• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 23 °C

Hush hush

04.09.2013 20:28
Emre Güngör / Spor Yazarı

Emre Güngör / Spor Yazarı

Evet sana hitaben yazıyorum yazımı yıne. Aşık olmadığım en yakın arkadaşıma yazıyorum. Evet bu bile seni korkutmaya yetiyor değil mi? En yakın arkadaşım demem. Ama merak etme seni anlatabileceğim başka yakın arkadaşlarım da var. Ama sen farklısın. Hep yanımda olmanı isteyeceğim bir arkadaşsın. Hep ihtiyacım olan. Yine korktun. Tamam çok yapışkan biriyim kabul ediyorum. Ama kendim olduğum için özür dilemeyeceğim senden. Hatta tam tersi teşekkür ediyorum. Ben olabildiğim için seninle. Çok karanlık di mi etraf? Açabileceğimiz ışık var mı? Sanmıyorum bir örnek göremiyorum çünkü. El yordamıyla seni arıyorum hep. O bilinmezlik kuyunun başında bekliyorum. Sessizce değil ama. Ben çok konuşurum. İçeri taş atmıyorum. Sadece kuyunun başında sana seslenip duymaya çalışıyorum sesini. Kendi yansımamdan başka cevap alamasam da olsun. Boşluğuna öylesine bakıyorum. Görebildiğim kadarıyla yetiniyorum. Aslında hiçbir şey göremiyorum. Sadece bazen rüzgar uğuldaması gibi sesini duyuyorum. Bu senin için çığlıkları yansıtıyor. Buna karar verdim. Seni değiştirmeye çok korkuyorum. Ama seni tanımak istiyorum. Karanlık odadayız yine. Kapı kapalı. Denizdeyiz. Ordasın. Karşımdasın suya girmiş belini görebiliyorum. Ama yüzün karanlık. Yüzünü göremiyorum. Ama her kıvrımını hissediyorum yüzünün. Bazen ama küçük bir anlığına gözlerinle görebiliyorum. Sen de karanlıktasın. Duvara ulaşıyorum. Sırtımı yaslamam lazım. Şu an güvende değilim. Yalnız olsak da burda. Benim bütün kartlarım açık. Elini uzatmandan korkuyorum. Ne olur tahmin edemiyorum. Bana ulaşmandan korkuyorum. Ama bana ulaşmanı her şeyden çok istiyorum. Kararlıyım bu sefer. Kuyunun başındayım yine. Soğuk taşlara başımı dayadım. Yanağımla bütün yüzeyi hissedebiliyorum. Ürperdim. Çünkü çok soğuksun. Belki de en sıcak halin bu. Bu senin kalkanın. Soğuk olduğunu bildiğim halde çırıl çıplak burdayım. Üşüsem de bazen buna değer. Bazen çok darmadağınsın. Bazen çok yaralısın. Ama hep bana göstermeye çekiniyorsun. Ben sadece yaralarını sarmak istiyorum. Ama bunu yapmam. Yaralar ne bana ait ne de ‘benim’. Karışmayacağım sana. Karışmıyorum. Ben sadece gül istiyorum. Karanlık suda. Ordasın. Belki bir adım ötede. Ama sana yaklaşmaya çalışsam orda olmayacaksın. Burda dursam asla gelmeyeceksin. Karar veremiyorum. Ne istediğimi ben DE bilmiyorum. Kararsızım. O yüzden istediğim gibi içimden geldiği gibi yaşıyorum. Ben kimseye bilerek zarar veremem. Ben kurallara uyan bir ingilizim. Ama soğuk suda bazen dalmak gerekir. Nefesini saatlerce tutmak. Nefes almamak için belki Allah’a yalvarmak. İnanmasan da. Neden sudayım. Neden burda kalmak için uğraşıyorum. Sanırım biliyorum. Suyun beni sarıp sarmalaması hoşuma gidiyor. Boynumu gıdıklayıp saçlarımı okşaması. Buna ihtiyacım var. Sudayım hala. Nefessiz. Nefes almak üzereyim. Ciğerlerimi suyla doldurmak üzere. Bütün hücrelerim sudan çıkmam için bana emirler yağdırıyor. Ama çıkamıyorum. Çıktığımda seni orada yerinde bulamamaktan korkuyorum. Çıkmak zorundayım artık her şeye rağmen. Odadayım. Kuyuyla aynı taş duvarları var odanın. Hesaba katmamışım bunu. Şimdi görüyorum. Hissediyorum. Yoksa sadece uyuya mı kaldım kafamı koyduğum taşın üstünde. Yoksa gerçekten burda mıyım? Kuyuda.

Bu yazı toplam 447 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim