• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 18 °C

Kadınların içinde bir değil 44 farklı kadın var

08.01.2014 16:33
Kadınların içinde bir değil 44 farklı kadın var
Hayal dünyasının çok güçlü olduğunu söyleyen Evgar, 'Aile içinde şöhretliydim. Acayip bir hayal dünyam vardı ve ailem de benimle birlikte oynuyordu' diyor.

Demet Evgar'ı ilk kez dört yıl önce Eski Yeşil'de Tiyatro Kılçık'la birlikte bar tiyatrosu yaparken izlemiştim. Ufak tefek bir kızın sahnede nasıl devleştiğine o gün şahit olmuştum. 


Evgar şimdi de 'Beyza'nın Kadınları'ndaki performansından söz ettiriyor. İçindeki oyunculuk aşkı onun için kendinden yola çıkıp kendinden sıyrılma hali aslında... Afife Jale Ödülleri 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu'luğa aday olan Evgar ile keyifli bir söyleşi yaptık...

Sizi ilk Tiyatro Kılçık'ta izlemiştim Eski Yeşil'de... O zamandan bu zamana neler yaptınız?

Tiyatro Kılçık'la yeni bir oyun yazdık. Şimdi Old City'de oynuyoruz. Kenter Tiyatrosu'nda 'Gece Mevsimi' adlı oyun devam ediyor. Bu arada üç dizi, reklam dizisi, iki de sinema filmi yaptım.

'Beyza'nın Kadınları'nda performansınızdan çok bahsedildi. Bir projenin başarılı olduğuna neye göre karar verirsiniz?

Oynarken hissediyorsun. Kendimi iyi hazırladım. Bu birkaç aylık hazırlıktan ibaret değil. Oyunculuğa başladığım andan itibaren bir fırsat geldiğinde onu şansa dönüştürebilmek için kendimi donattım. Bu birikimdi. Babamın sözleri çok etkili olur. Herkes beğense de o çok objektiftir. Yıldız Kenter ve Hıncal Uluç'un yorumları da önemli. 

demet-evgar-003.JPG

Mustafa Altıoklar ile ilk ne zaman tanıştınız?

İlk Digitürk reklamlarında izlemiş beni. O zaman 'Çınaraltı'nda başrol verdi bana. Birkaç bölüm çektik ve kanalla anlaşılamayınca yarıda kaldı. Sanki biz tanışalım diye yapılmış bir projeydi. Sonra beni Tiyatro Kılçık'ta izledi. Ben 'Banyo'da oynarken 'Beyza'nın Kadınları'nda oynayacağım da belliydi.

'Banyo' filminin tutmaması neden size mal edildi?

Benim yönetmenim ve yapım şirketim böyle bir şey söylemedi. Kafa karıştırmak için yapıldı sanırım. 'Banyo'yu çektiğimde benim sinema kitlem yoktu ki zaten. Beni kim tanır, kim bilirdi. Pek çok dedikodu çıktı ama bunlar doğru değil.


Filmde dört ana karakter var. 'Rollere uyum sağlamak için Mevlevihane'ye gittim' demişsiniz... 

Mevlevihane'ye ben zaten giderim. Mesnevi benim başucu kitaplarımdan biridir. Hayatımın her alanında her dakika çalışıyorum. Yaşarken gözlemliyorum. O rolü sağlamlaştırmak için gidip yerinde bakılabilir. Bu projede bu hastalığı daha önce yaşamış, tedavi olmuş ve o süreci anlatan bir kadının psikiyatristiyle beraber yazdığı bir kitap okudum. Benim için güzel bir tecrübe oldu. 

Dört kadından hangisini oynamak daha keyifliydi?

Hepsi. Rabia'nın o kadar güçlü bir inancı vardı ki... Hepsi güçlü karakterlerdi. Beyza ve Ayla'nın naifliği güzeldi. Hepsi insanın içinde olan şeyler aslında. Hepsi benim ama hiçbiri de ben değilim. Bir kadının içinde bir değil 44 karakter var. Annemize, eşimize, çocuğumuza karşı farklı rollerimiz var.

Hangi rolü oynamak size huzur veriyor?

En köşede kalmış duygularımla oynadığım roller. En kuytuyu aramak yani. 

'Asla oynayamam' dediğiniz roller var mı?

İçimden çıkarabileceğime inandığım her rolü oynamak isterim. Kendimden yola çıkıp, kendimden sıyrılma halidir oyunculuk. Karakter içimden çıkan biri, şizofrenik bir durum yok aslında. Hayatım sadece oyunculuktan ibaret değil ki. Hayatın amacı bu kadar basit olmamalı. O rolde kendinizi iyi hissediyorsanız, kişisel korkularınız kalmıyor. Ben çok yüksekten bakamayabilirim. Ama film çekimlerinde üçüncü katta intihar sahnesinde durdum. Beni tutan bir şey de yoktu. O başka bir durum. Kendinden sıyrılma hali, çok acayip. Korkuların da üzerine gidiyorsun. Bunlar değişik tecrübeler.

Neden yönetmenler belli oyuncularla çalışıyor?

Bunlar dönem dönem değişecek şeyler. Maalesef çok iyi proje gelmiyor. Türkiye'de en sağlam kadro oyuncu kadrosu. Çok iyi 10 yönetmen, yazar zor sayarsınız. Ama gençler çok iyiler yetişiyor. İleride onları da tanıyacağız. Ben size uluslararası alanda yarışacak oyuncu sayabilirim. Çok çeşit ve şans yok. Doğal bir süreç diye düşünüyorum.

Geldiğim yerde tiyatro bile yoktu

Kısa film denemeniz oldu mu?

Evet tabii. Konservatuvar üçüncü sınıftaydım ve bizim 'Köşetepe' diye bir oyunumuz vardı. Tiyatro Kılçık'ın hikayelerinden biriydi. Onu kısa film yapmıştık.

Takip ediyor musunuz kısa filmcileri peki?

Bir şeyler öğrendiğin zaman aslında ne kadar çok şey bilmediğini fark ediyorsun. Benim geldiğim yerde, Manisa'da tiyatro yoktu. Konservatuvarı kazandığım sene yeni filmler gelmeye başlamıştı. Tiyatro ile haşır neşir oldum. Oradan öğrenmem gereken şeyler vardı. Sinemayla ilgili çok ahkam kesecek bilgiye sahip değilim açıkçası. Oyunculuğun her şeyini öğrenerek gitmeye çalışıyorum. İzlenmek için biriktirdiğim filmler var. Şimdi onlara geri dönmem lazım. Çok güzel kısa film projeleri yapıyorlar.

Tam bir aşk çocuğuyum 

Tiyatrocular hep hayal gücü yüksek insanlar mıdır? 

Ben hayal kurmadan yattığım bir günü hatırlamıyorum. Onların gerçekleşmesi de beni hayal kurmaya sevk ediyor. Babam 20, annem 17 yaşındayken ben olmuşum. Tam bir aşk çocuğuyum. Eve gelen bir hediye. Çok şöhretliydim, çok seyircim vardı. Acayip bir hayal dünyam vardı ve ailem de benimle birlikte oynuyordu. Aileme çok şey borçluyum. Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra Uludağ Üniversite'ne gitmemi çok istediler. Ben de tiyatro okumak istediğimi söyledim. Israr edince yemek yememeye başladım. 38 kiloda mide kanaması geçirdim. Su bile içemiyordum. O şekilde konservatuvara hazırlandım ve kazandım. Bu kadar ciddi olacağımı tahmin etmediler.

demet-evgar.JPG
Demet Evgar, her role uyum sağlayabilecek yüz mimiklerine sahip. Bir anda gülüp, bir anda hüzünlü bir hale sokabiliyor suratını. 'Mimiklerimi güzel kontrol ettiğimi söylerler' diyen genç oyuncu, çok renkli bir ailesi olduğunu söylüyor. Küçüklüğünde sürekli ailesini gözlemlediğini anlatıyor. Elbette ki aynanın karşısında mimik çalışmaları yaptığını da unutmuyor. Okul döneminde arkadaşları sürekli taklit yapmalarını istermiş ondan. Sibel Can ve Hülya Avşar taklidi yapmış geçenlerde arkadaşlarına. Evgar, 'Ben aslında sizin tanımadığınız insanların taklidini de yapabilirim. Onun mimiklerini, konuşma tarzını, ellerini, kollarını nasıl hareket ettirdiğine bakarım. Çünkü bu dünyaya onun gözünden bakmaktır' diyor.

Bu haber toplam 2071 defa okunmuştur
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Hamilelerin beslenmesi21 Nisan 2014 Pazartesi 22:33
  • Yörük Kebabı Nasıl Yapılır? İşte Malzemeleri16 Nisan 2014 Çarşamba 22:59
  • Kadınlar köleliği karanlığa gömecek20 Ocak 2014 Pazartesi 00:47
  • Kadınların içinde bir değil 44 farklı kadın var08 Ocak 2014 Çarşamba 16:33
  • Aktif Kadın İşgücü Projesi'nin Startı Verildi28 Aralık 2013 Cumartesi 14:13
  • Kilo Verirken Güzelliğinizi Bozmayın01 Aralık 2013 Pazar 22:49
  • Antep Aşuresi Nasıl Yapılır?25 Kasım 2013 Pazartesi 12:22
  • Saray Aşuresi Nasıl Yapılır?25 Kasım 2013 Pazartesi 12:09
  • Klasik Aşure Tarifi25 Kasım 2013 Pazartesi 11:54
  • En Güzel Aşure Tarifleri24 Kasım 2013 Pazar 12:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim