• BIST 103.490
  • Altın 148,486
  • Dolar 3,5492
  • Euro 4,1831
  • İstanbul : 26 °C
  • Ankara : 26 °C
  • İzmir : 20 °C

Hikmet Çetin: Kalbimin yarısı Afganistan’da kaldı

03.05.2014 15:06
Hikmet Çetin: Kalbimin yarısı Afganistan’da kaldı
Türk siyasetinin önemli isimlerinden Hikmet Çetin, iki buçuk yıldır Afganistan`da devam ettirdiği NATO Yüksek Temsilciliği görevinin ardından Türkiye’ye döndü.

Afganistan’da bulunduğu süre içerisinde Cumhurbaşkanı Karzai’den, sokaktaki vatandaşa kadar herkesin sevgisini kazanan Çetin, “Kalbimin yarısını Afganistan’da bırakarak geldim” diyor. Afgan halkının dünyanın en yoksul halkı olduğunu ifade eden Çetin, “Afganistan’da insanların beynini ve kalbini kazanmak gerekiyor. Bu da ancak ekonomik ve sosyal yardımla gerçekleşebilir. O konuda önemli adımlar atıldı, bunların sonuçlarını yakında göreceğiz” diye konuşuyor. Afganistan’daki yoksulluğun, terörün, afyon sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini belirtiyor. 

 

Çetin, NATO temsilcisi olarak görevlendirildiğinde, kafasında soru işaretleri ile gittiği Afganistan’da kaldığı sürede zamanın nasıl geçtiğini fark etmediğini anlatıyor. “Afganistan’ı, Afgan halkını sevdim” diyen Çetin yaşadıklarını, Afganistan’da yaptıkları çalışmaları ve bundan sonra Afganistan için yapılması gerekenleri Ekonometri Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Nüket Kantarcı`ya anlattı. 

 

Afganistan”da 2.5 yıl NATO temsilcisi olarak görev yaptınız. Bu Türk Halkı için çok gurur verici bir olay. Siz bu görevi nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Hikmet Çetin: Tabi bu çok önemli bir görevdi. İlk defa Türkiye bu boyutta, bu sorumlulukta, bu genişlikte bir görev alıyordu. Benim için de yeniydi, Türkiye için de yeniydi, NATO için de yeniydi. NATO tarihinde ilk defa kendi alanı dışına çıkarak, sadece görev alanı olarak da değil, coğrafya olarak Avrupa’nın dışına çıkarak Afganistan gibi bir yerde sorumluluk yüklendi. Ben böyle bir sorumluluk yüklenen NATO’nun, sivil temsilcisi olarak görevlendirildim. Ben o süre içerisinde, aslında Hükümetin, Dışişleri Bakanlığı’nın, Genel Kurmay’ın, Silahlı Kuvvetler’in, NATO’nun, Müttefik Güçleri Komutanı James Jones’in çok büyük desteğini gördüm. Afganlar’ın büyük desteği vardı. Başta Cumhurbaşkanı Karzai olmak üzere çok büyük destek verdiler. Afganlarla yakın bir ilişki kurdum. Devlet Başkanı, Bakanlarla, halkla çok güzel ilişkiler kurdum. Onlar benim görevimi kolaylaştırdı. Her yere kolayca ulaşabildim. Türkiye’den gitmek, Türk olmak Afganistan için çok özel bir şeydi, bir artıydı, avantajdı. Bütün bunlar bir araya gelince görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım.



Yani Afganlar’ın da “Hikmet Ağabeyi” oldunuz diyebiliriz değil mi?

Hikmet Çetin: Evet tabi. Sayın Karzai “Hikmet Ağabey” diyince herkes, sokaktaki insan bile “Hikmet Ağabey” demeye başladı. Bir kısmı tabi önceden anlamını bilmeden diyorlardı, anlamını öğrenince de “Hikmet Ağabey” demeye devam ettiler.

 

Neydi anlamı?

Hikmet Çetin: Onlar bakımından anlamı, büyük kardeş, büyük ağabey, saygı duyulan bir kişi ifadesi taşıyordu. Aynı zamanda yakınlığın, içtenliğin ifadesiydi.

 

Orada Türkiyeli olmanın yararlarını gördüğünüzü belirtiyorsunuz, Afganistan’ın Türkiye’yle ilişkilerinin sıcak olmasını hangi faktörlere bağlıyorsunuz?

 

Hikmet Çetin: Atatürk döneminde, Türkiye ile Afganistan arasında inanılmaz ilişkiler oluşturulmuş. 1920’li, 30’lu yıllarda, Türk Afgan ilişkileri açısından askeri, sağlık, yönetim anlamında çok yakın ilişkiler kurulmuş ve bu yakınlık sürekli devam etmiş. Afganistan’ın Türkiye’de yetişen, Türkiye’de okuyan genel kurmay başkanları, komutanları var. Türkiye 1930’larda, Afganistan’ın silahlı kuvvetlerinin eğitimine, harp okullarının kurulmasına büyük katkı yapmış. Birçok ilkler var iki ülke arasında. Örneğin 23 Nisan 1920’de TBMM kurulduktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu henüz İstanbul’da devam ederken, Ankara’da hiçbir yabancı temsilci yokken, TBMM’nin oluşturduğu yönetimi o şekilde ilk tanıyan Afganistan oluyor. 23 Nisan 1921’de TBMM’nin birinci yıl dönümü kutlandığında tek bir yabancı temsilci var, Afgan temsilcisi. Afganistan 1919 yılında İngilizler’den tam bağımsızlığını elde edince, yine ilk tanıyan ülkelerden biri Atatürk yönetimindeki Türkiye oluyor. Böyle tarihten gelen çok yakın ilişkiler var, kültürel benzerlikler, İslam olmanın getirdiği yakınlık var. Türkiye laik, çağdaş bir İslam ülkesi. 20’li, 30’lu, 70’li yılların Türkiye’si Afganistan’a örnek oluşturmuş. Ayrıca, Türk soylu gruplar var. Bunun da getirisi var. Bir de Türkiye Afganistan’ın iç işlerine karışmamaya çok dikkat etmiş, özen göstermiş, onun getirdiği bir saygınlık var. Afganistan’ın, Türkiye’den büyük beklentileri var. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afgan ordularını eğitmesini talebi var. Onu ben her seferinde Sayın Genel Kurmay Başkanımıza da ilettim, bu konuda önemli adımlar atılmakta şu anda. 

 

Afganistan’ın sizden sonraki durumunu değerlendirebilir misiniz?

Hikmet Çetin: Ben döndükten sonra benim yerime bir Hollandalı geldi. Ben bir hafta kadar kendisini Afgan yetkililerle tanıştırdım. Gerekli bilgileri de verdim. Ben oradayken 31 Temmuz’da NATO önemli bir karar aldı. Daha önce orta bölgede, kuzeyde ve batıda sorumlu olan NATO, ilk defa terörün çok yoğun olduğu ve aslında Taliban’ın bir anlamda doğum yeri olan bölgede de sorumluluk üstlendi. Bu sorumluluk tabi bir anlamda NATO’nun tarihinde belki de ilk kez bir kara harekatına girişiyor olması demektir. NATO soğuk savaş döneminde herhangi bir savaş içerisinde olmadı. Afganistan’da daha önce Bosna’da, Kosova’da görev üstlendi ama, oralarda kara harekatı değil hava harekatı ve barış gücü görevi üstlendi. Güneye gitmekle NATO çok önemli bir karar aldı tarihinde. Ben oradayken devir töreni yapıldı. Terörle mücadelenin, kara savaşının birlikte riskler getireceği de belliydi. Ağustos başından bu güne kadar NATO güneyde çoğu Kanadalı ve İngiliz olmak üzere 32 asker kayıp etti. Ayrıca 14 İngiliz askeri de bir uçak kazasında yaşamını yitirdi. Diğer bir konu, ben oradayken şunu da değerlendirdik: sadece askeri operasyonlarla başarı sağlayamayız. Afgan halkı dünyanın en yoksul halkı, insanların beynini ve kalbini kazanmak gerekiyor. Bu da ancak ekonomik ve sosyal yardımla gerçekleştirmek mümkün. O konuda önemli adımlar atıldı, bunların sonuçlarını yakında göreceğiz.

 

Afganistan’ın ekonomik yapısı nasıl?

Hikmet Çetin: Ekonomik yapı çok içler acısı. Afganistan halkı dünyanın en yoksul halklarından biri. 23 yıllık savaş sadece 1.5 milyon insan götürmedi, sadece faaliyetleri durdurmadı. Afganistan’da ekonomik alanda ne varsa götürdü. Bir fabrika varmış, fabrika gitmiş, yollar gitmiş, tesisler gitmiş, hiçbir şey kalmamış. 2001 yılı sonunda Dünya Afganistan’a gittiğinde, Afganistan sıfırdı. Sadece siyasal ve idari yönden değil, ekonomik yönden de sıfırdı. Hiçbir geliri, bütçesi; hükümeti, polisi, ordusu yoktu. 5 yıl geriye dönüp baktığımızda, tabi ki önemli gelişmeler oldu. Ama henüz kat edilmesi gereken çok uzun bir yol var. Fert başına geliri 300 Dolar civarında. Onun da yarısı afyondan kaynaklanıyor, yani sağlıklı değil. İnsanlar yoksul, insanlar işsiz. Eğitim düzeyi dünyanın en düşük ülkelerinden biri. Kadın nüfusunun yüzde 14’ü ancak okuma yazma biliyor. Belki anımsayacaksınız, savaş dışında Taliban’ın göreve geldiği 1994-2000’li yıllarda bırakınız kız çocuklarının okula gitmesi, sokakta yürümesi bile engelleniyordu, yasaktı. Ancak birinci derece akrabanız, babanız, eşinizle sokağa çıkabiliyordunuz. İşte dünya böyle bir Afganistan’a gitti, Afganistan’ı böyle bir noktadan devraldı. Bugün geriye dönüp baktığımızda ilk öğretimde 6 milyonu aşan insan var, bunun 2 milyonu kız çocuğu. Büyük aşama sağlamakla birlikte, Afganistan’ın çok büyük sorunları var. Çok uzun yıllar Dünya, NATO Afganistan’dan gidemez. Daha doğrusu başarmadan gidermez. 

Bu haber toplam 1195 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • McDonald's lisansına kimler talip?12 Kasım 2015 Perşembe 17:27
  • Ardahan Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni04 Mart 2015 Çarşamba 18:43
  • Bedava fuar alanı27 Ağustos 2014 Çarşamba 10:33
  • Çankırı Üniversitesi için trilyonluk destek25 Ağustos 2014 Pazartesi 22:00
  • Saf Tuz Dünyanın en modern tesislerinde üretiliyor24 Ağustos 2014 Pazar 20:50
  • 'Bu ülkede yıllarca elbiselere oy verdik'19 Ağustos 2014 Salı 21:16
  • Ordu'da fındık kurutulmaya başlandı03 Ağustos 2014 Pazar 20:50
  • Binalardaki Şantiye Denetimine Tabi Tutulacak22 Temmuz 2014 Salı 13:53
  • Emekliye Banka Promosyonu Veriliyor22 Temmuz 2014 Salı 13:50
  • Ruh halimi REKLAM belirliyor21 Temmuz 2014 Pazartesi 21:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim