriç’in kelimelerinde gizli :

Kuran; hem bir ibadet kitabı, hem bir anayasa, muhatabı  ise bütün insanlık  …

Soruyu baştan soruyorum : DEMOKRASİYİ NEREDE ARAMALIYIZ ?

Bu haber toplam 429 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim