• BIST 107.633
  • Altın 152,738
  • Dolar 3,7116
  • Euro 4,3606
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 16 °C

İlk Anı

01.09.2013 19:22
İlk Anı
Dün akşam tam yatmadan önce yazdığım şu zamazingodan sonra uyuyana dek çocukluğumu düşündüm.

Yaklaşık on yaşına gelene dek köyde yaşadım, aklım erdiğinden beri de şükrediyorum köyde büyüdüğüm için.

Çocukluğuma dair o kadar harika anılarım var ki. Elbette kötü şeyler de olmadı değil ama bilinçaltım hep iyi olanları hatırlatıyor bana. En azından kötü olanlardan önce…

Ama şu an paylaşmak istediğim anı aynı zamanda benim ilk hatırladığım anımdır. İnsanın hatırladığı ilk anı hayatını büyük ölçüde etkiler derler.

Tahminimce ve annemin de onayıyla bu olay ben 3-4 yaşlarındayken gerçekleşiyor.

Babam ben çocukken sık sık şehir merkezine gidip gelirdi. Evin ihtiyaçları ya da iş için filan. Yine o günlerden biriydi. Annem de harıl harıl işlerine dalmış,  hep giydiği şalvarlardan biri vardı yine üzerinde. Ben de sarı renkli üç tekerlekli bisikletimle serseri mayın gibi geziyordum evimizin bahçesinde.

Annemin yanında gittim, kadın koskoca leğeni almış tahminimce çamaşır filan yıkıyordu, babam nereye gitti diye sordum. Kadının işi başından aşkın tabi, beni oyalamak için kıra gitti demiş. Biliyor çünkü Tekirdağ’a gitti derse soruların arkasının geleceğini. Neden gitti, ne zaman gelecek vs vs…

Annem kır deyince nedense aklıma bizim Bayıraltı dediğimiz yer geldi. Halbuki başka tarlalar da vardı ama niye o aklıma geldi bilmiyorum. Hala da öyledir mesela. Bayıraltı diğerlerinden hep önce gelir aklıma, daha mı çok seviyorum nedir?!?!

O zamanlarda da bende artık nasıl bir baba tutkusu varsa, annem işlerle meşgulken babama gitmeyi planlıyorum bisikletimle. Tarla da öyle yakın değil hani, Annemin meşguliyetinden istifade edip firar oluyorum. Arka bahçeden Bayıraltı’na giden kısa yol vardır. Bak bak çocukken bile şeytan şeytan fikirler… İşte o yolu kullanmayı düşünüyorum ilk olarak. O fikir nereden geldi aklıma bilmem çünkü kimse o yolu kullanmaz. Ne traktör geçer o yoldan ne de aklı başında bi insan. Zaten yol da yok yani, ufacık bi patika var tek kişinin gidebileceği. İki tarlanın arasında bayır aşağı inen bir patika…

Üç tekerlekli bisikletimle o patikadan aşağı yardırıyorum ilk, baktım hız yaptım bisikletimi kaldırıp yürüyerek devam ediyorum. O yolu indiğimi de hatırlıyorum hala, ilginç.

Patika bitince bir anayoldan geçmeniz gerekir karşıya, ondan sonra da bir dere vardır. Derede ufak tahta bir köprü olduğunu hatırlıyorum o zaman. Aklımca oradan geçeceğim işte. Bu anayol dediğimde ciddi ciddi çevre yolu. Ne tır eksik olur o yolda ne otobüs. Arabalar kökleyerek geçer o yolu zira karşınıza bir şeyler çıkma ihtimali cidden çok azdır. E millet ne bilsin benim gibi birinin hayata geldiğini o zamanlar?

Ben hayati misyonum olan o kıra gitmeyi nasıl istediysem artık yola atıyorum kendimi. Salak değilim ama yolu epey kontrol ede ede geçiyorum ama ne fayda? Ben kontrol edip hamle yapana kadar arabalar yaklaşıyor. Koskoca kırmızı bir kamyonun beni ezmemek için yolun ortasında nasıl şerit değiştirdiğini hatırlıyorum. Şimdi bile yol kenarından bir kamyon geçse böyle değişik ve sıcak bir rüzgar bırakır ya ardında, ondan bile çekinen ben o zamanlar burnumun dibinden geçen kamyona hiç pas vermeden devam ediyorum. Yolun tam ortasındayken bir traktör duruyor yanımda. Bizim traktörün aynısı olduğundan ilk başta babam sanıyorum ama içinden başka biri iniyor. Bu kadar gereksiz detay hatırlayan ben adamın yüzünü hatırlamıyorum. Çok isterdiğim hatırlamayı çünkü o adam benim hayatımı kurtaran adam.

Sonradan adamın adının Veli olduğunu öğreniyorum. Babamın yakın arkadaşlarından biriymiş, beni bulur bulmaz da eve getirmiş. Tüm bu olaylar olurken annem beni arıyormuş yana yakına tabi. Komşu komşu gezmiş kadın, Veli abi beni getirince de epey dua etmiş adama.

Bu olaydan yıllar sonra öğrendim ben Veli abinin hikayesini. Veli abi köyde epey sevilen, iyi biriymiş. Köyün varlıklı ailelerinden birinin oğlu, babamın da ahbabıymış. Ben daha bu olanları doğru düzgün düşünemezken kanserden ötürü vefat etmiş Veli abi. Kader işte, annemin duaları da yetmemiş ne yazık ki.

En azından bir kerelik de olsa karşılaşmak isterdim Veli abiyle. Teşekkür etmek isterdim, mühendis olacağımı bilmesine filan isterdim. Ne alakaysa artık? Adama ne benim mesleğimden, hayır niye merak etsin?!?!

Neyse insanın ilk anısı cidden belirleyici oluyor mu bilemem onun hayatında ama eğer öyleyse ben bunu anıyı hayra mı yorayım şerre mi bilemiyorum.

Bu haber toplam 462 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim