türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Hayal Kırıklığını Önlemenin Yolları

24.01.2014 01:45
Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Batılılardan en önemli farklılıklarımızdan bir tanesi de hatalarımızdan ders almayı bilmeyişimiz. Aynısına 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgalinde rastladık.

ABD Irak’a kara harekatı başlatmadan önce her televizyon kanalında emekli bir asker büyükçe bir Irak haritasının önüne durup, elindeki çubuğuyla :”Amerikanın Irak’ı kolay kolay alamayacağını, Bağdat’ın içinde şiddetli kara çatışmalarının olacağını, Amerikan tümenlerinin şu mihverden ilerlemeleri gerektiği, Türkiye’nin teskereyi geçirmeyişinden dolayı Amerikalıların hezimetinin an meselesi olduğunu” dile getirdiler. Ancak ABD kara harekatına başladığından 21 gün sonra Bağdat dahil ele geçirince, bu sefer yine aynı emekli askerler yine aynı televizyon kanallarında: “Kendilerinin dediklerinin kelimesi kelimesine gerçekleştiğini, zaten Irak’ın kağıttan bir kaplan olduğunu…” öne sürerek kendi öngörülerinin ne kadar da haklı olduğunu dile getirmeye çalıştılar.

Geçen gün yine bir televizyon kanalında kara harekatının değerlendirmesinde de benzer durumla karşılaştım. Genelkurmay Başkanlığımızın yayınladığı fotoğraflar hakkında konuşulurken, ünlü “ancorman”lerimizden biri bir elinde Rus malı PKM makine tüfeğiyle poz veren askerin fotoğrafı ile ilgili emekli askerimize sordu: “Askerin elindeki makineli tüfeğin adı ne?”

Cevap: “Makineli tüfek.”

Ancorman: Ağırlığı ne kadar?

Cevap: “10-12 kilo var.” (Gerçek ağırlığı 7,5 kg)   

Gerisini yazmıyorum…

21 Şubat’ta kara harekatının başlaması ile yine televizyon kanalları benzer durumlar yaratarak emekli askerlerin görüşlerine başvurdu. O esnada televizyonları başında bulunan herkes anlatılanları tek tek hafızasına kazımaya başladı.

Sınırına 140 bin kişilik askeri bir kuvvet yığmış bir ordunun 10 bin kişilik belirli bir bölgeyi kapsayan operasyonu öyle bir dille anlatıldı ki, ben bile acaba 3ncü Dünya Savaşı mı başladı vehmine kapıldım.

Buna ilaveten; yeterli derecede bilgi akışının sağlanamayışı, Zap kampındaki çatışmaların Habur sınır kapısından, Hakurk’daki çatışmaların Çukurca’dan canlı yayınla veriliyormuş gibi yapılan zirzopluklar, PKK’nın el altından beslediği basın kuruluşlarının gri propagandaları yüzünden vatandaşlarımız televizyonlarda ne anlatıldı ise sadece onu doğru olarak kabul etmeye başladı.

Herkes, Kandil dahil tüm Kuzey Irak’ın Silahlı Kuvvetlerimizin kontrolüne geçtiğini, PKK’nın tamamen imha edilmesinin an meselesi olduğuna dair verilen bilgilere kalben inanmaya başladı. Ancak bir asker olmamalarına rağmen müthiş öngörüleri ile emekli büyükelçi Şükrü Elekdağ ile USAK (Uluslar arası Stratejik Araştırmalar Kurumu) Başkanı Doç.Dr. Sedat Laçiner dışında kimse meseleyi tam olarak çözemedi. Sadece ikisi operasyonun mahdut hedefli olduğunu, kısa süre sonra birliklerin çekileceğini dile getirdiler.

İşte; -5 derecede soğukta evinin balkonunda 10 dakika duramayan, açık arazide elindeki mutfak tüpünü 100 metre taşıyamayan, sivrisinek dışında hiçbir canlıyı öldürmemiş, iki sokak ötede başlayan yangında yangın acaba benim evime de sıçrar mı diye psikoza giren, kapısının önünde Türk bayrağı açan genç kızlara azgın göstericiler saldırırken balkondan başını bile çıkarmayan necip milletimiz “tüh be, bu kadar kısa sürede geri çekilme olur mu, Amerika emretti biz çıktık, ben olsam PKK’nın kökü kazınıncaya kadar orada kalırdım” demeye başladı. Kendilerine göre haklılar da… Zira plansız programsız yapılan propaganda vatandaşlarımızda müthiş bir beklenti yarattı.

Bütün bunlara ilaveten Yuotube’daki askerimizin basit bir sığınak operasyonunun görüntüsünün milyonlarca defa tıklanarak izlenmesinde kendini gösteren merak açlığını yenecek hiçbir tedbir alınmadı. Her ne kadar ceset gösterilmiyorsa da; en azından bu kadar başarılı bir harekatta ele geçirilen teröristlere ait silahlar, patlayıcı maddeler, tahrip edilen sığınaklar, hava bombardımanı sonucu yerle bir olan bina enkazları vatandaşımıza gösterilerek geri çekilme ile yaşanan hayal kırıklığı ortadan kaldırılmalıydı.

Her ne olursa olsun bu harekata katılan, subayımıza, astsubayımıza, uzman erbaşlarımıza, erbaş ve erimize ben kendi adıma minnet duyguları sunuyorum. Kendileriyle gurur duyuyoruz. Ama bu başarının eksik propagandalarla gölgelenmesine de üzüldüğümüzü ifade etmeden geçemeyiz.

Son olarak; madem ABD’nin bastırması ile Kuzey Irak’tan çekilmedik diyoruz, o zaman:

-         Hava bombardımanımızın kara harekatının bitişi ile paralel aniden sona erdirilmemesi,

-         Kara operasyonlarına hava şartları göz önüne alınarak yeniden başlanması ile cevap verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Televizyon kanalları da artık olur olmadık zamanlarda yorumlarla kafayı bulandıracağına, magazin programı yayınlasın daha iyi olur. Hiç olmasa bizlerin büyük beklentiler içine girip hayal kırıklığına uğramamızı engellerler.

Seda Sayan-Onur Şan evliliği hiç olmazsa bizi hayal kırıklığına uğratmaz. Üç ay sonra nasıl olsa ayrılacaklar, en azından bunu biliyoruz…

Bu yazı toplam 379 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim