• BIST 93.297
  • Altın 210,010
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul : 9 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 11 °C

İçerideki düzen çok karmaşıktı , ben de dışarı çıktım

31.08.2013 22:06
İçerideki düzen çok karmaşıktı , ben de dışarı çıktım
"O gün yine binlerce kez denediği gibi sadece denedi ip gibi dümdüz,sıkı ve doğrusal bir duman üflemeyi.

Alev alır almaz kağıdın ucu , tüm gücü ile çekti sigara dumanını ciğerlerinin en derinliklerine. Tuttu , düşündü ve istedi. "dümdüz ip gibi bir duman". Ve üfledi sigaranın ucuna umut dolu bir şekilde bakarak.”

Dumanı fizik kurallarının geçerli olduğu hiçbir yerde dümdüz , ip gibi üfleyemessiniz.Akıl yoksunu kabile şefi hayatının neredeyse yarıdan fazlasını dümdüz bir duman üflemek için harcamış.Fakat hiçbir parametreyi hesaba katmamış. Etkenlerden bazılarını düşünebilse bile asla amacına ulaşamazdı. İnsan aklının şu dakikaya kadar geldiği muazzam değişim ve gelişimde bizler de aynı o akıl yoksunu kabile şefi gibi hiçbir parametreyi hesaba katmadan sona doğru küreklerimizi ağır ağır çekip hayatımıza yön verdiğimizi düşünüyoruz. Ta ki kıyıdaki bir kahin gelip bizi uyarana kadar. "Fırtına yaklaşıyor balıkçı!".

Bu bilgeliği umursamak veya umursamamak tamemen yine bizim kirli ellerimizde. Düzen içinde kontrolümüzü kaybetmememiz ve limana en zararsız şekilde yaklaşıp gemiden inmek için yaşarken. Bu hayalimize en fazla nasıl yaklaşabiliriz? Bilge adama güvenmemiz mi? aksine güvenmeyip onun sadece bir akıl hastası olduğunu düşünmemiz mi gerekir?

Bu soruları şahsıma sorduğum zaman tek bir yanıt alabiliyorum : “Neden şu salak tekneden inip kıyıdaki bilge adam olmuyorum?”

Bu benim Mandelbrot’un kafasında daha da karmaşık şekillere doğru ilerlememi sağlıyor. Balık mı yakalayacağım , yoksa teknem hiç olmadı mı. Yaşadıklarım gerçeklik içinde hissettiğim bir ilizyon muydu yoksa?

" Onun ölümünden sonra çok sarsılmıştım , düşünmek hatta bedenim ile var olmak dahi içimden gelmiyordu. Unutmak için binlerce yola başvurdum ama bana geçici rahatlamalardan başka birşey sağlamadı seçtiğim o onlarca farklı yol. Her aklıma geldiğinde deli gibi ağlıyor , daha fazla ölmek istiyordum. Rahatlamak için o gece yine aynı barın yolunu tuttum. Kapıdan içeri girerken bir afiş gördüm. Afişte o gece barda bir konser olduğu vurgulanıyordu. İçeri girdim. Müzik dinleyen birsürü insan alkolün etkisi ile iyice saçmalıyor ve içimi daha fazla sıkıyordu. Birkaç kişi ile göz göze geldik. Bakışlarımdan rahatsız olmuş olsalar gerek , hemen çevirdiler kafalarını çok az gördüğüm o tedirgin gözler. Yudum yudum bedenim uyuşmaya başlamıştı. Gürültülü müziği dışarıya veren ses sisteminde binlerce delik vardı. Saymam neredeyse imaknsızdı hepsini ama sayabilirdim ; 1. Sadece bir adet delik görüyordum tüm o siyah noktalar arasından. Odaklandım ve daha fazla odaklandım. Hava serin ve kuruydu. Paltomun cebinde sakladığım son sigaramı çıkardım ve yaktım. derin derin içime çektim ve üfledim. Çıkan duman her yöne saçıldı. Az önce göz göze geldiğim insanlar benim ağzımdan çıkan dumanı soluyorlardı fakat farkında değillerdi. acaba korkuyorlar mıydı hala benden? Nefesimi hissedebilmişler miydi? İnsanlar dans ederken dikkatli bakmamak için kendimi çok zorladım ama hareketleri neredeyse aynıydı. İçim daralıyordu , nefes almak istiyordum. İçerideki düzen çok karmaşıktı , ben de dışarı çıktım. Şehirin gürültüsü daha öncekinden çok daha az geliyordu kulağıma. O gürültülü müziği dışarıya veren ses sisteminin sadece bir deliği iletiyordu bütün şehrin sesini kulaklarıma. Yeterliydi benim için. Eve doğru dönmek ve biraz daha ağlamak için önümü ilikledim ve yürümeye başladım. Düzensiz adımlar atıyordum sağ ve sol , sol ve sağ. düşündüğüm zaman aslında ne kadar da düzenliydiler. Her zaman yanından geçtiğim büyük metal çöp bidonlarının yanına yaslanmış siyah bir çanta buldum. Hiç düşünmedim aldım. Elimde bir çanta ile yürüyordum. Durdum ve evimin yakınındaki bir parka oturdum. Çantayı açmak istedim. Tüm bölümlerine teker teker baktım. Hepsi boştu. Aynı o aptal çantaya bakarken zihnimin boş olduğu gibi. Sonra iç kısmından bir kağıt ilişti elime. Yalan söylemek istemiyorum. Heyecan verdi bu bana. Hızlıca katlanmış kağıdı açtım ve okudum. İçinde bir kadının sevgilisine yazdığı cümleler vardı. Benim gibi kaybetmişti o da sevdiği insanı. Okudum , okudum. Okudukça kendimi buldum. Ve dediğini yaptım mektubun. "Sahile çık." koşar adımlarla sahile çıktım ve kara parçasının en ucunda dikildim. Gökyüzüne doğru baktım ve yarım bıraktığım sigaramın düzensiz dumanlarını tekrar havaya üfledim. Çok karışık ve anlamsızdı dumanlar içlerinden birini takip ettim. İp gibi uzun bir parçaydı , bana bulutları gösterdi. Kapkara bulutlar yıldırımlar saçarak şehire yaklaşıyordu. Ben de kendimi tutamayıp ileride kürek çeken balıkçıya bağırdım. "Fırtına yaklaşıyor balıkçı!".

Çok haklıymış iç içe geçen kalpler tümevarım ile çözemezdim gerçeği. Herşey tamamen stabil bir karmaşıklık içinde. Sevgilimin cenazesindeyim , göz yaşları döküyorum ama sadece o isterdi diye içimden geleni yapıyorum avazım çıktığı kadar kahkahalar atıp insanların aynı hikayemdeki barda bana baktıkları gibi telaşlı bakışlarını seyrediyorum. Yüzlerine dönüp tekrar bağırarak gülüyorum. Aklımı yitirdim. Kendimi buldum.

Balıkçı da , Bilge adam da , Bardaki ve cenazedeki telaşlı insanlar da , delik de , ben de , benim. Ve sesleri artık sadece bir tek noktadan duyuyorum.

Bu bana yeterli.

Bu haber toplam 737 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Beden dilinizi keşfedin23 Nisan 2014 Çarşamba 15:27
  • Mazbatayı aldı göreve başladı17 Nisan 2014 Perşembe 17:49
  • Alibeyköy Barajının İlginç Detayı06 Mart 2014 Perşembe 18:21
  • 4. Etap’ta tapu hasreti bitiyor12 Şubat 2014 Çarşamba 21:29
  • Bu fırıncılar uslanmaz12 Şubat 2014 Çarşamba 01:52
  • Milli Eğitim, camiasını ödüllendirdi06 Şubat 2014 Perşembe 17:28
  • Edirne Koleji'nde Bilgilendirme Toplantısı20 Ocak 2014 Pazartesi 20:37
  • Ak-Sek Vakfı Eğitime Destek İçin Hazırlıklarına Başladı!18 Ocak 2014 Cumartesi 01:47
  • Deprem afet gönüllülerine eğitim10 Ocak 2014 Cuma 20:55
  • Dere Yatakları Temizleniyor02 Ocak 2014 Perşembe 19:09
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim