• BIST 103.966
  • Altın 145,605
  • Dolar 3,4973
  • Euro 4,1834
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 24 °C

İrfan Ordusu Rahatsız!

20.12.2013 20:48
İrfan Ordusu Rahatsız!
Ülkemizin son yıllarda içinde bulunduğu sosyo- ekonomik durumla ilgili, tahlil ve düşünceler ortaya konulurken, genelde; mevcut durumdan, ordunun rahatsız olduğu söylenir.

Tabi ki burada bahsedilen ordu, Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Bizim bahsettiğimiz ordu; irfan ordusu, kültür ordusu, eğitim ordusu. Esasında bu ordunun rahatsızlığı, silahlı ordunun rahatsızlığından çok daha önemli. Mustafa Kemal Atatürk; ‘İki ordumuz var. Biri bildiğiniz ordu, diğeri irfan ordusu.  Bana hangisini diğerine yeğlersiniz diye sorarsanız, irfan ordusu daha önemlidir’ diyor Atamız.   Bu orduyu rahatsız eden, huzursuz eden, bu orduya efelenen, haddini aşan, kendini bilmezlere bu ordu her daim dersini vermiştir.

 

İrfan Ordusu’nun Rahatsızlığı nedir? Bu Ordu ne zaman rahat etti ki? Şimdi ‘Ne rahatsızlığı var?’ dediğinizi duyar gibiyim. Birçok rahatsızlık kangren oldu. Onları çok söyledik, burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. Ancak; taze birkaç rahatsızlıktan bahsedip, yetkililerden çözüm bekleyeceğiz. Makul  bir süre içinde çözüm yolunda çaba göremez isek; çalışanlar adına, talepleri yenileriz!!!

 

Rahatsızlık 1: Banka promosyonlarının ödenmemesi

 

Bu sütunda, 2005 yılından bu yana, banka promosyonlarının çalışanlara dağıtılması konusunda, bir kaç kez görüşlerimi ifade ettim. Özellikle 2005 Haziran ayından itibaren, tahakkuk amirliklerinin Milli Eğitim Müdürlükleri’ne geçmesiyle beraber, bankalarla yapılacak  promosyon anlaşmalarının şeffaf olması ve bankalarla yapılan sözleşmeler sonucunda aktarılacak paralara, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin elini sürmemesi gerektiğini, çalışanın hakkı olan bu paraya el sürenin elinin yanacağını bu sütunlarda açık bir şekilde yazdık. Çalışanın hakkını açık bir şekilde savunmaya yönelik bu tavrımızı, bazı özürlü embesiller promosyon sendikacılığı olarak lanse etmeye tevessül ediyorlar. Belli ki, Türk Eğitim- Sen’i daha tanımamışlar. Bir sendikanın, çalışanın hak ve menfaatini savunmasından doğal ne olabilir ki. Türk Eğitim- Sen’in banka promosyonlarının çalışanlara ödenmesi konusunda yapmış olduğu kararlı tutum sonucunda, Türkiye çapında birçok il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, banka promosyonlarının yüzde yüzünü çalışanlara ödemişlerdir. Milli Eğitim Bakanlığı, 12.12.2006 tarih ve 03910 sayılı yazısıyla, banka promosyonlarının, yüzde 70 nispetinde çalışanlara, yüzde 30 nispetinde de kurumlara ödenmesi talimatı vermiştir. Bakanlık talimatına rağmen, banka promosyonlarını çalışanlara ödemekten kaçınanlar, ipe un sermeye çalışanlar bilmeli ki, bu rüzgârın önüne durma şansları yoktur. Onun için bu rahatsızlığa ilgililerin el atması gereklidir. (İlçeler düzeyinde yapılan, promosyon anlaşmaları sonucunda, kişi başı düşen yıllık promosyonlar hesap edilerek, hangi ilçelerde çalışanlar adına daha avantajlı anlaşmalar yapıldığı tarafımızdan araştırılmaktadır.)    

 

Rahatsızlık 2: Okullar da “Spor Kulüpleri Dernekleri” kurulması dayatması

 

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum birçok okul müdür ve yardımcıları, okullarda “spor klüpleri dernekleri” kurulmasının kendilerine dayatıldığını, okullarda spor klüpleri kurarak liglere katılmanın,  okullarda kaynak sorunu yaratacağını, neden bu klüplerin kurdurulduğunun, gerekçelerinin ne olduğunu bilmediklerini söylüyorlar. Okullarda şiddeti önleme kapsamında düşünülen bu yapılanmanın, okul idarecilerince pek inandırıcı bir önlem olarak görülmediği bunun altında başka bir takım hesapların olduğu konusunda yaygın bir kanaat mevcuttur. İstanbul’da ki 3 binin üzerindeki okulda, dayatmalarla “spor dernekler” kurdurulmaya çalışılacağına; gerçekten, sportif faaliyetlerde başarılı olan ve bu konuda alt yapısı mevcut, istekli okullarda bu klüplerin yapılandırılması daha faydalı olacak gibi. İlgili ve yetkililerin konuyu tekrar değerlendirmesi faydalı olacaktır.   

 

Rahatsızlık 3: Okullarda internet kafe uygulaması

 

Bu uygulamanın da çok iyi niyetlerle uygulamaya konmak istendiği konusunda hiçbir kuşkum yok. Yapılmak istenen; okullardaki bilgisayar sınıflarının, halka açılarak, buraları Internet kafe şeklinde kullanmak suretiyle öğrenci ve velilerin ödev vs. konularında sıkıntıya düşmemeleri, daha ekonomik bilgiye ulaşmalarının sağlanması hedeflenmektedir. Ancak, buraların açık tutulması ve çalıştırılmasıyla ilgili sorunların çıkacağı, mesai saatleri dışında yapılacak bu uygulamanın hem güvenlik sorunu hem de idarecilerin, görev saatleri dışında çalıştırılmaya zorlanmasını doğuracağı görülmektedir. İstanbul’da okullarımızın tamamına yakının ikili eğitim yaptığını göz önüne aldığımızda, günde 12- 13 saat çalışan bir okul idarecisini, hangi mantık ve düşünceyle akşam, 2- 3 saat daha okulda tutacaksınız? Okullardaki Internet sınıflarının hangi saatlerde açık tutulacağı konusunda,  programların düzenlenmesi ilçelere bırakılmış olduğundan, bazı ilçeler programları abartmışlar. Bunların da gözden geçirilmesi gerekir.

 

Bu seferlik, bu kadar. Önümüzdeki sayılarda çok daha derin yaralara parmak basacak, çalışanın gür sesini bu sütunda ortaya koymaya devam edeceğiz.

Bu haber toplam 633 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim