• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 18 °C

İdam mı ederler?

20.12.2013 20:44
İdam mı ederler?
Karadenizli bir vatandaşımız İstanbul’da ikamet ediyor. Rize’den başlayarak İstanbul’a kadar süren bir olaya karışıyor. Savcılık soruşturması derken, hakkında dava açılıyor.

İstanbul’da ikamet ettiği için İstanbul adliyelerinden birinde yargılanıyor. Hakim “Anlat bakalım” demiş. Adam yarım saat Rize’de geçen olayları anlatmış. Hakim “Yeter beyefendi, yeter gel bu tarafa” demiş. Adam yarım saatte Trabzon’daki olayları anlatmış. Hakimin müdahalesi ile Giresun’a gelmiş, bir yarım saatte orasını anlatmış. Ancak bir türlü İstanbul’daki olayı açıklayacak ifadesini vermiyor. Hakim dayanamamış “Beyefendi yeter artık, İstanbul’a gel” demiş. Adam gayet sakin “Be geleyum İstanbul’a da idam edesun beni” demiş.

Bu fıkrayı neden anlattım diyeceksiniz. Türkiye’de olması gereken düzenlemelere bir türlü bütünsellik içinde çözüm üretemiyoruz. Kısmi çözümlerle günü geçiştirmeye çalışıyoruz. Ama asıl konuyu çözecek temel planlamaya bir türlü yanaşamıyoruz. Örnekler verebilirim:

1- 1985 senesinde yürürlüğe giren 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesi coğrafi bölgede esas alınıp, bölge planlarının yapılanmasını ilgili bakanlık veya Devlet Planlama teşkilatı yapar denmiş hala hiçbir bölgemizin bölge planı yapılmamıştır.

2- Ülkemizin yaklaşık her bölgesinde deprem riski ile karşı karşıya olduğu yıllar önce bilinmesine rağmen 1972 yılında Bakanlar Kurulunca onaylanan deprem haritaları ve buna göre yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği 1996 yılında deprem haritaları yenilenmiş. Buna göre 1998 de yeni deprem yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. 1974 deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılan yapılar 1998 deprem yönetmeliğine göre mukayese edildiğinde 1974 yönetmeliğine uygun olarak yapılan yapıların depreme dayanıklı yapı olmadıkları açıkça bellidir.

3- 1984 senesinde yürürlüğe giren Büyükşehir yasasına göre İstanbul’un 4 ilçesi Büyükşehir kapsamı dışında tutulmuş 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanunla İstanbul İl Hududu Büyükşehir hududu kabul edilmiş, bu 20 yılda İstanbul’da 41 belde 2 ilçe plansız olarak teşekkül etmiştir.

Örnekler o kadar çok ki sayfalar dolusu sayılabilir. Bu örneklerden de görüldüğü üzere İmar Kanununun Amir hükmü olan plan yapımı ilkelerine göre önce bölge planının yapılması lazım ki ondan sonra çevre düzeni planı nazım plan ve uygulama planları yapılsın. Bugün ülkemizde inşaat sektöründe şehircilik ilkelerinde yaşanan karmaşa bundan kaynaklanıyor.

Temel ilkeyi belirleyen bölge planları yapılmadığı Nazım planlarında hedeflenen ilkelerin oturması mümkün olmamaktadır.

Nitekim 1980 tasdikli İstanbul Nazım planında hedeflenen nüfus 5 milyondur. Plan tasdik edildiği tarihte nüfus 5 milyonu aşmıştı. Bugün 12 milyonun üzerindedir. Gelecekte 20 milyon hedefleniyor.

Büyükşehir Belediyesi ile Çevre Bakanlığı çevre düzeni planı ve nazım plan yapımına başladı. Yine orada da bölge planı yok. Kısaca baştan anlattığım Karadenizli vatandaşın hikayesi gibi bölge planına bir türlü yanaşmıyoruz. Yaparsak idam mı olacağız ki yapılmıyor anlamak mümkün değil. Türkiye’nin bölgelerine göre bölge planı yapılmazsa İstanbul’a göç durmayacaktır. İstanbul için yapılan çevre düzeni nazım planı bitmeden nüfus 20 milyonu aşacaktır. Neden mi? Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir de ondan.

Bu haber toplam 568 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim