• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 23 °C

Her şey RTE’nin başkanlığı için

11.01.2014 23:22
Soru - Cevap / Uzman

Soru - Cevap / Uzman

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül geçenlerde, PKK’nın son dönemdeki saldırıları hakkında ‘akıl yoksunu ve akrebin kendi kendisini sokması gibi' şeklinde bir değerlendirmede bulunmuştu. 

Bilindiği gibi, PKK 14 Temmuz’da 13 şehidin verilmesinden beri terör eylemlerini gittikçe tırmandırmıştı. Bu durum, kamuoyunun tepkisi karşısında zor durumda kalacağını anlayan AKP Hükümeti’ni hava harekatı tarzında, görünüşte(!) sert önlemler almaya sevketmiştir. 

Oysa,12 Haziran seçimleri sonrası her şey ‘al gülüm ver gülüm’ ne de güzel tatlıya bağlanmıştı(!) İmralı’dakinin avukatlarıyla görüşmeleri kesilmeden önceki son mesajlarına bakılırsa Hükümet’le bir anlaşmaya varılmıştı. Hatta PKK’nın birinci elden ifadesine gore bir barış konseyi kurulacaktı.

Bu ifadelerden yapılan çıkarsamalara bakılarak bir tahminde bulunulacak olursa; muhtemelen, Meclis’in açılması ile birlikte BDP’nin hazırlanacak yeni anayasa çalışmalarında başkanlık sistemine destek olması karşılığında, gerekli yasal düzenlemeler sağlanarak, KCK sanıkları, Hatip Dicle ve tedrici olarak İmralı’daki de serbest bırakılacaktı. Doğuda Kürt özerk bölge statüsünün onaylanması, ana dilde eğitim, anayasadan Türk kelimesinin çıkartılması gibi maddelere de büyük bir ihtimalle yeşil ışık yakılmıştı. 

Böylece, RTE’nin başkanlığı garanti altına alması ve Kürtlere istediklerinin verilmesine mukabil Türkiye’nin en ciddi sorunu terörün güya bitirilecek olması(!) ile birlikte ‘bir taşla iki kuş’ vurulmuş olunacaktı! 

Bu sürece karşı çıkacak ve direnecek güçler (asker, gazeteci ve aydın) kamuoyunu bile uzun tutukluluk süreleri nedeni ile AKP Hükümeti’ne isyan ettirecek noktaya getirdiği halde, sırf yeni anayasanın yapılmasında ayak bağı olurlar endişesi ile içeriye istif edilmekte idi.

Gel gör ki, PKK içindeki bazı unsurlar, AKP’nin bunca iyi niyetini(!) ters çevirerek, güllük gülistanlık bir şekilde nihayete erecek bu süreci son eylemleriyle kendi elleriyle baltaladı. Üstüne üstlük BDP hala ‘Meclis açıldığında parlementoya girmeyeceğim’ diye ayak diriyor. İşte, Abdullah Gül’ün ‘akrebin kendini sokması’ yorumu bu yüzdendir.

RTE’yi kızdıran asıl sebep ise, BDP’nin Meclis’e gelmek için ayak sürtmesidir. Kandil’e yapılan operasyonlar, Kuzey Irak’tan üs istenmesi vs. hepsi aslında, kendisine başkanlık yolunu açacak yeni anayasa yapılması yolunda paniğe kapılan RTE’nin, BDP’ye Meclis’e katılması için verdiği bir gözdağıdır. 

Görülecektir ki; BDP meclise gelmeyi kabul ettiği takdirde Kandil’e yapılan askeri operasyonlar da durdurulacaktır. Yeni anayasanın kabulünü takiben rehin tutulan(!) KCK üyeleri, Hatip Dicle, asker, gazeteci ve aydınlar bu sayede serbest bırakılacak, İmralı’dakinin aşamalı olarak salıverilmesi ile senaryo tamamlanacaktır.

Bu yazı toplam 321 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim