• BIST 103.443
  • Altın 148,433
  • Dolar 3,5455
  • Euro 4,1774
  • İstanbul : 26 °C
  • Ankara : 26 °C
  • İzmir : 20 °C

Hazer'den ağır suçlamalar

21.12.2013 19:34
Hazer'den ağır suçlamalar
Saadet Partisi'nin 25/07/2004 pazar günü Saat 11.00'de başlayan Aylık Genişletilmiş İl Divan Toplantısı Sincanlı Yörük Mezarında büyük bir katılımla yapıldı.

Saadet Partisi Kurucular Kurulu GİK Yedek Üyesi İl müfettişi Osman Hazer Başkanlığında yapılan İl Divan Toplantısın gündemini son siyasi gelişmeler oluşturmaktaydı.Saadet Partisi İl Müfettişi Hazer ; ''Saadet Partisinin 20 Temmuz itibariyle Kuruluşunun özellikle seçildiğini bugünün Kıbrıs Barış Harekatının 30. yıl dönümünü olduğunu  ''söyledi.

 

Saadet Partisi İl müfettişi Hazer ; '' Bugün iktidarda Saadet Partisi olsa idi ;


Dış Politikada;


1- ABD Irak'a saldırma cesaretini bulamayacaktı. Irak'ta on binlerce insan katledilmeyecekti. Müslüman kadınlar Amerikan askerlerinin çocuklarını taşıma rezaleti ile karşı karşıya kalmayacaktı.

2- İsrail,  Filistin'de çocuk ve kadınların üzerine füzelerle saldırarak katliama girişemeyecekti.

3-  Başımıza Amerikan çuvalı geçirilemeyecekti.

4-  Kıbrıs'ta Annan Planı dayatılmayacaktı.

5-  AB ülkelerini kapı kapı dolaşıp 'Türkiye'ye medeniyet getirin' diyen kişiliksiz bir dış politika örneği görmeyecektik. Aksine; D-8 Projesi İle 'Yeni Bir Dünya' yı kurmuş olacaktık.

 

Ekonomi ;

1- İşsizlik oranı %12,4 (gençlerde % 23, 7) rakamlarına çıkmayacaktı.

2- IMF'inin talimatı dolayısıyla 'Memur maaşlarını artıramayız' diyen bir hükümet olmayacaktı.

3- Esnaf durgunluktan şikayet etmeyecekti.

4- İhracatçı ve sanayici zararına üretim ve satış yapmaktan şikayetçi olmayacaktı.

5- Toplumun en çok ezilen kesimi çiftçilerimiz,  özellikle hasat mevsimi olan bu günlerde,  440 bin lira piyasa fiyatına rağmen adeta üreticiyi cezalandırırcasına buğday taban fiyatını 370 bin lira ilan edip sonrada fiyatların 300 bin liraya kadar düşmesine sebep olduğu halde ilan ettiği taban fiyatın arkasında duramayan bir hükümetle kaşı karşıya kalmayacaktı.

6- 13,8 Milyar$ açık veren bir dış ticaretle ülkemizi yabancılara soydurmayacaktık. Aksine; Yılda 120 Milyar$ Gelir Getirecek Kaynaklarla  Borç Ve Faiz Sarmalından Kurtulmuş ve Yatırım Yapan, İşsizliği Çözen Bir Ülke Olacaktık.

 

İnsan Hakları ;

1-  Başörtülü öğrencilere,  sorununu çözmek yerine, 1 yıla kadar hapis cezası öngören bir      hükümet tasarısıyla karşılaşmayacaktık.

2-  "Kamusal Alan" diye bir safsatayı tartışmayacaktık. Aksine; İnsan Hakları Tatbikatı İle Dünyaya Örnek Olacaktık.   '' dedi
Saadet Partisi İl Müfettişi Hazer ; ''Milletimizin başı sağ olsun. Tren kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yaralananlara da acil şifalar diliyorum.


Hızlı değil hızlandırılmış!


Alarko Holding ile İspanyol OHL firmasına ihale edilen bu projenin, Haziran 2003 tarihinde temeli atıldı. Ancak bu proje, hızlı tren projesi değildi. Onun için de, ülkemizde ilk defa Genel Başkanımız sayın Recai Kutan, bu proje için, "hızlı değil hızlandırılmış" tren projesi diyerek bunun gerçek adını koydu. Bu sistem alel acele, adeta gerçek hızlı tren projesini askıya almak için yapıldı. Ancak, hızlandırılmış tren, hızlı trenlerin bütün risklerini üzerinde taşıyordu! Bu konuda partimiz yetkilileri defalarca açıklama yaparak hükümeti uyardılar.

İnsanımızın hayatı bu kadar ucuz mu?


Ancak hızlı ya da hızlandırılmış trenler için 5 ana başlık altında ciddi tedbirler alınması gerekiyordu. Şimdi bunların hiçbirinin gerçekleşmediğini acı bir şekilde öğreniyoruz.

1. Bunlardan birincisi trenin üzerinde gideceği platformdur. Mevcut platformu değiştirmeden trenin hızlandırılmasının mümkün olamayacağını bilim adamları defaatle ifade etmiştir. Bilim adamlarının argümanlarını burada tekrarlayacak değilim.

2. İkincisi, kullanılan vagonların ve makinaların hızlı/hızlandırılmış sisteme uygunluğunun sağlanması konusudur. Bu konuda da hiçbir çalışma yapılmamıştır.

3. Üçüncüsü, bu sistemin "sürekli ve dinamik" bakım ve onarımıdır. Bu platformun ve araçların hergün ve hatta her seferden sonra kontrolünü gerçekleştirecek teknik araç ve ekipmanların alınarak bakım ve onarımının yapılması yani sistemin çok yakından takip edilmesi gerekiyordu. Bunun yapılmadığını bugün acı bir şekilde öğreniyoruz.

4. Dördüncüsü, bu sistemi işletecek olan insanların yeterince "tecrübe" kazanması gereğidir. Burada "bilmek" ayrı "tecrübe" ayrıdır. İşletmeyi yapan insanlarımız bilen insanlardır ancak sistemi ayakta tutacak ve sürdürecek olan kabiliyetin ise tecrübe üzerine kurulu olması gerekirdi.

5. Beşincisi, bütün bu sistemin kompüterize olarak merkezi bir karargahtan otomatik ve "online" takibi gereğidir. Bu kadar yüksek süratte, bu kadar can taşımanın sorumluluğu apayrı bilgisayar destekli otomatik mekanizmaların yerleştirilmesini gerektirir. Bu iş, ne kadar bilen olursa olsun, bir insanın "dikkat etme kabiliyeti"ne bırakılamayacak kadar önemlidir.


Mağdur vatandaşlarımızdan ve milletimizden özür dilensin ve yüksek miktarda tazminat ödensin
Bu olaydan mağdur olan vatandaşlara devlet gerekli ve yeterli oranlarda ve en kısa zamanda tazminat ödeyerek bir ilki de başlatmalıdır. Bu ilk ile hem devlet vatandaşın hakkına sahip çıktığını göstermeli hem de bu işin faturası milletin üzerinde bırakılmamalıdır. Bu işin asıl faturasını ise, bu projeye "her şeye rağmen, devam" diyen siyasiler ödemelidir. Halkımız bunu bekliyor.''

Bu haber toplam 507 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim