• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 19 °C

Kadıköy Pazarı'ndan, İpekçi'ye

17.04.2014 15:32
Cenk Zelyurt / Araştırmacı

Cenk Zelyurt / Araştırmacı

Pazar günkü maç bazı şeyleri anlamamızı ve hatırlamamızı sağladı. Rakip taraftarla karşılıklı seyredilen maçın verdiği hazzı, hiç bir şey veremiyor. Rekabet, kaba güçle veya küfürle yaşanamaz. Yaptığın tezahüratla, tribündeki renkdaşlarınla bütünleşmenle ve takımına atağa kaldırmanla ilgili bir yarıştır rekabet. Karşılıklı atışırken rakibinin tezahüratını bir zeka belirtisi ile ona karşı kullanabilmektir zevkli olan ve tatmin eden.

Yaşı 35 ve üstü olanlar bunu çokça yaşamışlardır. Ama ne yazık ki genç taraftarlarımız, düzenin onlara dayattığı 1000 kişilik, 900 kişilik kontenjanların kurbanı olmaktadır. Bunu da yapan Adnan Polat sayesinde Galatasaray camiasıdır.

Spor Sergi niye hep dilimizde sanıyorsunuz? Nedeni çok basit. Çünkü iki taraftar gurubunun en yakın temas halinde olmasına izin veren bir yapısı vardır basket salonlarının. Rakibini daha iyi görür, daha iyi duyabilirsin. Neredeyse karşılıklı atışabilirsin. Ama bütün bu güzellikleri sizin ellerinizden aldılar. Pazar günü İpekçi'de olan 10 bin kişi, bu zevki kana kana bir daha yaşadı.

Pazar günü Kadıköy'deydim. Kadıköy Pazarı'nın içinde yürüyor hem insanları seyrediyor hem de akşam oyananacak basket maçını düşünüyordum. Gazetenin havasından uzaklaşmak iyi geldi. Rengarenk lambaların altında tezgahlarını kurmuş manavlar, balıkçılar, limon satan küçük çocuklar, yılbaşı gecesinin mahmurluğunu üstlerinden atamamış halk yolları doldurmuştu.

Yolda yürüyen kızlı erkekli Fenerbahçe atkılı ve formalı gençlerin coşkusu ve kahkahaları o daracık yolu biraz daha genişletti benim için. Onlar da İpekçi'ye gidiyorlardı hallerinden besbelli. Gençler koşturarak gittiler, yine başbaşa kaldık pazarın curcunasıyla. O sırada tabelaları balıklarla dolu olan satıcı bağırmaya başladı. Tazeeee bunlaaar. En tazeleriiiii. En iyi balık bunllaaaarrr. FENERBAHÇE gibiyizzzzz.

Şaşırdım bir ara. Durdum adama baktım. İyiliği, kaliteyi, ekmeğini kazanacağı değeri, Fenerbahçe ile anlatabiliyordu. Bu ne kadar büyük bir şey biliyor musunuz? Bir balıkçı bile kaliteyi ve iyiyi Fenerbahçe'yle özdeşleştiriyor. Varın siz düşünün, geldiğimiz noktayı. Eh dedim, bu gün herhalde kazanacağız. Ve kazandık. Hem de en iyisinden taraftarla, tezahüratla, yöneticimizle, başkanımızla en asil tavırları sergileyerek kazandık.

Pazartesi oturdum kimler neler yazmış bakıyım dedim. Hep aynı şeyler. Galatasaraylı basket yazarları bizim Tunç dışında üstünden geçmişler. Zaten Fenerbahçe favoriydi safsatası ile olayı küçültmeye çalışmışlar yine. Bazı yazarlar da bu maça gelen taraftar sayısı ile Abdi İpekçi'yi  yüceltmeye çalışmış. Bu maç derbiydi. Üstüne üstlük lig ara tatiline girdi. Fenerbahçe taraftarının bu maçı doldurması kadar normal bir şey yok. Ama ya sonrası? Fenerbahçe, İTÜ ile oynadığı zaman kaç kişi gelecek dersiniz?

Hiç kimse boş boşuna tartışmasın. Abdi İpekçi Türk basketboluna vurulmuş 10 bin kişilik kötü bir damgadır. Kulüp takımlarının taraftar gücünü askariyeye indiren bir uygulamadır. Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın, taraftar desteğini azaltmak kimin işine yarayabilir. Düşünelim bakalım. Ülker'in, Efes'in ve diğer müessese kulüplerinin işine yarıyor olmasın? İpekçi'ye gitmek için bu taraftarın neler çektiğini internet sitelerine girin de biraz görün. İnşallah Sayın Aziz Yıldırım Fenerbahçe taraftarını bu işkenceden kurtaracak. İşte o zaman tek derbilerde değil erkek ve bayan takımıyla her maçında ful çeken bir takım görecek Türkiye. Alınan sonuçlarla balıkçılar, Fenerbahçe diye bağırmaya devam edecek.

Bu yazı toplam 437 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim